• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 13 °C
  • Adana 21 °C
  • Antalya 17 °C

Âşık Nesimi’nin İsveç radyo arşivindeki çığlığı!

Ali Haydar NERGİS

Şairlerin, halk ozanlarının, geleceğe ve ölümlerine ilişkin akıl sır ermeyen garip bir bilicilikleri var sanki. Şair Metin Altıok, Sivas’ta yakılmadan yıllar önce yazdığı ’’Bir gün ölürüm’’ şiirinde, ’’ Elbet bir gün ölürüm/ Ömrüm ömrüm/ Ve yanan mum/ Kara bir fitil bırakır ardında/ Ne kadar benzeşiyor birbirine’’ diyor. Muhlis Akarsu, Sivas’ta yakılacağını, ’’Akarsu’yum yansam da/  Kül olup savrulsam da/ Bazı bazı gülsem de/ Yine gönlüm hoş değil’’sözleriyle dile getiriyor.

Şairlerin, halk ozanlarının yüreği yangın yeri gibidir zaten. Onlar, hep bir şeylere “yanar”lar ve eserlerinde nasıl öleceklerinin de ipuçlarını verirler adeta. Metin Altıok, başka bir bir şiirinde, “Heybesinde yılan işaretleri/ Baldıran zehri yüzüğünün içinde/ Ve yanında kav taşıyan ben/ Tekinsizim size göre/ İbret için yakılması gereken” diyordu. Hasret Gültekin, bir görüntü kaydında, “İnançlı yürekleriyle, kavganın ateşinde yananlara selâm olsun” ifadesini kullanmış.

Âşık Nesimi’nin, İsveç radyosu arşivlerinde yer alan şiirini okurken ürperdim! Nesimi Baba, Sivas’ta yakılacağını önceden biliyormuşçasına, yakanlara ileniyor,  Karacaahmet’teki gömütünden başını kaldırmış, haykırıyor sanki: “Beni yakan, o da yansın, kavrulsun!..” 

2 Temmuz öncesinde , İsveç Radyosu’nun emektarlarından  gazeteci arkadaşım Abdullah Gürgün’ü aradım, “Kaptan, şu eski bohçalarını bir daha karıştır hele, radyo arşivinden yeni şeyler çıkar belki” dedim. Gürgün, arşivini düzenlerken, Âşık Nesimi ile ilgili yeni kasetler bulmuş. Âşık Nesimi ile yapılmış uzun bir röportaj ve şiirlerden oluşan bu bant çözümünü  incelerken donup kaldım: “Beni yakan, o da yansın kavrulsun!” diyor Âşık Nesimi. İstanbul’da uzun yıllar Nesimi amca ve Dilber teyzemin yanlarında kalmama karşın, bu şiiri anımsamıyordum. Âşık Nesimi’nin, İsveç’te sığınmacı olarak yaşadığı yıllarda yazdığı bu eserin sözleri şöyle: 

‘’Bir ricam var sana ey Yüce Tanrım/ Beni yakan, o da yansın, kavrulsun/ Sığınmasın sana Yüce Settar’ım/ Beni yakan, o da yansın, kavrulsun/-/ Evliya, enbiya, gayip erenler/ Çağırınca gelip car’a erenler/ İsteyenin muradını verenler/ Beni yakan, o da yansın kavrulsun/-/ Abdal Musa şahım, ey kızıl deli/ İkrarım var size, demiştim beli/ İnandığım yüce Bektaşı Veli/ Beni yakan, o da yansın, kavrulsun/-/ On dört masumu pak, kırklar, yediler/ Ehli- Beyt evladı On İki İmam’lar/ Arzuhalim size ey şahı selver/ Beni yakan, o da yansın, kavrulsun/-/ Af eyle ya Ali bağışla beni/ Beli dedim sana, hak bildim seni/ Ver bu muradımı şad eyle beni/ Beni yakan, o da yansın, kavrulsun/-/ Söyle ya Hüseyin kime yalvaram/ Ancak senden olur yarama merhem/ Lütfeyle ya şahım sen eyle kerem/ Beni yakan o da yansın kavrulsun/-/ Ricam vardır bütün gerçek erlere/ Hazır mevcut olan bugün pirlere/ Nesimi arzuhal yazdım ellere/ Beni yakan, o da yansın kavrulsun.’’ 

Âşık Nesimi, eserlerinde “barış güvercini” tanımını çok kullanıyor. “Ürkek güvercinlerden”, “barış güvercinlerinden” söz etmek, hep ölümcül sonuçlar getirmiş... Hrant Dink, bir “tedirgin güvercin”, Olof Palme, “barış güvercini” idi. Âşık Nesimi’nin, İsveç’te yaşadığı yıllarda, çalıp söylediği uzun, “Dostluklar kurulsun insanlar gülsün/ Son bulsun savaşlar kimse ölmesin” adlı eserinden kısa bir süre sonra, Olof Palme öldürüldü (28 Şubat 1986); ondan 7 yıl sonra da kendisi Sivas’ta yakıldı. Ondan geriye, dizelerdeki şu dünya özlemi kaldı: 

’’Dostluklar kurulsun insanlar gülsün/ Barış güvercini uçsun dünyada/ Yok olsun kötülük düşmanlık ölsün/ Barış güvercini uçsun dünyada/ Dostluklar kurulsun insanlar gülsün/Son bulsun savaşlar kimse ölmesin/- /Dünya cennet olsun yaşasın insan/ Gelin barışalım dökülmesin kan/ Son bulsun savaşlar kesilsin figan/ Barış güvercini uçsun dünyada/ - / İnsancıl insanlar barıştan yana/ Ancak zalim olan kıyar insana/ Barış aşkı yayılmalı cihana/ Barış güvercini uçsun dünyada/- / Nesimi der ki, ey füze yapanlar/ Acımasız zalim cana kıyanlar/ Bırak ey yaşasın bütün insanlar/ Barış güvercini uçsun dünyada/ Dostluklar kurulsun insanlar gülsün/ Son bulsun savaşlar kimse ölmesin...’’

2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı’nın üzerinden 24 yıl geçti.

Âşık Nesimi’nin sözünü ettiği dünyada, ne dostluklar kurulabildi, ne insanlar güldü ne de insanların ölümüne yol açan savaşlar son buldu...

Bu ne dünya kardeşim böyle!..

 

Yazarın Diğer Yazıları
123456
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 212 963 1051 (pbx)