• BIST 104.513
  • Altın 162,175
  • Dolar 3,9468
  • Euro 4,6253
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 11 °C
  • Adana 16 °C
  • Antalya 14 °C

Astsubay Yalçın Nane'yi öldüren IŞİD kurşunu MKE yapımı mı?

Astsubay Yalçın Nane'yi öldüren IŞİD kurşunu MKE yapımı mı?
2015’te 57 ülkeden 961 IŞİD üyesi yakalandı. Raporlara bakıldığında genelde Türkiye’den Suriye’ye değil Suriye’den Türkiye’ye geçişlere suçüstü yapıldığı ve yakalananların genelde militanların eş ve çocukları olduğu ortaya çıkıyor.

Suriye ve ortadoğu konusunda uzman muhabirlerin başında yer alan Fehim Taşetekin, Al Monitor'a yazdığı yazıda IŞİD'in Türkiye'den nasıl insan kaynağı sağladığının detaylarını aktarırken, TSK tarafından yakalandığı açıklanan IŞİD mensupları hakkında da ilginç bir detay dikkat çekiyor.

TSK tarafından 2015’te 57 ülkeden 961 IŞİD üyesi yakalandığını ve bunların TSK tarafından kamuoyuna duyurulduğunu hatırlatan Taştekin, yakalanan IŞİD mensuplarının tamamına yakının Türkiye'den Suriye'ye girerken değil, Suriye'den Türkiye'ye girerken yakalandığına dikkat çekiyor.

İşte Taştekin'in Suriye sınırında yaşanan kirli ilişkilere ışık tutan o yazısı:

İD’in paragöz kaçakçıları

Türkiye kamuoyunda Suruç, Diyarbakır, Ankara ve İstanbul’daki saldırılarda olduğu gibi patlamalar olduğunda İslam Devleti’nin (İD) sınırlardan geçişleri gündeme geliyor, sonra mesele sıradanlaşıyor. İD’in dünyaya açıldığı yegâne iki kapısının (Cerablus ve El Rai) bulunduğu Gaziantep ve Kilis’in karşısındaki 98 kilometrelik sınır hattının temizlenmesi epey zamandır Türkiye ile ABD arasındaki anlaşmazlığın odağında oturuyor.

Son olarak ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın İstanbul temasları sırasında Cerablus’un İD’den arındırılması meselesi bir kez daha konuşuldu. Malum Türkiye, Kürt koridoru oluşacak diye Kürtlerin Fırat’ın batısına geçip Cerablus’a girmesini kırmızı çizgiye dönüştürmüş durumda. Kilis’ten Cerablus ile El Rai’ye uzanan yollar son birkaç yılda sıradışı hikâyelere tanık oldu.

Türkiye-Suriye sınırında alınan önlemlere ve örülen duvara rağmen İD’in elindeki bölgeye giriş çıkışlar kesilmedi. Sınırda paranın üstesinden gelemediği bir şey yok.

Militan geçişlerine karşı sınırların kontrol altına alınmasına yönelik baskılar yüzünden hükümet bir süredir kaçak giriş-çıkışların yoğun yaşadığı hatlara duvar örüyor. Alınan bazı önlemler sayesinde geçişlerde kayda değer bir düşüş görülse de akışın tamamen kesildiğini söylemek mümkün değil.

Gözler Cerablus’ta, ancak biraz batıda El Rai’nin karşısında Kilis’e bağlı Elbeyli ilçesi İD için hala Suriye’ye geçişlerde imkân veren bir nokta. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) günlük raporları Elbeyli’de sınırı geçerken yakalananların haberleriyle dolu. İstihbarat raporlarına göre güvenlik birimleri 2015’te 57 ülkeden 961 İD üyesini yakaladı. Günlük raporlara bakıldığında TSK’nın duyurularında yakalananların genelde Türkiye’den Suriye’ye değil Suriye’den Türkiye’ye geçişlere suçüstü yapıldığı ve yakalananların genelde militanların eş ve çocukları olduğu görülüyor.

İşte birkaç örnek: 27 Ocak 2016: “Suriye'den Türkiye'ye yasa dışı yollardan geçmeye çalışan ve DEAŞ (yani İD) terör örgütü üyesi olduğu değerlendirilen 22’si çocuk, 43 şahıs yakalanmıştır.”

24 Ocak 2016: “Kilis’te Suriye'den Türkiye'ye yasa dışı yollardan geçmeye çalışan ve DEAŞ terör örgütü üyesi olduğu değerlendirilen iki şahıs yanlarında iki çocukla birlikte yakalanmıştır.”

23 Ocak 2016: “Kilis/Elbeyli’de, Suriye'den Türkiye'ye yasa dışı yollardan geçmeye çalışan ve DEAŞ terör örgütü üyesi olduğu değerlendirilen 23 şahıs, yanlarında 21 çocukla birlikte yakalanmıştır.”

22 Ocak 2016: “Kilis/Elbeyli’de, Suriye'den Türkiye'ye yasa dışı yollardan geçmeye çalışan ve DEAŞ terör örgütü üyesi olduğu değerlendirilen altı şahıs, yanlarında sekiz çocukla birlikte yakalanmıştır.”

Yakalanan şahıslar hakkında sınır dışı işlemleri yapılıyor.

Görünüşe bakılırsa sınırlarda kuş uçurtulmuyor. Yine hükümete bakılırsa Türkiye’den daha fazla İD ile mücadele eden yok. Ancak durum ne ‘serbest geçiş’ ne de ‘kuş uçmaz’ rejimiyle izah edilebilir.

Kilis’te yerel bir gazetede çıkartan Selim Baytürkmen, Al-Monitor’a “Eskiye oranla geçişlerin azaldığı söylenebilir. Elbeyli’de sınır geçişleri halen bazı noktalarda devam ediyor” dedi. Baytürkmen’e göre geçişlerin yoğun yaşandığı iki yer var: Çıldıroba ve Beşiriye köyleri.

Geçişleri önlemek için 3.6 metre yüksekliğinde, 2.5 metre genişliğinde ve 8 ton ağırlığındaki beton bloklar diziliyor. Elbeyli ve Kilis arasında 20 kilometrelik alanın ilk etapta beton bloklarla örülmesi planlanıyor.

Elbeyli’den yerel bir kaynak ise Al-Monitor’a eskiye kıyasla mevcut durumu anlatırken “Hükümetin söylediği kadar önlem yok” deyip şunları söyledi:

“Altı ay öncesine kadar günlük 2-3 bin kişi girip çıkıyordu. Eskiden geçişler o kadar çoktu ki ticari taksiler ve minibüsler sıraya giriyordu. Birçoğunu işi Kilis otogarından buraya yolcu taşımaktı. Tek işleri buydu. Şimdi hendek kazıldı ve duvar yapılıyor. Bu yüzden geçişler azaldı fakat kesilmedi. Geçişler akşamları devam ediyor. Mesela Arpakesmez, Akıncı ve İnanlı köyünün olduğu yerleri kullanıyorlar… Tam sayı veremeyiz ama bizim buralardan yine günlük 200-300 bazen 400 kişi geçiyordur.”

Yerel kaynak alınan önlemlere rağmen neden geçişlerin sona ermediğine dair de birkaç neden sıraladı:

Kaçakçılar askerleri ayarlıyorlar, parayla satın alıyorlar. Bazen asker ateş ediyor, ölenler oluyor. Diyelim bir astsubayla işbirliği yapsalar da bazen askerlerden birilerinin haberi olmuyor. Bu yüzden ateş açıldığı oluyor.

Geçişlerin tamamen durması için devletin bunu istemesi lazım. Benim tahminim hükümet istemiyor. Sınır eskiden de vardı. Bugünkü gibi hendek ve duvar yoktu. Asker de yoktu. O zaman sınırdan kuş uçmazdı. Sınıra yakın yerlerde arazimiz var, gider gelirdik. Şimdi biz gündüz vakti bile arazimize gitmeye korkuyoruz. Devlet istemezse kimse geçemez. Devlet istemediği sürece duvar olsa da geçişler sürer.

Yollarda yapılan kontroller yetersiz. Kilis’te belli saatlerde iki yerde kontrol oluyor. Ama Kilis’ten çıkmak için onlarca yol var. Burada birkaç kez emniyete ihbarda bulunuldu, gelip 10-15 dakika yolda uygulama (kimlik kontrolü) yapıp gittiler. Sürekli bir kontrol yok yani.

İnsanları kaçak yolla geçirenlere baskı falan yok. Kaçakçılık yapıp da gözaltına alınan ya da tutuklanan duymadım. Bu işte çok para var. Sınırda kaçak geçiş yapanların konakladığı çok sayıda ev var. Adamına göre 100, 200 ya da 300 dolar alıyorlar. Akşamları bir astsubaya 15 dakika sınırda kaçakçılara göz yumması için 2000-2500 dolar veriyorlar. Artık ne kadar kazandıklarını siz düşünün. Sınırda buna bulaşmayan köy kalmadı. Bu iş birçok kişiyi zengin etti.

Kaynağın sözünü ettiği geçiş noktalarından Akıncı’nın karşısındaki Havar köyünün olduğu bölgeyi İD kontrol ediyor. Arpakesmez’in karşısına denk gelen İğde köyü ise Nusra Cephesi’nin kontrolünde. Haliyle gidiş-gelişler hem İD hem Nusra bölgesinde yaşanıyor.

YPG’nin İD’den ele geçirdiği belgelerde Tel Ebyad ile Türkiye arasındaki trafiğe ışık tutan bilgiler yer alıyordu. Otobüsle gidip gelen kişilerin isimlerinin yer aldığı belgeler, seyahatlere izin veren ‘İD Hicret Komitesi’ mührünü taşıyordu.

“İD’in terör örgütü olduğuna inanmıyorlar”

HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul ise sınırdan geçişleri organize eden militanların mülteci kamplarında barındığını ve yetkililerin bunları bildiği halde göz yumduğunu öne sürdü. Al-Monitor’a açıklamalarda bulunan Mahmut Toğrul şöyle dedi: “Biz Temmuz 2015’te Öncüpınar Sınır Kapısı’nda incelemelerde bulunduk. Sınırda askeri üniformalı, sakallı, uzun saçlı birini gördük. Elinde üç tane telefon vardı, sürekli birileriyle konuşuyordu, bir şeyler organize ediyordu. Bunların kamplarda kaldığını öğrendim ve bunu Kilis Vali Yardımcısı’na ilettim. Bana ‘İnsanları sürekli içerde tutamayız, ne yaptıklarını kontrol edemeyiz’ yanıtını verdi. İnsan kaçakçılığının yapıldığını kabul eden bir tavır sergiledi. Yasadışı insan geçişleri çok açık. Astsubay Mehmet Yalçın Nane de (23 Temmuz 2015’te Elbeyli’de) geçişlere izin vermediği için öldürüldü. Astsubayı öldüren kurşunun Makine Kimya Endüstrisi (MKE) yapımı olduğu iddiası vardı. Ben bunu bir sonu önergesiyle bakana sordum. Ama devlet bir şeyleri örtmek için çok farklı bir algı yarattı. (HDP’den meclise giren eski Belediye Başkanı) Celal Doğan adını taşıyan bulvarın adını Mehmet Nane olarak değiştirdiler. Kamuoyunda bunu sanki HDP yapmış gibi, astsubayı Kürtler öldürmüş gibi bir algıya dönüştürdüler. Cumhurbaşkanı geldi, başbakan geldi, başbakanın eşi astsubayın karısının doğumu için geldi. Sıra dışı aşırı bir ilgi oldu.”

Toğrul da alınan bazı tedbirlere rağmen militan geçişlerinin kesilmediğini vurguladı: “Akış kesinlikle devam ediyor. Çünkü İD’i dünyaya bağlayan tek hat burası. Gaziantep’te ciddi bir yapılanması sözkonusu. Gaziantep’te onlarca bağlantı noktası var. Birinin deşifre olması bir şeyi değiştirmiyor, işleyiş devam ediyor. 98 kilometrelik hat hala aktif bir şekilde kullanılıyor. İD’in insan kaynağı Gaziantep üzerinden akıyor.”

Toğrul “TSK’nın internet sitesinde neredeyse her gün birkaç İD mensubunun yakalandığına dair haberler yer alıyor. Göz yumulmadığına dair bir izlenim veriliyor. Buna ne diyorsunuz?” sorusu üzerine şunları söyledi: “Bunların ne kadarının tutuklandığına bakmak gerekiyor. Gözaltılar basına bildiriliyor ama büyük kısmı serbest bırakılıyor. Gaziantep’te o kadar belirgin bir örgütlenmeleri var ki gündüz vakti gidip insanları tehdit edebiliyorlar. Ara sokaklarda çok sayıda dernek var. Bunlar İD’in faaliyetleri için kullanılıyor. AKP’nin İD ile mücadelesi samimi değil. Yerel mülki irade de samimi değil. İD militanlarını terörist olarak görmüyorlar. Bir de insan tacirliği sınırdaki köylerin tamamının geçim kaynağı haline geldi. 98 kilometrelik mesafe özellikle İD’in geçişine aracılık ettikleri ve bundan ciddi paralar kazandıklarına dair elimizde bilgiler mevcut.”

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)