• BIST 94.541
  • Altın 194,542
  • Dolar 4,7355
  • Euro 5,5009
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 21 °C
  • Adana 20 °C
  • Antalya 21 °C

Ayar bozuldu

Cüneyt AYRAL / Paris

Yurt dışından ithal edilen ve hastalıklı olduğu saptanan etler için Tarım Bakanı Fakıbaba “merak etmeyin ben de yiyorum” demiş.  

Bir zamanlar Chernobil faciasından sonra da bir bakan “ben çayı içiyorum siz de için” demişti, anımsar mısınız bilmiyorum…  

Ancak Fakıbaba’ya inanmakta zorluk çekiyorum, çünkü köylüye verilen mazotun 2,5 TL'den verildiğini söylemişti, ama CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Uşak’ta bir köylünün traktörünü alıp istasyona gitti ve 2,5 TL’den mazotu alamadığı gibi iki mislinden de fazla ödedi. Yani Fakıbaba yalancı çıktı. Şimdi de hastalıklı etleri yiyin diyor, nasıl inanacak insanlar? 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim gezilerine devletin üç uçağı ile gidiyor. Neden üç uçak derseniz, güvenlik açısından, çünkü Erdoğan’ın bu üç uçaktan hangisinde olduğu bilinmiyor… Korkunun ecele faydası yok! Ama seçim gezilerinde adayların devlet olanaklarından yararlanmaları alenen suçtur. Şimdi kimi kime şikayet edeceğiz? 

Yine aynı Erdoğan, Isparta’da Süleyman Demirel’in açmış olduğu üniversiteyi kendilerinin yaptığını söyleyerek, bir başka yalana daha imza atıyor. Tabii bu ne ilk yalan ne sonuncusu. 16 yılın demeçleri, demeçlerin video kayıtları ardı ardına koyulduğu zaman pek çok yalanın bu halka söylenmiş olduğunu alenen görebiliyoruz.  

Biz hiç aldanmadık ve hiç aldatmadık yalanı ise son günlerde söylenmiş yalanların en büyüğü. 

Kısaca söylemek gerekirse iktidarın yani AKP’nin ve tabii ayrıca da Erdoğan’ın ayarları iyice bozuldu.

Meral Akşener’i iyice görmezden geliyorlar, ama meydanlar onu görmezden gelmiyor. HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Demirtaş hukuksuz yere hapiste olmasına karşın gayet etkili bir kampanyayı yürütüyor. Saadet partisi ise CHP’nin vermek istediği mesajları kendi tabanına birebir veriyor ve ittifakın sadık bir üyesi olduğunu belgeliyor. 

Muharrem İnce ise yeni bir alfabeyi meydanlarda ezberletiyor. İnce, çok yoruluyor ama çok etkili bir propagandayı sürdürüyor. 

Son olarak Çanakkale mitinginde üç Z'ye karşılık üç B ve 3 Y formüllerini anlattı. 

Erdoğan’ın Zam Zulüm ve Zindan sunmuş olduğunu ama kendisinin Barış Büyüme ve Bölüşme vaad ettiğini söylerken bunu nasıl başaracağını da Yön -Yöntem ve Yönetim olarak belirliyor. 

Hukukun üstün olduğu bir ülkede demokrasinin hızla gelişeceğini ve ekonominin rahatlayacağını anlatıyor . 

Biz yurt dışında yaşayanlar, İnce’yi de diğerlerini de sosyal medyadan izliyoruz.  

Daha önceki bir yazımda söylemiş olduğum gibi, bu seçimlerin kazananı sosyal medya olacak, çünkü GEZİ Direnişi'nde sosyal medyayı kullanmayı öğrenmiş ve etkisini birebir yaşamış olan gençler şimdi yine aynı yöntemle etkileşimi sürdürüyorlar. 

Ancak, Erdoğan’ın etrafında pek çoğu işsiz güçsüz bir lümpen takım var. Ona “Reis” takısını uygun gören, neyin ne olduğundan habersiz bu cahil kesime AKP’nin bitişi nasıl anlatılabilir?  

Türkiye’de seçim propagandalarının en etkili ve eski yöntemi köy ve mahalle kahvelerinde yapılan sohbetlerdir, çünkü bu “aylaklar” genellikle kahvehanelere giderler, orada takılırlar. Şimdi işte sosyal medyadan örgütlenip bu kahvehanelerde neyin ne olduğunu anlatmak gerekiyor. 

Türkiye en çok gazetecisi hapislerde olan ülke iken Erdoğan’ın meydanlarda 25 Haziran’da 'gazetecilerin hapsedilmediği bir Türkiye’ye uyanacağız' demesinin nasıl kocaman bir yalan olduğunu anlatmak gerekiyor. 

Üretmeyen, aldığı parayla saray yapan ve halkını düşünmeden harcayan, savurgan bir cumhurbaşkanının ne olduğunu kahvehanelerde anlatmak gerekiyor. 

İşsizliğin nedenlerini anlatmak gerekiyor, İsrail’den alınan tohumların ancak bir kere kullanılabilindiğini anlatmak gerekiyor. 

Gerekiyor da gerekiyor! 2013'ten beri Filistin’i ziyaret etmesi beklenen Erdoğan’ın gidememesinin nedenlerini de anlatmak gerekiyor, Filistinlilerin Türkiye’ye vize ile gelebildikleri ama İsrailliler için vize aranmadığını da anlatmak gerekiyor. 

Sosyal medyada ancak küfür edebilen, iki kelimeyi bir araya getirmekten aciz ak trollerin uyandırılması için onların yöntemleri kullanılarak yine sosyal medyadan örgütlenip, karşılıklı gelip anlatmak gerekiyor. Ak troller CHP’nin ya da İYİ Parti'nin ve HDP’nin her açıklamasına bir kulp bulup genellikle küfürle saldırıyorlar ancak sosyal medyada bu saldırılar karşılık gördüğünde de hemen sinip kaçıyorlar, yani onların da ayarları çoktan bozulmuş. Şimdi işte tam zamanı, 16 yıldır nasıl kullanıldıklarını onlara da anlatmak lazım. 

Belgrad ormanlarına saklanmış olan silahların hesabını sorması için yine sosyal medyadan savcı arayışına çıkmak gerekiyor! 

YSK’nın aldığı son karar ile 144 bin seçmenin sandığı başka yerlere taşınıyor. Ya YSK zorlanmalı ve bu sandıkları taşımayı bildiği gibi, 144 bin kişiyi de sandıklara taşıması istenmeli ya da örgütlenip bu insanların sandıklara taşınılması sağlanmalıdır. Bu işi de sosyal medyadan örgütlemek gerekiyor. 

Önümüze huzura kavuşmak için çok az zaman kaldı, karşımızda ayarı bozulmuş bir AKP ve Erdoğan var, yani işimiz çok zor değil artık…

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)