• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 17 °C
  • Adana 24 °C
  • Antalya 22 °C

AYM '16 yıl ceza çok' dedi, çocuk istismarı davaları durdu!

Çocuklara yönelik istismar suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 103/2'nci maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi, bu tür davaların tıkanmasına yol açtı.

Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun 2014 yılında değiştirilen ve cinsel istismarı vücuda organ veya benzer bir cisim sokulması suretiyle yapan şahıslara, mahkemeye takdir yetkisi tanımadan en az 16 yıl hapis cezası verilmesini öngören 103. maddesinin 2. fıkrasını iptal etti.

AYM, söz konusu düzenlemenin, mahkemeye olaya özgü takdir marjı tanımadığı ve onarıcı hukuk kurumları öngörmediği gerekçeleriyle Anayasa'nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olduğuna hükmetti.

KARARIN ARDINDAN DAVALAR DURDU

Çocuklara yönelik istismar suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 103/2'nci maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi, bu tür davaların tıkanmasına yol açtı.

Çocuklara yönelik istismar suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 103/2'nci maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi, bu tür davaların tıkanmasına yol açtı. Bu tür suçlarla karşılaşan mahkemeler, iptal edilen maddenin yerine yeni düzenleme yapılmasının beklenmesi için duruşmaları ertelemeye başladı.

Vücuda organ veya cisim sokmak suretiyle gerçekleştirilen çocuklara yönelik istismar suçlarıyla ilgili TCK 103/2'nci maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi, adalet mekanizmasını yavaşlattı. İptal edilen maddenin yerine yeni bir düzenleme yapılmadığı için duruşmalar bu gerekçeyle ertelenmeye başlandı. Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 8 sanıklı davanın 12'nci duruşmasında da böyle bir durum yaşandı. Cumhuriyet savcısı, Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı yasanın 103/2 maddesinin iptaline yönelik henüz yürürlüğe girmeyen kararı karşısında yeni düzenlemenin beklenmesini talep etti.

Sanık avukatları da yeni yasal düzenlemenin beklenmesi yönünde talepte bulundu. Bunun üzerine mahkeme, Anayasa Mahkemesi'nce TCK'nın 103/2 maddesinin statü eşitlik açısından Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi nedeniyle yeni yasal düzenlemenin beklenmesine karar vererek, duruşmayı erteledi. Sanık avukatlarından Rıdvan Yıldız, "TCK 103/2'nci maddesiyle 8 yıl olan çocuklara yönelik organ sokmak suretiyle işlenen cinsel saldırı suçlarının alt limiti, ruh sağlığının bozulup bozulmadığına bakılmaksızın 16 yıla çıkartılmıştı. Ancak bu durum Anayasa Mahkemesi'nce toplumsal değerlere uzak bir düzenleme olarak değerlendirildi. Çünkü memleketimizin gerçeğinde çocuk yaştaki evlilikler karşı çıksak da maalesef bilinen bir gerçek. Ayrıca alt sınırın 16 seneye çıkartılması hukuk normlarını zedeleyici bir durum olarak kabul edildi. Bu sebeple Anayasa Mahkemesi eşitlik ilkelerine aykırı bularak 1 yıl içinde yeni bir düzenleme yapılmak koşuluyla iptal etti" dedi.

Yeni yasal düzenleme yapılıncaya kadar mahkemelerin Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karar doğrultusunda duruşmaları ertelediğini söyleyen avukat Yıldız, "Burada problem, mahkumlar için ne gibi bir karar verileceği? Tabi bunun takdiri mahkemelere ait, ama Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçesinin lehte değerlendirilerek yorumun ve değerlendirmenin ona göre yapılması gerekir" dedi.

İPTAL EDİLEN MADDE

Anayasa Mahkemesi, 12 Kasım 2015 günlü kararında, 5237 Sayılı TCK'nın 103/2 maddesini Anayasanın 2. maddesinde öngörülen 'hukuk devleti' ilkesine aykırı olduğundan oyçokluğuyla iptal etti ve iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesini uygun buldu. TCK'nın 103/2 maddesi, çocuğu cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda 16 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını içeriyor.

İptal başvurusunun gerekçesi

AYM'nin iptal kararı, Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yeni getirilen  düzenlemenin hukuk devletinde olması gereken adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle suç  ve cezaların orantılılığı ilkeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle yaptığı başvurusu  üzerine alındı.

Mahkeme tarafından AYM'ye yapılan başvuruda, kırsal kesimlerde küçük  yaşta evliliklerin, şehirlerde ise yaşı küçük çocukların cinsel  birlikteliklerinin yaygın olduğu ve çocuk sanıkların, yaşı küçük çocuklarla  cinsel ilişkinin ağır yaptırımının bulunduğunu bilmediği belirtildi. Ayrıca, bu  konuda bilinçlendirmeye yönelik çalışmaların olmadığı ve çocukların yüksek  cezalarla karşılaşmasının vicdanları zedelediği kaydedildi.

Söz konusu kanun maddesinin değişiklik yapılmadan önceki halinde  cinsel istismarın vücuda organ veya benzer bir cisim sokulması suretiyle  yapılmasına verilen ceza 8 ila 15 yıl olarak belirlenmişti. Maddenin  değişiklikten önceki 6. fıkrasındaysa suç sonucunda mağdurun beden veya ruh  sağlığının bozulması bir ağırlaştırıcı neden olarak düzenlenerek, bu suçun 15  yıldan az olamamak üzere cezalandırılması hükmü getirilmişti.

Yeni düzenleme vücuduna zorla bir organ veya cisim sokulan çocukların  her durumda beden ve ruh sağlığının bozulduğu kabul edilerek, bu suçun 16 yıldan  az olmamak üzere cezalandırılmasını öngörüyor.

Yeni düzenlemenin dayandığı kuralın fiilin farklı yaş gruplarındaki  mağdurlara karşı işlenmesi, failin yaşı, mağdurun yaşının ikmali ile  birlikteliğin evliliğe dönüştürülmesi gibi her bir somut olayın özellikleri  dikkate alınarak ceza tayin edilmesi veya onarıcı adalet kurumunun uygulanmasını  ortadan kaldırdığına işaret edilen AYM kararında, bu kuralın bazı durumlarda  somut olayın özellikleriyle bağdaşmayacak ve suçla yaptırım arasında bulunması  gereken adil dengeyi ortadan kaldıracak ölçüde ağır cezaların verilmesi sonucu  ortaya çıkarabilecek bir niteliğe sahip olduğu vurgulandı.

Kararda, "Kural bu haliyle ölçüsüz bir yaptırım öngördüğünden hukuk  devleti ilkesine aykırılık taşımaktadır" ifadesi yer aldı.

BOZDAĞ: EN KISA SÜREDE MECLİS'E SUNULACAK
Cinsel taciz suçlarında uygulanan ceza Anayasa Mahkemesinin, cinsel istismar suçlarında ceza alt sınırını 16 yıl olarak düzenleyen kanun maddesini iptal ettiği hatırlatılarak, yeni düzenlemenin ne zaman yapılacağının sorulması üzerine Adalet Bakanı Bozdağ, şöyle konuştu: "Anayasa Mahkemesinin verdiği kararı biz de biliyoruz. Onun tayin ettiği süre 1 yıl, ancak bu konu 1 yıl gündemde kalacak bir konu değil. Talimat verdik, arkadaşlarımız çalışıyorlar. Önümüzdeki zaman içinde mümkün olan en kısa sürede bu konudaki düzenlemeyi Meclis'e sevk edeceğiz, herhangi bir gecikmeye, sıkıntıya meydan vermeyeceğiz. Meclis'e sevk edeceğimiz ilk ceza yasasında yer alacaktır."

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)