• BIST 97.894
  • Altın 145,758
  • Dolar 3,5755
  • Euro 3,9991
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 19 °C
  • Adana 27 °C
  • Antalya 23 °C

Aziz Sancar olayı: Artık sentez yapamıyoruz!

Haluk ŞAHİN

Türkiye’nin ruh sağlığının yerinde olmadığının örneklerini her gün görüyoruz. Çeşitli taraflar, nedenler konusunda anlaşmasalar da sonuçlar üzerinde anlaşıyorlar: Türkiye şizofreni ölçülerinde bölünmüş, rahatsız bir ülkedir. Bölünmüşlük, karşılıklı paranoyalar halinde kendisini dışa vurmaktadır…

Ben bu rahatsızlığın artık zihin sağlığını da fena halde etkilemeye başladığını düşünüyorum. Bu toplumun insanları düzgün düşünme yetisini de yitiriyorlar. Konuşulanları bir dinleyin: Ardarda kullanıılan cümleler birbirini tutmuyor. Verilen kanıtlardan rasyonel değil, irrasyonel sonuçlara varılıyor.

Böyle bir toplumda insanlara laf anlatmak, onların ortak şeyler üzerinde uzlaşmalarını sağlamak fevkalade zordur.  Yurdumuzda ideolojik bölünmeye göre iki farklı söylem ayrı yataklardan, kavga anları hariç, birbirleriyle hiç buluşmadan akıyor.

Herkes olayları kendi bulunduğu yerden tutarak anlatıyor. Taban tabana zıt şeyler çıkıyor ortaya.

                                                                    ***

2015 Nobel Kimya ödülü sahibi Aziz Sancar’ın Türkiye ziyareti üzerine yapılan yorumlar bunun çarpıcı bir örneği. Aziz Sancar hazır kalıplara uyan biri olmadığından birbiriyle hiç bağdaşmayan portreler çıktı ortaya. Herkes onu kendi tuttuğu iple çekti ve o ip elinde kaldı. Diğer iplerle gergefte biraraya gelerek bir bütün oluşturmadı.

Sentez yapma yetimizi yitirdik derken bunu kastediyorum. İlk bakışta bağdaşmaz gibi görünen özellikleri daha üst düzeyde  bütünleştirmeyi beceremiyoruz. Oysa dünyayı anlayabilmemiz için bunu becerebilmemiz gerekiyor. 

Sentez yapmayı beceremeyen bir kafa Sancar’ı ne yapacak?  Nobel bilim ödülünü almış ama yoksul Türkiye okullarında aldığı eğitimi övüyor; etnik olarak Arap ve Kürt kökenli olduğu söylense de o Türk'lüğü ile öğünüyor; yakasında Türk bayrağı ve Atatürk rozetleri var, Anıtkabir’e gittiği gibi ünlü “Kaçaksaray”a da gidiyor; ülkücü kökenli imiş ama yakın arkadaşları solcu; Can Dündar ile Erdem Gül’ün tutuklanmasını eletiriyor ama bunu talep eden Erdoğan’la samimi şekilde görüşüyor; yakın akrabası HDP milletvekili Mithat Sancar Güneydoğu kentlerinde güvenlik güçlerinden gaz yerken, o Nobel ödülü madalyasını Genelkurmay’a emanet ediyor… Vb. vb.

Sentez yapma yetisini kaybetmiş ya da kutuplaşma nedeniyle bundan vazgeçmiş olan kafalar, onu yukarda söylediklerimin biri nedeniyle övüyor ya da yerin dibine batırıyor.  En aklı başında saydığımız analistlerin bile “Böyle bir adamdan hayır gelmez” türünden kategorik sözler ettiğini görüyor, üzülüyoruz!

Üzülüyoruz, çünkü Türkiye Cumhuriyeti tam da böyle bir sentez çabası üzerine bina edilmiştir. Erken Cumhuriyet ideolojisi kolay kolay bir araya gelmeyecek öğeleri bir araya getirmeye uğraşarak yeni bir uygarlık bileşimine ve hayat tarzına talip olmuştur. Bunu kısmen başarmıştır da. Atatürk’ün günümüzdeki büyüklüğünün asıl nedeni bu anlayış olduğu gibi, bugün Türkiye’yi sentez yapamayan bir serseme çeviren Siyasal İslam’ın en çok kızdığı da işte bu çabadır. 

“Türk-İslam sentezi”nden değil, “Çağdaş Anadolu Kültürü Sentezi” çabasından söz ediyorum. İpuçlarına Atatürk’in konuşmalarında, Köy Enstitüleri deneyiminde, Mavi Anadolu arayışlarında, halk kültürü araştırmalarında, müzik incelemelerinde, sanata verilen önemde vs. rastladığımız o çok yönlü arayıştan söz ediyorum. İsterseniz “Cumhuriyet hümanizmi” diyebilirsiniz.

Aziz Sancar uzun süredir yurtdışında yaşayan biri  olarak buradaki beyin darbelerine maruz kalmadığı için hala o özgün arayışın içinden konuşuyor.  Bir çoklarını şaşırtan işte o.

 

            

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)