• BIST 107.202
  • Altın 145,447
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 26 °C
  • Adana 26 °C
  • Antalya 26 °C

'Babaannem örtülüydü, gelinimin göbeği açık'

'Babaannem örtülüydü, gelinimin göbeği açık'
Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, darbe girişimini araştıran Meclis Komisyonu’na bilgi verdi.

Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, FETÖ’yle mücadele için alınan MGK tavsiye kararına ilişkin, “Ağustos 2004’te, ‘Bu örgüt çok büyük imkân ve kabiliyete kavuştu. Bu iş takip edilsin’ dedim. Hükümeti kesin olarak bilgilendirdik, ‘Bu durum iyi değil’ dedik. Açıkça söyleyeyim fazla bir şey yapıldığını da görmedik” dedi. Özkök dün, darbe girişimini araştıran Meclis Komisyonu’na özetle şunları anlattı:

FETULLAH’IN MEŞHUR KONUŞMASI

“2000 yılında Kara Kuvvetleri Komutanı oldum, ilk defa Fetullah örgütünün ne amaçladığını görmeye başladık. O meşhur konuşması vardı, ‘Günü gelince çıkacağız’ diye. O sözleri banttan bana dinletildi. Örgütlendiklerini ilk kez öğrendim.Genelkurmay Başkanı olduktan sonra daha ciddiyetle eğildim. 2004 Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) Silahlı Kuvvetler olarak dedik ki, ‘Bu örgüt çok büyük bir imkân kabiliyetine kavuştu. İmkân kabiliyeti yıllar içinde oluşur ama niyet bir gecede değişir’.

HÜKÜMET ŞERH KOYUYORDU

Dedik ki ‘icra planı yapılsın, bu iş takip edilsin. O zamana kadar tehlikeli bir örgüt olarak görülmüyor, iyi niyetli görülüyor. Ama biz MGK’da açıkça söyledik. Hükümeti kesin olarak bilgilendirdik ve ‘Durum iyi değil’ dedik. Orada bir karar alındı, icra planı denildi. Hükümete tavsiye ediyor MGK. Açıkça söyleyeyim pek fazla bir şey yapıldığını görmedik. Biz her MGK’da bu örgütlerin tehlikesine dikkat çektik. Ama kaynağı nüfuz etmemiz mümkün olmadı. Sonrası elimizde olan bir şey değil. 2006’da emekli oldum. 2004’te tüm uyarılara rağmen hükümetin bir şey yaptığını ben görmedim.

 

ONDAN SONRASI VESAYETTİR

MGK’da söylenen sözden daha güçlü bir şey olabilir mi? TSK’nın duruşudur. Milattır. Biz siyasete siyasetçiye düşman değiliz; ama siyasetin dışındayız. Ben her şeye nasıl karışayım? Görevimiz onu söylemekti, söyledik. Hatta daha başka şeyler de söylendi. Bizim yapacağımız şey sınırlıydı. Fetullahçı diye de atamıyorsunuz, öyle bir örgüt yok. Disiplinsizlik diye atıyoruz. Yapabildiğimiz, yakaladığımızı atmaktı. Şura’da kararlar yargıya gitmediği için şerh konuluyordu. Hükümet bu duruşumuzdan dolayı bana tavır almadı, sadece şerh koyuyorlardı. Bir basın toplantısında ‘bu uygulama irticai faaliyetlerde bulunanları yüreklendirmiştir’ demiştim. Genelkurmay başkanının hükümete yapacağı etki sınırlıdır. Sonrası vesayettir.

O SÖZÜ BABAANNEMDEM ÖĞRENDİM

(Kasaptaki ete soğan doğramam sözü) Sayın Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı, bir konuyu görüşmek üzere beni davet etti. Gittim bir basın ordusu var. Öyle bir şey sordular ki bana, olmamış bir şey olursa gibi. Ben de babannemden öğrendiğim lafı söyledim. Doğmamış çocuğa don biçmek gibi. 
(Zekeriya Öz’ün ‘demokrasi kahramanı’ demesi) Öz, onu söylemiş onu bağlar. Ben demokrasiye yürekten bağlı bir insanım. Ergenekon davasında ifademi verdim. Kemal Kılıçdaroğlu ‘Ergenekon Hilmi Paşa’nın ifadesinden sonra çökmüştür’ dedi. Kimsenin bana Fetullahçı başkan gibi bir yaklaşımı olmadı. Bir falsom olsa beni parça parça yaparlardı.

(Var da diyemem yok da diyemem sözü) Bir dava hakkında Genelkurmay Başkanı’nın fikir beyan etmesi yargıya büyük baskıdır. Bu ‘no coment’in bir başka ifadesi.

SORUMLUSU HÜKÜMETTİR

(28 Şubat’ta TSK’dan ilişiği kesilenler içinde FETÖ’cü var mıydı?) Attıklarımızın içinde FETÖ’cü değil genelde Nurcular vardı. Ben her zaman objektif bir insan olmuşumdur. Hiç kimsenin adamı olmamışımdır kimseyi de adamım yapmamışımdır.

(Darbe girişimi) Çok hain bir tarz. Bu derecede cüretli olacağını, yapabileceğini beklemiyorduk. 

(Yurtta sulh konseyi) Bilgim yok, çok acemice.

(Bu tür zorluklarla karşılaşmak için neler yapılmalı) Sorumlusu hükümettir. Herkesin görevi vardır. Sadece bir kişiyi suçlamamak lazım.”

BİZ DE NAMAZ KILIYORDUK AMA KULELİ’DEN GELENLER FARKLIYDI

Işıklar Askeri Lisesi’nde okurken, Kuleli Askeri Lisesi’nden gelen bir grup vardı. Farklı bir gruptu. Biz de namaz kılıyorduk ama onlar farklıydı. Orada bir öğretmenden etkilenmiş bir gruptu. Şartlandırılmış gibi bir halleri vardı. Nurcuları böyle tanıdım. Bu grup, 1980’li yıllarda yaygınlaştı.

BABAANNEM ÖRTÜLÜYDÜ GELİNİMİN GÖBEĞİ AÇIK

(Başörtüsü tanımlaması eleştirilince...) Başörtüsünü Genelkurmay’a sokmuşsun diye teşekkür beklerdim. İyi avcı vuracağı ördeği ürkütmez. Sözlerimi geri alıyorum. Özür dilerim. Bir şeyi yaparken yavaş, usulen uygun olarak yapmak lazım. Şehidimizin cenazesine gitmeye bile korkuyorduk. Ne söylenecek diye. Şimdi orduevlerine, Meclis’e başörtülü gelebiliyorsunuz. Dine, dini inançlara karşıtlığımız yok. Babaannem örtülüydü, önlüğü vardı, giyerdi. Annemin saçları gözüküyordu başını kapatırdı, gelimin göbeği açık. Normal evrim devam ediyor.

MAKAMDA NAMAZ KILMADIM

TSK özellikle bazı dönemlerde dine karşı soğuk davranmıştır. Bazı tehlikeler hissetmiştir. Bu kullanıldı tabii. Ben inançlı insan olduğumu hiç saklamadım, o yüzden başıma çok şeyler geldi; ama bir defa makamda namaz kılmamışımdır. 28 Şubat döneminde sivrilmeler oldu, onları düzelttik. Biz dine, inanca karşı değiliz. Dinin kötü yolda kullanılmasına karşıyız. TSK’nın içine nüfuz edilmesine uğraşıldı. İlk ve ortaokul dönemimde dini gruba ait okullara gitmedim. Dedemin öğrencisiyim, tarikatla marikatla işim olmaz.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)