• BIST 109.156
  • Altın 153,061
  • Dolar 3,8203
  • Euro 4,5092
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 13 °C
  • Adana 8 °C
  • Antalya 13 °C

Bahçeli: Paralele teslim edecek partimiz yok

Bahçeli: Paralele teslim edecek partimiz yok
Erdoğan gibi Mahkemenin kararını tanımayacağını ilan eden Bahçeli, 'olağanüstü kurultay yok' dedi. Bahçeli, muhalif adayları da ihanetle suçladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında olağanüstü kurultay isteyen muhaliflere çattı. "Paralel artıkları" dediği muhalifler için "40 fırın ekmek yeseler ağızlarıyla kuş tutsalar da MHP'yi tanzim edemeyecekler" dedi. Oldukça sinirli ve gergin görünen Bahçeli'nin, prompterden okumasına rağmen sık sık kelimeleri yanlış telaffuz etmesi dikkat çekti.

Devlet Bahçeli, mahkemenin kurultay kararı ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak, “Bunlar ağızlarıyla kuş tutsalar da MHP’yi kafalarına göre tanzim edemeyecekler. Bizim paralele teslim edecek bir partimiz yok, 18 Mart 2018′i bekleyin” dedi. Bahçeli, 50 milyon vatandaşın kimlik bilgilerinin çalınmasına ilişkin olarak, “Bu konu tam bir skandaldır ve iflas halidir” dedi.

Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin MHP için verdiği “Olağanüstü kurultay toplansın” yönündeki kararın ardından Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ilk kez parti grubunda konuştu. Konuşmasında muhalifleri "paralel" ilan eden Bahçeli, "Olağanüstü kurultay yoktur, yapılmayacaktır" dedi. 

Bahçeli'nin konuşmasından satır başları: 

"MHP'Yİ TANZİM EDEMEZLER"

MHP ayak oyunlara ahlaksız tuzaklara hazırdır. Türkiye üzerinde hesapları olanların bizimle karşı karşıya gelmesi beklenmelidir. Türk varlığına kin ve nefret duyanların MHP'yle ters düşmesi olağandır. Biz Oranlarda değil gönüllerdeyiz, yüzdelerde değil yüzaklarındayız. Neymiş, paradigma değişmeli ve büyük kurultay toplanmalıymış. Sorumluluktan kaçan kim varsa aynı mevzide toplanmışlardır. Kimisi okyanus ötesine umut bağlamış kimisi bazı kalemşörlerle ağız birliği yapmıştır. Tüzük kurultayı için imza veren her kardeşim benim için değerlidir. Anlamadığım ön plandaki çığırtkanlar MHP'yi etksizleştirmek isteyenlerdir. 40 fırın ekmek yeseler ağızlarıyla kuş tutsalar da MHP'yi tanzim edemeyecekler.

Bize AKP'nin stepnesi diyenler şimdi hangi bahaneyi üretecekler. Hangi mahkemenin lehimize karar vermesi için girişimlerde bulunulmuştur. Hukuka riayet ederiz, sıra Yargıtay safhası olacak. Bizim paralele teslim edecek bir partimiz yoktur.

Olağan Büyük Kurultay takvimimiz belli. 18 Mart 2018'i bekleyelim.

Okyanus ötesi kaçkınlarının paralel artıklarının sevinç çığlıklarını da ibretle izliyorum. Bugüne kadar ne yaşamışsanız müstahaktır. Bunlar iki yüzlü ve Türkiye'nin karşısındaki husumet kumkukasıdır.

Suudi Arabistan Kralı Ankara'ya gelir gelmez yüzlerce lüks araç hazır bekletildi. Tevhit adaletsizliğin karşısındadır. Mühürlü kalplerin açılması ancak ve ancak efendimizin samimiyetle tanınmasına bağlıdır. Cenabı Allah bizi doğru insan olmaktan ayırmasın. Yardım ve himayesini üzerimizden ayırmasın.

Bahçeli’nin açıklamalarından şöyle konuştu:

İslamiyet’in özü hakkıyla anlaşılmadığından manevi bir buhran hali adeta egemenlik kurmuştur. Müslüman görünümlü münafıklar, İslam coğrafyasının mahvına ve mağlubiyetine neden olmaktadır. Bu hazin gerçek hepimiz adına üzüntü vericidir. Kutlu Doğum Haftası’nda İslam toplumlarının perişanlığını konuşmak zorundayız. Efendimiz her şeyden önce tevhidi tebliğ eden insanlığın göz nuru, baş tacıdır. İslam toplumlarının bugünkü krizi efendimizi samimiyetle özümsemekten uzak olmalarıdır. Peygamberimiz ne demiş, neyi tavsiye etmiş, neleri yasaklamışsa, şu anda tam tersi yapılmaktadır.

Asıl sorun tevhit inancından ve vahdet çizgisinden savrulmaktır. En vahşi cinayetler İslam adına işleniyorsa ortada elbette devasa bir problem var demektir. Tevhit Allah’ın varlığına ve birliğine iman, vahdet bir olmanın, birlikte yaşamanın iradesidir. Bugünlerde İslam toplumları vahdetin neresinde, hangi durağındadır? Tevhit sancağı altında toplanma arzu ve çabası var mıdır? İslam’ın saygınlığına darbe üstüne darbe vuran kirli tuzaklara sessiz kalmak zımnen ortak olmak değil midir?

Hepinizden ricam Ortadoğu’ya dikkatle bakınız, İslam ülkelerini bir bir inceleyin. Barış uzaktadır, kardeşlik laftadır. Birlik ve beraberlik duyguları ağır hasarlıdır. Şefkat ve hoşgörü komadadır. Düşmanlık diz boyudur, itham, iftira, ikilik had safhadadır. Bizleri kara kara düşündüren bu olumsuzlukları efendimizin ihlaslı sözlerine sığmaktadır? Müslümanın Müslümanı katlettiği dünya cehennem değildir de nedir?

Suudi Kralı Türkiye’ye ayak basmadan yüzlerce araç ve koruma tahsis edilmiştir. Milyonlarca garibanı aklından geçiren, tasalanan yoktur. Bu çelişki Muhammedi ahlakla, tevhitle bağdaşmakta mıdır? Mühürlü kalplerin açılması ancak ve ancak efendimizin samimiyetle tanınmasına bağlı olduğu düşüncesindeyim. Eğer bu olursa İslam toplumları huzuru bulacaktır. Eğer gerçekleşirse İslamiyet kılıfı altında kan akıtan canavarların türediği bataklık kuruyacaktır. Müslümanlar yeni bir dirilişin yol haritasını arıyorsa, bu çıkış efendimizin kutlu hayatında, yüce kitabımız Kuran’ın kutsal sayfalarındadır.

Elbette ülkemizin pek çok sorunu vardır. Çatışmacı üslup kutuplaştırmayı kışkırtmaktadır. Nezaket ve zarafet yerine kaba ve yaralayıcı suçlamalar belirgin hale gelmiştir. 14 yıldır siyasi ahlak ve seviye diptedir. İnsanımız gerilimden yorulmuştur. Türkiye’nin beka düzeyinde iç ve dış sorunları kronikleşmektedir.

Ahlak ve adalet bunalımı sürekli kamçılanmaktadır. Devlet adeta sahipsiz, adeta başı boştur. Kanunsuzluk ve kanun kaçakları revaçtadır. Kırıkkale Silah Fabrikası Müdürü’nün milli piyade silahlarının çizim planlarını yabancı bir ülkeye satarken suçüstü yakalanması her şeyin özetidir. Bu vatan haini milli sırları kişisel menfaate dönüştürmeye cüret edecek kadar gözünü karartmıştır. Hainliğin başka ayaklarının olup olmadığı, Türkiye’nin milli güvenliğine zarar verecek benzeri ihanetlerin gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalıdır.

KİMLİK BİLGİLERİNİN SIZDIRILMASI SKANDALI

“50 milyon vatandaşın kimlik bilgilerinin çalınması tam bir iflas halidir”

Yaklaşık 50 milyon vatandaşımıza ait temel kimlik ve adres bilgilerini içeren bir veri tabanı Romanya kökenli bir siteye yüklenmiş ve dünyanın dört bir yanına dağıtılmıştır. Bu konu tam bir skandaldır ve iflas halidir. Bilgisayar korsanları nasıl ulaşabilmiştir? Güvenlik duvarlarına ne olmuştur? Hangi amaçla elde edilmiş, kimlerin eline geçmiştir? Hükümetin eften püften açıklamalarla konuya basite indirgemesi basitlik örneğidir. Türkiye’nin kozmik şifrelerinin çözülmesi neyse, kimlik bilgilerinin sızdırılması aynı şeydir. 2011 öncesinde seçmen sıfatı kazanmış vatandaşlarımızın TC kimlik numaraları, kişisel bilgileri vardır. Bu hırsızlığı inkar eden ancak şimdi kabul etmek zorunda kalan hükümetin tedbir almaması aymazlıktır. Bu aymazlığın affı ve bahanesi yoktur. AKP hükümeti kulağının üstüne yatmıştır. Türkiye çadır devleti, yeni yetme bir ülke değildir. Türkiye bir grup bilgisayar korsanının avucuna düşmeyecek kadar onurlu ve güçlü bir devlettir.

Böyle devlet idaresi nerede görülmüştür? Bir gerçek varsa o da şudur; AKP hükümetinin milletimizin kimliği aşırılırken ruhu bile duymamış, önüne geçmemiştir. Kimliksizler için, kimliğini kaybetmişler için kimlik bilgilerinin çalınması önemsiz görülebilir. Her vatandaşımızı özel kılan kimliği vardır, göz koyanın cezası verilmiştir. Savcılığın başlattığı soruşturmanın sonuna kadar götürülmesi ve gerçeklerin ortaya çıkarılması en tabii, en haklı, en acil beklentimizdir:

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyareti hakkındaki kanaatlerimi paylaşmıştım. Çok yorumlar yapıldı. ABD ve Türkiye’nin birbirine taleplerinin haberleri yer bulmaktadır. Hangisinin doğru, hangisinin asılsız olduğunu bilmemiz mümkün değildir. Gündeme yansıyan bilgilere bakarsak ülkemize 40 km uzaklıkta bulunan Mümbiç’in PYD’ye teslim edilmemesine ABD’nin sıcak baktığı anlaşılmaktadır. PYD Kobani’yle Afrin’in bağlantısını kurduğu halde Cerablus çevresi boşaltılmış, Kürdistan projesine yaklaşılmış olacak.

PYD terörü Azez – Cerablus’u ele geçirmek istemektedir. Bu terör örgütü sınırlarımızın hemen yanı başında milli güvenliğimizi ve toprak bütünlüğümüzü ABD’nin ikircikli tutumuyla tehdit etmektedir. Geçen hafta ABD Ankara Büyükelçisi sorunlu açıklamalarını sürdürmüş, PKK’yı silah bırakmaya aklınca davet etmiştir. PKK’nın Avrupa’daki ele başlarından biri ABD’ye çağrı yapmış, Türkiye’yi masaya çağırsınlar diyecek kadar hayasızlaşmıştır.

BARZANİ TEPKİSİ

Davutoğlu diyor ki 'PKK Erbil'i tehdit ederse bizi tehdit etmiş sayarız'. Serok oldun bunu anladık, milliyetçilikle hesaplaşma vakti geldin bundan da yırttın. Diyarbakır'da Kobani'ye selam saldın. Ama asker katili Barzani'yi savunmakla Peşmerge zabitliğine başladın. Aklının köşesinde Irak'ın Kuzeyi'ni Peşmerge'ye Suriye'nin kuzeyini PKK'ya bırakma gibi bir plan mı var. Diyarbakır Erbil arasında uçak seferlerinin başlaması izlenen sakat politkanın bir başka göstergesidir.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)