• BIST 100.618
  • Altın 141,438
  • Dolar 3,5175
  • Euro 3,9927
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 31 °C
  • İzmir 36 °C
  • Adana 31 °C
  • Antalya 29 °C

Balbay'dan Ergenekon açıklaması

Yargıtay'da devam eden Ergenekon temyiz duruşmasının 9'uncu günü CHP Milletvekili Mustafa Balbay'ın savunması ile başladı. İlk sözü, "Sizden beklentimiz Silivri'deki yargılamayı yargılamanızdır" oldu

Savunmasını davanın genel görünümü, yargılama koşulları ve kendisine yönelik suçlamalar olarak üç bölüme ayıran Balbay, dava sürecini şöyle tarif etti: "Ankara'dan İstanbul'a gidiyorsunuz, 200 km. var yazıyor, gaza basıyorsunuz ‘300-400 km’ diyor. İşte böyle bir süreçti. Tam bitti derken yeni bir dava eklendi. İlerledikçe yolun arttığı hukuk beklentisinin kalmadığı bir yargılamaydı. Sizden talebim, Danıştay'ı ayırıp, bu davayı dava haline getirmenizdir."

Ergenekon davasının başlangıcında toplumun önemli bir oranının buna inandığını sadece yüzde 30'nun bunu intikam olarak gördüğünü hatırlatan Balbay, zaman içinde bunun tam tersine döndüğünü ve davanın toplum vicdanında bittiğini, sıranın yargı aşamasında bitmesine geldiğini söyledi.

Balbay şöyle devam etti:

"Silivri'de 30 bin mektup aldım. İsimlerini yazmaktan korkuyorlardı. Toplumun sessizliği bombaların sesinden daha tehlikelidir. Menderes'in idam edildiği gün insanlar birbirlerine karşı hakaret suçu bile işlemedi, büyük sessizliğe gömüldü. Ergenekon'da da böyle oldu."

Savunmasında gizli tanık uygulamasını yargının içindeki kanser olarak nitelendiren ve gizli tanık terörü benzetmesini yapan Balbay, hakkındaki suçlamaları cevaplandırırken "Yargılanan ben değil gazetecilikti" dedi. Balbay bu süreçte gösterdikleri mesleki dayanışma için öncelikle Ercan İpekçi ve Atilla Sertel'e teşekkür etti.

Ergenekon davasının dışarıdan kotarıldığı yönünde görüşler olduğunu belirten Mustafa Balbay,"Dava dışarıdan kotarılmış olabilir, ama yargılama bu ülkede yapıldı. Hukuku ve adaleti de sizden kendi ülkemizden bekliyoruz" dedi. Balbay bu davanın bir de medya ayağı olduğuna dikkat çekerken şunları söyledi:

"Medya mahkemeleri yerel mahkemeden daha acımasızdı. Davayı çoktan bitirmişlerdi. Bize bu yargılamayı yapanlar şimdi hukuk arıyorlar. Bize değil topluma bir özür ve özeleştiri borçları var. Ben onların adil yargılanmasını istiyorum ve siyasi davalarda tutuksuz yargılama yapılmasını istiyorum. Çünkü ne olursa olsun siyasi davaların yarısı intikamdır. Cemaatin medya mahkemesinin sürdürdüğü bu süreç arkasında siyasi destek olmasa devam edemezdi. Evet bu davada işkence yoktu, ama iddianame en büyük işkenceydi, o iddianame Filistin askısından daha etkiliydi. Bir kişi en çok neden etkilenecekse o suçlamayı yönelttiler. Mesela bana,'Mumcu, Kışlalı'yı öldüren örgüte üyesiniz, üye olmadığını ispat et' denildi."

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)