• BIST 102.602
  • Altın 192,894
  • Dolar 4,6318
  • Euro 5,4611
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 26 °C
  • İzmir 27 °C
  • Adana 30 °C
  • Antalya 31 °C

Bardağın dolu tarafı

Bardağın dolu tarafı
Galiba, bardağın kırılmamasına özen göstermek en doğrusu bu gidişle...

Ali Kaya Soysal
Türkiye ilk kez UEFA Avrupa Ligi'ne 3 takımla devam ediyor. Şampiyonlar Liginden şanssız bir şekilde elenen Beşiktaş ve gruplarından birinci olarak çıkan Fenerbahçe ile Osmanlıspor. Üstelik her üçü de Pazartesi çekilecek kuralarda seri başı. Bu tablo ülke futbolunun ilerlemesi anlamına mı geliyor, tartışılır, çünkü sözkonusu takımlar ortalama 7-8 yabancıyla oynuyor, neyse, bugün başlığım gibi "bardağa dolu tarafından" bakarak yazmaya çalışacağım.

Mayıs sonu Stockholm'de oynanacak final dahil 9 maçlık, 32 takımın katılacağı bir maraton başlıyor. Devler Ligine nispeten daha düşük kalibreli takımların katılacağı bu turnuva 180 dakikalık ikili maçlar statüsünde geçecek. Her türlü sürprize açık,eşleşmelerin ve şansın ön plana çıktığı bu yeni yarışta doğal olarak taze umutlar besleyebiliriz.

Tarihi geçmişinde, Fuar Şehirleri Kupası, Kupa Galipleri Kupası, İntertoto Kupası gibi isimler  altında düzenlenen bu organizasyonda İtalya'nın Parma, İngiltere'nin Nothingham Forest ve İpswich Town, İskoçya'nın Glasgow Rangers ve Aberdeen, Romanya'nın Steaua Bükreş, İsveç'in Göteborg, Belçika'nın Mechelen, o zamanki adıyla  Çekoslavakya'nın Bratislava, yine eski adıyla Doğu Almanya'nın Magdeburg ve hatta bizim Galatasaray Şampiyon Kulüpler Kupası'ndan 5-0'lık Chelsea yenilgisiyle elenmesinden sonra şampiyon oldular. Dolayısıyla 3 takımımızın da şansı var bana göre. İstermisiniz, 24 Mayıs'ta 2 Türk takımı Stockholm'de final oynasın...(Bardağın dolu tarafının "şirazesini" kaçırdığımın farkındayım)...
 
****
 
Yazımın ikinci bölümünde üç gece önce Kiev'de kimsenin beklemediği bir şekilde elenen Beşiktaş'a değinmek istiyorum. Ama önce başlığım gibi olumlu yönden:
 
Ağustos ayında  Beşiktaş'ın grubundaki takımlara baktığımda üçüncülük için D.Kiev ile çekişir, ama 2. olup gruptan çıkarsa başarı demiştim. Birincilikteki favorim ise Napoli idi, gerek ekol, gerekse bütçe olarak. Fakat 6 maçlık, kısa boylu turnuvada hiç yenilmeden, üstelik bir de araya Napoli  deplasmanı "mucize" galibiyeti sıkışınca toplam 7 puanla  "acaba mı" dedim  son maç arefesinde. Açıkçası iddiası kalmamış D.Kiev önünde en az bir beraberlik, hatta galibiyet bekliyordum herkes gibi. Maç günü ABC'de yayınlanan yazımda birkaç çekincemi dile getirmiştim. İklim şartları, saha koşulları ve rakibin rahat olmasıyla ilgili..(bu detaya yazımın sonuna doğru "bardağın boş tarafında " geleceğim )..
 
Maçın üstünden 72 saat geçtiği için daha sağlıklı bir analiz yapabiliyorum şu anda. Çünkü 90 dakikayı bir kez daha izledim ertesi gün, ki Şenol Güneş onbir kez izlemiştir eminim. Maçı ikiye ayırmak gerek. İlk 30 dakika ve sonrası, ki bunu bazı yazarlar, özellikle 80'li yıllarda tanıdığım, ülke futboluna büyük hizmetler vermiş olan rahmetli Gündüz Tekin Onay Hoca'nın değerli oğlu Güntekin de yazmış. Ama ayrıldığımız bir nokta var kendileriyle, bunu da son "olumsuz" bölüme bırakıyorum..
 
İlk 30 dakika; gelelim oraya... Oyunu forse etmeye çalışan bir Beşiktaş, Quaresma ile sağ kanat atakları yapan, bu arada bir şok gol yemesine rağmen umursamayan, hemen toparlanan, skoru çevirmek için didinen, çevirecek de olan ama 29'da çalan yanlış bir penaltı düdüğü ve Beck'in "ihraç" edilmesiyle 0-2'ye gelen skor, eksik kalmanın yanı sıra bozulan moraller. Buraya kadar "bardağın dolu tarafı", çünkü futbolda arada sırada bu tip haksızlıklara uğrayabiliyor takımlar.
 
Ancaaaak, gelelim bardağın boş tarafına; yani ikinci 60 dakikalık bölüme. Beyler, siz amatör değilsiniz, duygularınıza esir olamazsınız. Milyon Eurolara  imza atan futbolcular olarak "dağılma" hakkınız yok. 10 kişiyle de sahada varınızı yoğunuzu ortaya koymalıydınız. Kimse bana "Aboubakar da atıldı, takım 9 kişi kaldı" demesin, çünkü o kırmızı kartı gördüğünde skor 0-5 idi. Yani demem o ki, hakem etmeni büyük rol oynadı, kabul ama profesyonellik ve hedef bir anda söküp atılamaz.
 
Ve sonuçta 0-6'lık ağır bir yenilgiyle tamamlandı Kiev deplasmanı. Şimdi daha önemli bir süreç, yeni hedefler başladı. Önce yarın oynanacak, yıllar sonra rakip seyircinin de geleceği Bursa maçı. 3 gündür Şenol Hoca ve yöneticiler mutlaka çaba sarfediyorlardır ama ben de "naçizane" tavsiyelerimi sıralayayım. Bu "travmadan" kurtulmanın başlıca çaresi ilk maçı kazanmaktır. Bunun için sahaya bu şoktan az etkilenmiş oyuncular topluluğuyla çıkmak gerekir.

Önce 6 gol yemiş, moral açıdan çökmüş, hatta üzüntüsünden gözyaşı dökmüş Fabricio'nun dinlendirilip kaptan Tolga ile başlamak gerekir diye düşünüyorum. Ardından, stopper hattında Marcelo'nun yanına, şimdiye kadar çok gözardı edilmiş Atınç veya sakatlığı düzelmiş Rhodolfo'nun monte edilmesini doğru buluyorum. Orta alanda hiç bir koşuldan etkilenmeyen Atiba'nın yanında artık Gökhan İnler'le başlanmasını, Tolgay veya Oğuzhan'dan hangisi Hoca'ya doğru geliyorsa onu tercih etmesini öneriyorum. Quaresma kart cezalısı olduğuna göre taze bir enerji olan Ömer Şişmanoğlu, sağ savumada oynaması gereken G.Gönül'le iyi işler yapar diyorum. Sol atak kanadında Adriano, önde ise Cenk veya Avrupa'da cezalı duruma düşen, kulağı çekilmiş Aboubakar. Bir tek sol savunma kaldı boşta, eğer sağlamsa Tosiç tabi...
 
 Bu onbirin oyuna girecek yedekleri; geride Beck, Rhodolfo veya Atınç'tan biri, orta alanda Necip'e ilave olarak Tolgay-Oğuzhan'dan tercih dışı kalan, forvette ise Cenk veya Aboubakar. Ne yazık ki Olcay'ın adını söyleyemiyorum. Bu harika oyuncuya ayrı bir parantez açmak istiyorum. Bildiğim kadarıyla Almanya doğumlu, aynı "kaderden" gelen bir kızla evlilik yaptı. Birden para ve şöhrete boğuldu. Sosyolog ve psikologların çözmesi gereken bir durum, çünkü kısa sürede bu kadar hızlı bir performans düşüklüğü olamaz..Bu satırları okuyorsa yardım etmek isterim...
 
Kerim, 2 yıl öncesinin A Ulusal takımına davet edilen, geleceği parlak oyuncu, ona ne oldu sahiden? Fenerbahçe ile oynanan derbiden 3 gün önce Darıca Gençlerbirliği kupa maçını 90 dakika izledim. İlk 11 deydi Kerim, son derece kötü oynadı, ama sonlara doğru atılan 2 gol de ondan geldi tesadüf eseri ve önemli derbiye Şenol Hoca onunla başladı, Aboubakar'ı yedek bırakarak..Ve 3 gece önce Şampiyonlar Ligi, var olmak veya olmamak maçına çıkarken aynı Hoca 1.5 aydır oynatmadığı Olcay'la başladı maça.

 Sayın Güneş, geçen  sezon Beşiktaş'ın şampiyonluğunda rol aldığınız için saygı duyarım, "makus talihinizi" bu camia üstünden değiştirdiğinizi, Ulusal takımımızın en büyük başarısına imza attığınızı yıllardır "Belek Seminerlerinde" savunurum, sizi saçınızla, başınızla haksız yere eleştiren "bohemlere" karşı çıkarım, solcu, demokrat, Trabzonlu bir öğretmen olarak alkışlarım. Ama Ahmet Suat Özyazıcı'dan, Özkan Sümer'den hiç mi utanmıyorsunuz? Beşiktaş'ın "özkaynak düzeninden" iki sezondur bir oyuncuyu  bile A takımına çıkartamamanın ayıbından ötürü.
 
Sevgili ABC okuyucuları, "dolu bardakla" başladığım yazı ne yazıkki "boş bardakla" bitti. İnanın bu emelle başlamamıştım, şartlar böyle bu bozuk yapıda, elden ne gelir, af edin...

Galiba, bardağın kırılmamasına özen göstermek en doğrusu bu gidişle...
 
ŞANGIIIIR...!!
 
 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Talisca veda etti!19 Mayıs 2018 Cumartesi 21:25
  • İnönü'de Larin şov!19 Mayıs 2018 Cumartesi 21:16
  • Gomis, Alex'in rekorunu kırdı!19 Mayıs 2018 Cumartesi 21:12
  • Süper Lig'de şampiyon Galatasaray!19 Mayıs 2018 Cumartesi 20:57
  • Şampiyon belli oluyor! Kritik maçlarda gol sesleri var...19 Mayıs 2018 Cumartesi 19:52
  • Şampiyon bu akşam belli oluyor...İşte kritik maçların 11'leri19 Mayıs 2018 Cumartesi 18:19
  • Şarapova tenis kariyerini noktalıyor mu?19 Mayıs 2018 Cumartesi 16:59
  • Göztepe 'Çukur'a indi19 Mayıs 2018 Cumartesi 16:40
  • Fenerbahçe finalde18 Mayıs 2018 Cuma 22:47
  • Koray Günter Genoa ile anlaştı18 Mayıs 2018 Cuma 20:04
  • 1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)