• BIST 104.539
  • Altın 163,366
  • Dolar 3,9376
  • Euro 4,6999
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 5 °C
  • Adana 7 °C
  • Antalya 8 °C

Başkanlık dayatmasında son nokta: Tek sorulu referandum

Başkanlık dayatmasında son nokta: Tek sorulu referandum
Sabah yazarı Engin Ardıç başkanlık sistemi için tek sorulu bir referandum yapılmasını önerdi.

Yandaş Sabah yazarı Engin Ardıç başkanlık sistemi için tek sorulu referandum önerdi.  Önerisine Türk tipi referandum diyen Ardıç, başkanlık dayatması için kurduğu fanteziyi de 'doğrudan demokrasi' diye niteledi.  

İşte o yazı; 

Bir sürü muhalif çakalın "anayasa mutabakatla yapılmalıdır" demesine rağmen ortada bir mutabakat olmadığı ve asla olamayacağı ayan beyan bellidir.
O zaman AKP'ye bir tek yol kalıyor: 
"Forcing!"
Yani, zorlama.
Ama demokratik zorlama tabii.
AKP'nin koltuk sayısı 330'u bulmuyor, dolayısıyla bir anayasayı kendisi yapsa da referanduma götüremez (14 kişi daha gerekiyor.) 
Fethullahçı basın, ortalığı karıştırmak ve aklı sıra halka "gene mi, öff yeter artık" dedirtmek için (bunu çarçur tirajlarıyla başaracaklar!), iktidarın "yeterli koltuk sayısına ulaşabilmek amacıyla bir erken seçime gideceği" palavrasını ısrarla sıkmayı sürdürüyor... Bu bir balondur.
O zaman da kilidi açmak, düğümü çözmek için "başka türlü bir referandum" akla geliyor.
Bir anayasa referandumu değil, hayır.
Bir "nabız yoklama" referandumu!
Halka bir tek soru sorulmalıdır: "Başkanlık sistemi istiyor musunuz?"
Evet ya da hayır. Beyaz oy evet, renkli oy hayır.
Ya da şöyle bir soru: "Başkanlık sistemine geçilmesini mi istersiniz, parlamenter sistemin devamını mı?"
Beyaz oy başkanlık, renkli oy parlamenter.
Bu referandum için 330 oya gerek yoktur. (Sabih olmaz diyecektir, ona aldırmayın. Sabih TKP'nin kapatılmasını da istemişti, bu emekliyi ciddiye almayın.) Çünkü bu bir anayasa referandumu olmayacaktır.
Çünkü ortada halka sunulan bir anayasa "metni" olmayacaktır bir kere.
Bu bir nabız yoklama, bir "temenni araştırması" olacaktır.
Dolayısıyla, 276 oyla da kanunlaşabilir.
Meclisin bu yetkisi vardır.
Sonbaharı beklemeye de gerek yok, hemen üç ay sonra yapılabilir.
Yüksek Seçim Kurulu'na gerekli hazırlık süresi sağlanarak.
Böylece somut bir sonuç alınır.
Halk hayır derse, başkanlık sistemi tartışması uzun süre bir daha açılmamak üzere kapanır. Ortalık mayna olur. İktidarın deyimiyle "eyvallah"...
Fakat halk evet derse...
Bunun bir "yaptırım" gücü olmayacaktır tabii.
Ama müthiş bir "moral" etkisi olacaktır.
Böyle bir sonuca meclis uzun süre direnemez.
Çünkü sonuçta bu adamlar milletin "vekilidirler" ve hukukta esas olan vekilin değil "müvekkilin" beyanıdır.
İşte size "doğrudan" demokrasi, hani İsviçre gibi... Hani Medeni Kanun'unu aldığımız İsviçre var ya, orada böyle yürüyor bu işler.
Var mısınız?
Yoksa bunun da dikta olduğunu söyleyip kargaları bile güldürecek misiniz?

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)