• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 11 °C
  • Adana 12 °C
  • Antalya 13 °C

Bayram gelmiş neyime?

Doğan YURDAKUL

İstihbarat örgütleri, 19 Mayıs’ta Anıt Kabir’e ve kutlama gösterilerine bombalı saldırı olacağı uyarısında bulunmuş!

Kimdir bu istihbarat örgütleri? Üç başlı istihbaratımızın, MİT, Kamu Güvenliği Müsteşarlığı veya Emniyet Genel Müdürlüğü örgütlerinden biri olabilir mi? Anımsayacağınız gibi, bu üç örgütün başında bulunanlar, TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu kendilerinden bilgi almak için dört kez çağırmasına rağmen bu çağrılara uymamış, bundan sonra da uymayacaklarını bildirmişlerdi!  IŞİD militanlarının hapisten kaçmasından haberi olmayan bu örgütler, şimdi IŞİD’in19 Mayıs’ta bombalı eylem yapacağını bildiriyorlar!

Milli Kurtuluş Savaşının başlangıcının ve zaferinin, o savaşı yürüten Meclis’in kuruluşunun,  Cumhuriyet’in ilanının halk tarafından bayram yaparak kutlanmasını her yolu deneyerek önlemeye çalıştılar, önleyemediler. Şimdi de “terör korkusu” yoluyla önlemeyi deniyorlar. Meclis’te çoğunlukları var. Bin dereden su getireceklerine, “biz bu bayramları tanımıyoruz” diye bir yasa çıkarsalar da rahatlasalar.

“SEYİRCİSİZ KUTLAMA” OLABİLİR Mİ?

Gençlerbirliği taraftarıyım. Bununla birlikte, Beşiktaş’ın Türkiye birinci futbol ligi şampiyonu olmasını, Galatasaray’ın basketbol Eurocup şampiyonu olmasını, Fenerbahçe’nin basketbol Euroleague ikincisi olmasını kutluyorum. Beşiktaş, kupasını Çarşamba akşamı alacakmış. Umarım “büyüklerimiz” o kutlamaya gitmek istemezler. Yoksa o kutlama, Beşiktaş stadının açılışındaki gibi “seyircisiz” yapılmak zorunda kalabilir.

BİR PARTİ TÜZÜK DEĞİŞTİRMEYE KALKMIŞ… 

Türkiye’deki 30’a yakın siyasi partiden herhangi birinin içindeki dört kişi, tüzüğün bir maddesinin değiştirilmesi için parti kongresinin toplanmasını istese. Partinin 1242 delegesi olsa. Kongre toplanması için 607 delegenin onayı gerekse. Bu dört kişi, 748 delegenin imzasını alıp kongre toplamak, hatta istedikleri değişikliği yapmak için gerekli çoğunluğu elde etseler. Yani, hukuka (Siyasi Partiler Kanununa) göre her şey doğal olsa. Böyle bir durum kimin umurunda olur? Kim duyar, kim konuşur?

Ama bu partinin Meclis’te 40 milletvekili olunca, bu kadar sıradan bir olayın rengi birdenbire değişiyor. Hukuken doğal olan durum, siyaseten doğal olmaktan çıkıyor.

Partinin Genel Başkanı “o kongreyi yaptırmam” diyor, Saray’a koalisyon mesajları yolluyor. İktidar, kongrenin yapılmasını önlemek için yargısıyla, polisiyle harekete geçiyor. İktidarın medyası da o imzaları toplayanları karalama kampanyası başlatıyor. Eşgüdümlü manşetleri şöyle oluyor: “Paralel Kurultay”,  “Korsan Kurultay ”, “Polis barikatına takıldılar”,“Dörtlü şov”, “Kongren!”, “Yoldaş Meral Abla”

Peki, koparılan bütün bu gürültünün nedeni ne? Bilal’e anlatır gibi anlatalım:  Çünkü iktidarın Anayasa’yı değiştirmek, Saray’a padişah yetkileri vermek için o 40 milletvekiline ihtiyacı var da ondan!

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.