• BIST 103.200
  • Altın 197,070
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 24 °C
  • Adana 22 °C
  • Antalya 21 °C

Bazıları bıçak sever...

Ali Haydar NERGİS

’’Kılıç kından çıkınca bütün duygular susmalı!

  Karşı cephede babalarınız da görseniz

  Paralayın suratlarını yalın kılıcınızla!’’

                              Eski Yunanlı şair, filozof, Samsat’lı Lucianus

Yen Akit  Gazetesi Genel Yayın yönetmeni Kadir Demirel’in  bıçaklanarak öldürülmesi, artık kanıksadığımız bomba ve kurşunla öldürmenin yanı sıra, gözleri yeniden  bıçaklı saldırılara  çevirdi.

Kılıçla kelle koparmak, günümüzde artık dinci terör örgütlerinin bilinen bir yöntemi haline geldi.

Köroğlu,‘’Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu/ Eğri kılıç kında paslanmalıdır’’ dese de, bıçakla öldürmek; saldırıların,en puştası, en sinsi ve kalleşçesidir..

Bıçakla ‘’harakiri’’ yaparak kendini öldürmek, Japon geleneğinde yaygın bir yöntemdir.

Hırıstiyan dünyasında Rönesans ve Reform yıllarında, giyotinle kelle koparmak, olağan bir cezalandırma şekliydi.

Dinlerde bıçakla kan akıtmak o denli kutsanmıştır ki, Hazreti İbrahim, oğlu İsmail’in boynunu bıçakla koparmak üzereyken, tanrı tarafından bir koç armağan edilir ve İsmail kesilmekten kurtulur. İslam dünyasında, her yıl, Kurban Bayramında, milyonlarca hayvan kurban edilir. Bir dileğin yerine gelmesi karşılığında, adaklar adanır,kesilen hayvanın kanı, adak adanan kişinin alnına sürülür.

Tarihte, bıçakla gerçekleştirilen en korkunç cinayetlerden Jul Sezar’ın öldürülmesidir. (M.Ö.44) Roma İmparatoru Sezar’a kumpas kuran bir grup senatör, onu bir bildiriyi okuması için senato kürsüsüne davet eder. Sezar, konuşmaya başladığı sırada, cinayeti işlemekle görevlendirilen Servilius Casca, hançerini çekip Sezar’ın boğazını keser. Ancak, Sezar ölmemiştir, ikinci darbeyi indirmemesi için Casca’nın kolunu tutar. Katil korkar, ‘’Yardım edin!’’ diye bağırır. Daha sonra,Sezar’a en yakın kişilerden biri olan Brütüs başta olmak üzere grupta bulunanlar Sezar’ı 23 yerinden bıçakladılar. Ünlü şair ve oyun yazarı Shakespeare, daha sonra oyunlaştırdığı bu sahneyi, Sezar’ın, en yakınındaki kişilerden  Brütüs’e, ‘’ Sen de mi Brütüs?’’ diye haykırdığını anlatır…

İslam Dünyasında kalıcı ayrılıklara neden olan en önemli olaylardan biri, Hazreti Ali’nin,  Küfe’de ibadet ederken öldürülmesidir. Bu olayda Ali,  Mülcem tarafından arkasından zehirli bir kılıçla ağır yaralandı, 2 gün sonra, 661 yılında öldü. Hazreti Ali’nin oğlu Hüseyin, babasının ölümünden sonra, Muaviye ve oğlu Yezit’in Emevi yönetimi tanımadı ve ona karşı savaşmaya karar verdi. Girdiği Kerbelâ Savaşı’nda yenildi. Yezit yanlılarından Şimir tarafından kafası bedeninden koparılarak öldürüldü. (M.S. 680)Hüseyin’in kardeşi Hasan da, zehirlenerek ortadan kaldırıldı.
I. Murat, şehzadelik yıllarında Edirne’yi aldı, Balkanlara açıldı. I. Kosova Savaşı’nda kazandığı zaferden sonra savaş meydanında dolaşırken Haçlı Ordusuna bağlı Miloş Obiliç  adlı bir asker tarafından hançerlenerek öldürüldü. ( 1389)

Montaigne’nin, Denemeler’de anlattığına göre, Osmanlı padişahlarından Fatih Sultan Mehmet,  ilerde tahta geçmesini önlemek için, babaları bir, anaları ayrı küçük erkek kardeşini  ortadan kaldırmak istediğinde, kardeşinin bakıcılarından birini kullanıyor. Adam, şehzadeyi her zamankinden fazla su yutturarak boğuyor. Fatih, cinayetteki rolünün anlaşılmaması için  bakıcıyı boğdurulan üvey kardeşinin annesine teslim ediyor. Kadın, Fatih’in gözlerinin önünde katilin karnını bıçakla yarıyor, kendi elleriyle ciğerlerini söküp  köpeklere yediriyor.

Sokullu Mehmed Paşa, II. Selim ve onun yerine geçen III. Murat’ın başarılı sadrazamıydı. 1579 yılında, şeyhleri Hamza  Bâli’nin idam edilmesine kızan fanatik bir meczup tarafından, bıçaklanarak öldürüldü. Suikastte, Padişah III. Murat’ın da parmağı olduğu öne sürüldü.

İslam coğrafyasında, Seyyid Nesimi’nin, Hallac-ı Mansur’un derisi yüzüldü.

Şeyh Bedrettin’in isyancı arkadaşı Börklüce Mustafa’nın başı kesildi.

Yavuz Sultan Selim zamanında, 40 bin Anadolu Alevi’si kılıçtan geçirildi.

Menemen’de, ‘’ Şeriat isterük!’’ diye  bağıran Derviş Mehmet ve adamları tarafından Asteğmen Mustafa Fehmi Kübilây’ın başı kesildi.

Ermenilerle Türklerin yüz yıllarca kardeşçe yaşadıkları Adana’nın Hacın( Saimbeyli) ilçesinde, geçen yüz yılın başında, emperyalist kışkırtmalar sonunda meydana gelen katliamlar: ‘’Hançer bıçak asıcılar/ Gayrı bizi kesiciler/ Ayan olsun Doğan Bey’in/ Urumlu’yu basıcılar’’ şeklinde ağıtlara, türkülere geçti...

YAKIN TARİHİMİZE GELELİM

Lev Troçki, Sovyet devriminin etkili liderlerinden biriydi. Sovyet Kızılordu’sunu kurmuş, baş komutanlığını yapmıştı. Lenin’in ölümünden sonra Josef Stalin’le giriştiği iktidar mücadelesini kaybedince görevden alındı ve sürgüne gönderildi.Meksika’da, sürgünde bulunduğu sırada, gazeteci kimliğine bürünen Ramon Mercader adlı bir Stalinci’yi , röportaj yapmak için evine kabul etti. Suikastçı tarafından kafasına  kazma ile vurularak ağır yaralandı, bir süre sonra da öldü.

İdam ve ateşli silah kullanılmamış olsa da, Yazar Sabahattin Ali’nin başına sopa ile vurularak öldürülmesini de bu vahşi cinayetler kategorisinde değerlendirmek gerek. Kemal Bayram tarafından yazılan Sabahattin Ali Olayı kitabındaki anlatımlara göre, cinayeti işleyen eski astsubay Ali Ertekin, Milli İstihbarat Teşkilatı çalıştığını itiraf ediyor. Sultanahmet Cezaevi'nde yatan solcularla ahbaplık kurması için sokulduğu hapishanede, Sabahattin Ali’nin hapisten çıktıktan sonra yurt dışına kaçacağını, kendisinin de ona yardımcı olacağını rapor ediyor. Onlar da, "Sabahattin Ali'yi yolda temizle!’’ diyorlar. Sabahattin Ali, hapisten çıktıktan çıktıktan sonra, Bulgaristan üzerinden Avrupa’ya geçmek üzere bir kamyonla yola çıkıyorlar. Edirnekapı'dan Ali Ertekin'i de kamyona alıyorlar. Ali Ertekin ve Sabahattin Ali, Bulgaristan sınırında kamyondan iniyorlar. Birlikte sınıra doğru ilerlerken, ormanlık bir alanda mola veriyorlar. Sabahattin kitap okumaya başlıyor. Ali Ertekin,o sırada Sabahattin Ali’yi kafasına odunla vurarak öldürüyor. MİT'in kendisine verdiği görevi yerine getirildiğini kanıtlamak için, Sabahattin'in kimliğini belgeleyecek diş protezlerini, gözlüğünü ve üzerinde çıkan baz özel eşyalarını oturduğu evin bahçesine gömüyor. Olaydan sonra, MİT, Ali Ertekin’e sahip çıkmıyor. Sabahattin Ali’nin cesedi birkaç gün sonra ormanlık alanda bulunuyor. Emniyet, MİT’ten habersiz cinayeti soruşturmaya başlıyor. İz sürerek Ali Ertekin’e ulaşıyorlar. Katil, emniyetle MİT’i karıştırıyor, MİT tarafından sorgulandığını sanıyor. Cinayeti itiraf ediyor. ‘’Kanıtla!’’ dediklerinde ise evinin bahçesine gömdüğü Sabahattin Ali’ye  ait çantayı çıkarıyor. Cinayet ortaya böylece aydınlanıyor..

Üzeyir Garih, Musevi bir işadamıydı. 25 Ağustos 2001 günü, tek başına gittiği Eyüp Mezarlığı’nda yakınlarının mezarlarını ziyaret ederken, kendisinden para isteyen Yener Yenmez adlı bir kişi tarafından 10 yerinden bıçaklanarak öldürüldü.

Anna Lindh, İsveç’in başarılı Dışişleri Bakanıydı. Stockholm’de doğdu. Uppsala Üniversitesinde hukuk okudu. Sosyal Demokrat Parti’den milletvekili seçildi. Başbakan Göran Persson’dan sonra, İlk kongrede partinin genel başkanlığına getirilmesine kesin gözüyle bakılıyordu. 10 Eylül 2003 günü, tek başına gittiği bir alış veriş merkezinden çıkarken bıçaklı saldırıya uğradı. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede öldü.  Cinayet işleyen, daha önce psikolojik tedavi görmüş bir yabancıydı. 1986 yılında eşiyle birlikte gece sinemadan çıkarken cadde ortasında silahla vurularak öldürülen İsveç Başbakanı Olof Palme cinayeti gibi, Anna Lindh cinayeti de kuşkulu bulundu. Ancak, kanıtlara ulaşılamadı.

Mümtaz sevinç başarılı bir tiyatro ve sinema oyuncusuydu.

Üsküdar’daki evinde, bir süredir ayrı yaşadığı sevgilisi tarafından 24 Ocak 2006 günü bıçaklanarak öldürüldü.

Genç psikolog, yardımcı doçent Alper Engeler, kedi barınağı yapmak isterken tartıştığı bir kişi tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

PEPUNG KUŞUNUN HİKAYESİ..

Bir de halk arasında anlatılan Pepung kuşunun söylencesi var...

Dersim yöresinde ve Toroslarda, Pepuk, pepug, pepung olarak da adlandırılan bu kuşla ilgili söylence şöyle:

Bir sabah, evin küçük kızı ile erkek kardeşi, kenger ışkını toplamak için dağa gidiyorlar. Kız, kengerleri toplayıp, erkek kardeşin sırtındaki torbaya dolduruyormuş. Akşama eve dönerken, kız, ne kadar kenger topladıklarını merak etmiş. Erkek kardeşinin sırtındaki torbayı indirmiş, bir de bakmış ki, torbada hiç kenger yok.  Kız, küçük kardeşini ‘’Topladığımız kengerleri gizli gizli yedin’’ diyerek suçlamış. Çocuk, ‘’ Ben yemedim, inanmazsan karnımı aç, bak!’’ demiş. Kız, inanmamış. Elindeki bıçakla  kardeşinin karnını yarıp bakmış, ancak, bir tane bile kengere  rastlamamış.. Meğerse, torbanın dibi delikmiş, toplanan kengerler oradan yere dökülüyormuş. Karnı yarılan küçük kardeş oracıkta ölmüş. Ablası da, o an tanrıya yalvarmış; ‘’ Tanrım,beni bir kuş yap, diyar diyar dolaşıp kardeşimi nasıl öldürdüğümü anlatayım’’ demiş.

Tanrı da bu dileği kabul etmiş…

Dersim yöresinde,Toroslarda, Binboğalarda, çzellikle kengerlerin, çiğdemlerin çıkmaya başladığı ilk bahar aylarında dağlarda garip bir kuş öter. Sesi dertli, dokunaklıdır. Derler ki:

Bu kuş, kardeşini bıçakla öldüren o kızın ta kendisidir. Kardeşine, Kürtçe olarak şöyle ağıt yakar:

Pepo, keko ! (Ben Pepo, sen Keko!)

Ke kuşt( kim öldürdü!)

Mı kuşt( Ben öldürdüm!)

Ke şuşt( Kim yıkadı?)- (Öldükten sonra kim yudu)

Mı şuşt( Ben yudum!)

Ke dardwe ( Kim kaldırdı?)- ( Defnetti)

Mı darwe( Ben kaldırdım)

Çocukluğumuzda, kengerler yeşermeye başladığında,her sabah yürek paralayarak öten bu kuşu  görmek için dağlara düşerdik.

Biz yaklaştıkça, ses uzaklaşır, bize hiç görünmezdi.

Bir de bakardık ki, gide/ gide dağın yarısına ulaşmışız..

Onu görememenin çaresizliğiyle dönerdik köye..


 

 

Yazarın Diğer Yazıları
1234567
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 212 963 1051 (pbx)