• BIST 106.839
  • Altın 173,099
  • Dolar 4,0730
  • Euro 4,9572
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 23 °C
  • Adana 30 °C
  • Antalya 29 °C

Bedel

Yeliz Koray

Bir, bilemedin iki yıl önceydi. Yine meraklısı olduğum hayat hikayelerinden birinin röportajını bitirmiş, asla değişmeyen soruma sıra gelmişti.

Hayatınızın filmini çekseniz ya da kitabını yazsanız adı ne olurdu?

Karşımdaki kadın duraksadı, uzun uzun düşündü. Bir iki kelime çıkar gibi oldu ama hayatını tamamlamıyordu hiç biri.
Şaşırmamıştım, çünkü bu soruya pek az cevap alabilmiştim.
Doğru kelimeyi bulmaktan vazgeçtiğinde öğretmenin sorusuna cevap veremeyen çocuk edasıyla
“Siz hayatınıza ne isim verirdiniz peki?” dedi.

Ee karşımda kadın vardı, soruma soruyla karşılık vermiş beni kendi silahımla vurmuştu.
İşin kötü tarafı onlarca kişiye sorduğum bu soruyu bir kez bile kendime sormamıştım.
Arkama yaslanıp otuz küsür yıllık hayatımı gözümün önünden geçirdim.
Yaşadığım dört şehir, aile, okullar, arkadaşlar..
Sonrası ev ve iş arasında geçen monoton bir hayat…
Gerçi özel hayatımda yaşadığım şanssızlık ve aksiliklerden iki cilt kitap çıkartıp şak diye üç kelimelik bir cümleyle özetlerim ama hayatımın geneli bu değildi tabii.

Düşün..düşün…
“Terzi kendi söküğünü dikemez
” misali ben de bulamadım.

Kendi seçtiği ya da seçmediği hayatının bir noktasında, zirveyi veya dibi görmüş onlarca insanla röportaj yapıp, onlardan bile adam akıllı cevap alamamıştım sonuçta.

Düşünsenize 20 yaşından sonra cinsiyet değiştirmiş, aşkı için her şeyi bırakıp Mısır’a gitmiş hatta ihanete uğrayıp beş kuruşsuz Türkiye’ye kaçmış ya da hobi olarak başladığı işi büyütüp iş adamı olmuş insanlar bile hala hayatına bir anlam yükleyememişken benim ne haddime!

Bunun rahatlığıyla ne kadar sıradan hatta bazen sıkıcı bir hayatım olduğunu kendime itiraf ederek düşünmeyi bıraktım…

***
Okurken içinizden kendinize bu soruyu sordunuz mu, ya da okuduktan sonra sorar mısınız bilmem ama ben sormadan buldum cevabı.
Tek satır yazmadığım 4 ay içinde düşünecek çok zamanım oldu çünkü.

Kumsalda plastik kovalarla saatlerce uğraşarak yaptığı kulesi bir dalgada yıkılan küçük çocuk gibi yerle bir olan emeğime baktım uzun süre.

Yılların emeği, hayallerim, amacım, yarın için planlarım…
Sabahlara kadar düşündüm; nerede hata yapmıştım?
Kararım yalnızca beni bağlasaydı belki her şey daha farklı olurdu ama bencillik yapmanın hiç sırası değildi.
Bu yüzden vicdanım rahat. Tek hatam hayatın akışı içinde B planı yapmamaktı.
Sonuç olarak körler ülkesinde ‘kral çıplak’ diye bağırmanın bir bedeli olacakmış.
Olsun.
Kimine göre bu yükle, kimine göre boynuma astığım madalyayla; üstelik ‘Aslansın kaplansın’ diyenlerin arkamı döndüğümde orada olmayacaklarını bilerek baş başa kalacağımı biliyorum.

Olsun, işsiz kalmak onursuz olmaktan iyidir.
Çay koydum, yeniden başlıyorum…

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
1234567
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 212 963 1051 (pbx)