• BIST 105.964
  • Altın 163,195
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 5 °C
  • Adana 8 °C
  • Antalya 11 °C

Beşiktaş, Sırat Köprüsü’nü geçti

Beşiktaş, Sırat Köprüsü’nü geçti
Artık sırat köprüsü geçilmişti, tabi bu maçlık. Daha 3 önemli haftası var siyah-beyazlıların, tıpkı rakipleri Başakşehir gibi..

Ali Kaya Soysal

Dün geceki maçın gergin geçeceği cok önceden belliydi. Çünkü, özellikle Bursa cenahının güttüğü manasız  kinden ötürü son yıllarda iki takım arasındaki maçlar bu atmosferde geçiyor. Dilerseniz maçın içine girmeden Bursa-Beşiktaş arasındaki bu anlamsız "husumetin" aslında nereden kaynaklandığını anlatayım:

Yeni nesil bu olayın nedenini Bursaspor’un küme düştüğü 2003/4  sezonuna dayandırırlar. Ne olmuş o yıl: Efendim Beşiktaş iddiasını yitirerek gittiği son hafta Rize deplasmanında mağlup olmuş da, Bursa onun için düşmüşmüş… E peki, bir an böyle olduğunu varsayalım, o sezon Bursa’nın kankası Ankaragücü sonlara doğru Akçaabat Sebatspor’a yenilmeseydi düşmeyecekti yeşil-beyazlılar. Yani bu büyük bir palavra…

İşin aslı 70’li yılların ortalarına dayanır: 1974-76 arası Beşiktaş, komşu Bursa’nın yıldız futbolcuları olan sırasıyla Mesut, Gürol, Tezcan, Sinan, kaleci Rasim ve Kasım’ı transfer etti, Bursa bu futbolcuların sırtından tonlarca bonservis bedeli kazandı ve üstelik söz konusu oyuncular kendi arzularıyla koşarak geldiler siyah-beyazlı camiaya. Kaldı ki bu sporculardan birisi, Rasim Kara yıllarca oynadı, takımın kaptanlığını yaptı, sonraki yıllarda teknik direktör olarak görev aldı ve uzun yıllar Divan Kurulu yönetiminde yer aldı. Bu oyuncu kayıplarını Bursa’nın fanatik kesimi hazmedemedi, üstüne küme düşme olayı da eklenince ortaya manasız, saçma bir nefret senaryosu çıktı.

Ben şahidim, Fikret Orman bu husumetin giderilmesi için çok kez zeytin dalı uzattı Bursa’ya, ama eli hep boş kaldı. Sonunda bu sezon deplasman yasağının kalkmasıyla 14. hafta Istanbul’a  gelen Bursaspor hiçbir çirkin olay yaşanmadan yönetimiyle, seyircisiyle ağırlandı ve uğurlandı. Ama dün gece yaşanan olayları, saha içi ve dışı Beşiktaş nefretini görünce dilim tutuldu, şu anda da elim. İyisi mi maça geçelim..

Bursa, seyircisinin de desteğiyle çok iştahlı başladı oyuna. Son 3 maçta yenilen 16 golün ezikliği birden gitmiş, ortaya canla başla mücadele eden bir kadro çıkmıştı. İlk 15 dakika oyunu forse eden Bursa idi. Aşırı sertlik bu bölümün ana unsuruydu bana göre. Beşiktaş ise panikliyor, geriden çıkarken kaptırdığı toplar Atiba, Tolgay ve Oğuzhan’ın pas hataları Bursa’lı oyuncuları yüreklendiriyordu. Bu manzara maçın sonucu üzerinde tribündeki ve TV başındaki Beşiktaşlılara endişe veriyordu. Bu böyle devam edemezdi, çünkü iki takım arasında kalite olarak fark vardı.

Maçın ilerleyen bölümlerinde bu fark kendini gösterdi ve Beşiktaş oyunun dümenini eline geçirdi. Bu aşamada Tolgay’ı başrole koyuyorum. Geri ve yan pasları terk ederek takımı ileriye taşıyan kişi oldu. İlk yarım saat sahada gözükmeyen Quaresma sağ kanatta sorumluluk almaya, Babel de soldan etkili ataklar yapmaya başladı. Gökhan ve Adriano oyuna katıldılar. Oğuzhan canlandı, Aboubakar rakip savunmayı yıpratan driplinglerine döndü. Devre arasına kadar Babel ve Q7’nin iki muhteşem şutunu Harun’un kurtarmasına ve Aboubakar’ın kaçırdığı gole tanık olduk.

60. dakikada Şenol Hoca korkunun ecele faydası olmadığını kavradı ve yerinde bir kararla Atiba’nın yerine oyuna Cenk’i alarak 4-4-2 ye döndü. Ama bu dakikalarda Bursa’nın Kubilayla girdiği gol pozisyonunu Fabri’ye teslim etmesi maçın kırılma anı oldu diyebilirim... Hemen ardından da çift santrafordan Aboubakar’ın pasını diğeri Cenk akıl dolu bir vuruşla Bursa filelerine gönderince Beşiktaş "sırat köprüsünü" yarıladı. Kalan 25 dakikalık bölümde atak yapan, gol arayan, geçen haftaki F.Bahçe maçından ders çıkaran bir Beşiktaş gördük sahada. Bu anlayış semeresini son dakikada da olsa verdi. Tolgay’ın nefis derin pasına hamle yapan Aboubakar skoru belirledi: Beşiktaş 2 - Bursa 0...

Artık sırat köprüsü geçilmişti, tabi bu maçlık. Daha 3 önemli haftası var siyah-beyazlıların, tıpkı rakipleri Başakşehir gibi..

Yazımı bitirirken 2 dip not:

1- Q7 dün atılabilirdi. Gördüğü sarı karttan sonra Bursa seyircisini protesto etmek amacıyla yaptığı alkış jestini hakem Bülent Yıldırım yanlış değerlendirip kırmızıya çevirebilirdi... Bu arkadaş kalan 3 haftada çalışmalarını "psikolog" eşliğinde yapmalı, veya ilk onbirde olmamalı.

2- Bursa sahası sahaya atılan maddeler ve 90 dakika edilen galiz küfürler nedeniyle en az 1 maç kapanır. Yapmayın etmeyin Bursalı kardeşler, takımınıza zarar veriyorsunuz. Ayrıca, bir kulübe oyuncular kaptırmak düşmanlık nedeni oluyorsa; Şener, Ozan, Volkan ve Fernandao’nun aynı takıma transferine ne diyorsunuz?

Lütfen biraz sağduyu....

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)