• BIST 103.200
  • Altın 196,867
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 22 °C
  • Adana 23 °C
  • Antalya 21 °C

BHH Muğla Meclisinden yeni anayasa paneli: Laikliği yeniden kazanacağız

BHH Muğla Meclisinden yeni anayasa paneli: Laikliği yeniden kazanacağız
Haziran Hareketi Muğla Meclisi başkanlık rejimi ve yeni anayasa paneli düzenledi.

Muğla Haziran Hareketi tarafından düzenlenen “Anayasa ve Başkanlık tartışmaları ışığında Türkiye nereye gidiyor, ne yapmalı?” başlıklı 20 Şubat Cumartesi günü Menteşe Belediyesi Kültür Merkezi’nde yapıldı.

Panele ÖDP Eş Genel Başkanı Alper Taş ve gazeteci-yazar Enver Aysever katıldı.

Özlem Şahin Güngör’ün yönettiği panelde, Alper Taş konuşmasına Artvin Cerattepe direnişini selamlayarak başladı. Muğla Konakaltı Kültür Merkezinde yapılan panele ilgi oldukça yoğundu. Salonun dolduğu etkinliğe, yaklaşık 500 kişi katıldı. Panel sonrasında Birgün gazetesi yazarı Enver Aysever kitaplarını imzaladı.

20160220_135032.jpg

Paneldeki konuşmasında Enver Aysever; laikliğin, aydınlamanın, bilimselliğin ve sınıf mücadelesinin önemine vurgu yaptı. Geleceğin sosyalizmde olduğunun altını çizdi. Aysever şunları söyledi:

“Her insan bir dünya.. İnsanın hayalleri var. İnsanları 8-10 saat çalışan köle işçilikten kurtarmak insanın kendini ve hayallerini gerçekleştirebilmesini sağlamak gerekli. Yedi yaşındaki kız çocuğunun rahat uyuyabilmesi için faşizmden bu ülkeyi kurtarmamız gerekli. Zeytin en kadim ağaçtır. Ben Tanrı arıyorsam zeytine taparım, onlar ise betona tapıyor. Laikliğin bir zemin olduğunu ifade eden Aysever; biz laiklikten sosyalizme gideriz, burjuvazi ise Laiklikten piyasaya gider.”

20160220_134913.jpg

Ortada bir Anayasa tartışması değil, başkanlık rejimini getirme girişimi olduğunu da belirten Aysever, “Başkanlık sözünü kullanarak onların söylemini meşrulaştırmayalım. Ortada millet iradesi yoktur. Bayburt’ta beş bin kişi bir milletvekili seçerken, İstanbul’da 85.000 kişi bir milletvekili çıkarabilmektedir. Bu mudur milli irade? Bu meclis mi yapacak Anayasa?” dedi.

Aynı zamanda Haziran Hareketi Türkiye Yürütme Kurulu Üyesi olan Alper Taş ise, Artvin’de Cerattepe için sokaklara on binlerce insanın çıktığını belirterek, “Bir doğa alanının koşulsuz korunması, kendisini bu memleketin sahibi gibi gören şirketin temsilcisine bu toprakların sahipsiz olmadığını göstermektir. Mahkeme kararlarına rağmen Cerattepe’ye girmeye çalışan bu güruha söylenecek en güzel sözü doğa söyleyecek, bugün bu mücadeleyi sürdürenler isimlerini tarihe gururla yazdıracaklar. Hukukun ölümünü izliyoruz; mahkeme kararını takmayan, ısrarla o sahaya girmeye çalışan şirketin temsilcisi bilmelidir ki, Artvinliler de bu doğa için mücadele veren insanlar da yalnız değildir” dedi.

Haziran Hareketi’nin önüne koyduğu dört politik mücadele ekseni ve hedefini de açıklayan Taş, “laikliğin korunması değil, kazanılması gerekiyor” dedi. Ülkede şuan laiklik diye bir şeyin kalmadığını belirten Alper Taş, şöyle devam etti:

“Laiklik öncelikle emekçiler için gereklidir. Hükümetin emekçilere ve yoksul halkımıza dönük emek karşıtı politikalarının ortada. Güvencesiz çalışma biçimlerini yaygınlaştırmayı hedefine koyan, esnek çalışmanın tüm biçimlerini kurumsallaştırmayı hedefleyen AKP iktidarı, kamu emekçilerinin iş güvencesine de gözünü dikti. 657 sayılı devlet memurları yasasının  kaldırılması ve kıdem tazminatı hakkının gaspına karşı Haziran olarak çalışma başlattık. AKP uzunca zamandır Parlamentoyu hayali, işlevsiz bir mekân ve kurum haline getirdi. Bilinçli olarak Parlamento devre dışı bırakıldı. Saray etrafında kurulan fiili bir iktidar ülkeyi yönetiyor. Bu durum başkanlık anayasasının da gerekçelerinden birisi haline getiriliyor. Anayasayı kurucu meclis yapar.”

Alper Taş; CHP’yi Anayasa komisyonu masasından kalktığı için kutladı ve aynı hareketi HDP’nin de yapması gerektiğini söyledi. Anayasa ve başkanlık rejimi girişimine karşı kapı kapı dolaşıp karşı kampanya örgütlenmesi gerektiğin de belirten Taş, “ Şam’da Cuma namazı kılma hayaliyle Suriye fatihliğine soyunanlar, Suriye’deki savaşı ülkemize taşıdılar. Suruç’ta, 10 Ekim’de Ankara Gar Meydanında, Sultanahmet’te ve yine Ankara’da karanlık ellerin koyduğu bombalar patlıyor. Türkiye giderek ölümün sıradanlaştığı, kanıksandığı bir Ortadoğu ülkesine dönüyor. Türkiye göz göre göre bir bataklığa, sonuçlarını kimsenin kestiremeyeceği bir savaşa sürükleniyor” diye konuştu.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)