• BIST 108.594
  • Altın 144,399
  • Dolar 3,4942
  • Euro 4,1102
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 22 °C
  • Adana 25 °C
  • Antalya 28 °C

Bilincinizi yasla karartmayınız!

Bilincinizi yasla karartmayınız!
“Mazlum ulusların çoban yıldızı, devrimin adı, M. Kemal Atatürk! Saygıyla, sevgiyle anıyoruz.”

Sami GÜNAL

Bugün 10 Kasım. Ulusal yas günü. Atatürk’ü sevenler ve değerini bilenler yıldan yıla içinde bulundukları haleti ruhiyeye göre anma davranışları sergilerler. Kimi, duygu yüklü söylemlere gömülür, kimileri de daha gerçekçi bir edayla yaşanan günlerin hükmüne göre ihtiyaç duyulan ilkeleri vurgulama yönünde söylemler oluştururlar. Her ikisi de makbuldür elbette.

Vefat edenler iyi sözlerle yâd edilirler genel itibariyle. Cefa çekmiş bir faniyse, çektiği cefalar iç çekilerek anlatılır. Cefalı bir yoldan başarıya ulaşmış biriyse, nelere karşın elde ettiği başarıyı taçlandırmak için hayat çizgisine atıflar yapılır bu anmalarda. Kötü olana zaten bir şey demiyorlar.

İyi de biz, çeşit çeşit tüm bu duyguları yoğunlaştırmış insanlar olarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk hakkında ne diyebiliriz? Nasıl bir “giriş cümlesi” oluşturabiliriz ki?

Acaba Çobanyıldızı’na atıf yapabilir miyiz? Çobanyıldızı’yla M. Kemal Atatürk nasıl benzeştirile bilinir ki?

Çobanyıldızı, gökyüzünde Ay'dan sonra en parlak gökcismidir. Bu yönüyle gökyüzünün en parlak önderlerindendir, farklı oluşuyla en kolay seçilebilenlerdendir.

Bilmem, bu teşbih içerisindeki iki sözcük, ''önder ve seçilebilen'' kavramları M. Kemal'i anlatmaya yetmez mi? Yeter deyip giriş cümlemizi yeniden düzenleyelim.

“Mazlum ulusların çoban yıldızı, devrimin adı, M. Kemal Atatürk! Saygıyla, sevgiyle anıyoruz.”

Hiç kuşkusuz bugün birçok yazar ve düşün adamı her yönüyle yazı ve incelemeler kaleme alacaktır. Politik değinmelerde bulunacaklardır. Atatürk’ü anma yönünde onun eserlerine, devrimlerine, ilkelerine değinmeler ve özlemler dile getirilecektir. Eksik kalan bir şey kalmayacağına kaniyiz. Biz de bu hesaptan hareketle kendi meşrebimize göre başka bir pencere açma niyetindeyiz. Şöyle diyelim: M. Kemal Atatürk başarıya ulaşırken arkasında nasıl bir yol bırakıp ta gelmiştir? Geldiği ortam ne? 

Atatürk’ün aile kökeni Anadolu’ya dayanmaktadır. Türkmen Yörüklerindendir. Rumeli bölgesi, Osmanlıların eline geçince, Osmanlılar; Anadolu’da toplanmış olan Türkmen nüfusun, kendi siyasaları doğrultusunda Türkleşmelerini ve İslamlaşmasını (Osmanlı ideolojisi doğrultusunda Sünnileştirmek.) sağlamak amacıyla Balkanlar’a yerleştirmiştir.
Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın ailesi de bu siyasa gereği Konya Karaman dolaylarından alınarak Batı Makedonya’daki Vodina ilçesinin, Sarıgöl bucağına yerleştirilmiştir. Daha sonra Selanik’e intikal etmişlerdir. Anne tarafı, Yörük-Türkmen kökenlidir.(1) 

Atatürk’ün, baba tarafı Anadolu Türkmen boyları içerisinde yer almaktadır. Babasının nüfustaki kaydı “Yörük taifesinden” olarak geçmektedir. Yine Osmanlı’nın siyasası gereği Atatürk’ün babasının ait olduğu Türkmen boyu 2. Murat ve oğlu Fatih Mehmet dönemlerinden Anadolu’dan alınarak Rumeli’nin çeşitli yerlerine yerleştirilmiştir.(2)

Bu aile, nasıl bir vatan kurtarıcısı ve devlet kurucusu bir çocuk yetiştirdi?

Dindar yönü ağır basan annesi Zübeyde Hanım, oğlunun dini eğitim veren mahalle mektebine giderek hoca ya da kadı olma yönünde kariyer yapmasını isterken, babası Ali Rıza Efendi, oğlunu Batı tarzı eğitim veren Şemsi Efendi okuluna gönderme yanlısıydı. Babası bir süre annesini aşmak istememiş, Mustafa’yı mahalledeki dini okula yazdırmıştır. Daha sonra oradan alarak kendi istediği batılı okula verir.

Bunu niye anlattık? Babası, Mustafa’yı bu Batılı okula verdi de ne oldu?

Bu okullar, Mustafa Kemal’in dolayısıyla da bir ulusun ve ülkenin hayatını değiştirdi. Hem özgürlükçü düşüncelere hayat hakkı vermeyen dini okulu, hem de tam tersi bir hayat hakkı tanıyan Batılı eğitim tarzını tanımış olması Mustafa Kemal’in bilincini bileylemiştir.

Annesinin karşı çıkmasına rağmen, babasının ölümünden sonra Selanik’teki askeri rüştiyeye girdi. Daha sonra buradan da askeri liseye giriş yaptı. Burada artık Mustafa Kemal için bambaşka yeni bir hayata açılmak söz konusuydu. Lise Manastır’daydı. Ailesinden uzakta, dış çevre yaşantısına daha bir açılmış ve adapte olmuş durumdaydı. Değişik ulusların ve kültürlerin içine girmiş, onları tanımaya başlamış ve özgürlükçü bir kafa yapılanması oluşmaya başlamıştı.

Manastır’daki okul hayatı içinde tanıştığı ve kaynaştığı çokuluslu arkadaşları Mustafa Kemali özgürlük ve ulusçuluk akımlarının temsilcisi olan filozofların kitaplarıyla tanıştırmış oldu. Yoğun okumalar yaptı. Vatan şairimiz Namık Kemal başta olmak üzere eş benzer fikir adamlarını da tanımıştır. Dolayısıyla filozoflardı, şairlerdi derken memleket sorunları akla düşmeye başlamış ve fikri düzeyde çözüm egzersizlerine başlamıştır bile.

Önce çok başarılı bir asker ve daha sonra da devrimleri gerçekleştiren bir devlet adamı. Tüm emperyalist güçleri bertaraf ederek bağımsızlığı elde edip köhnemiş bir yıkıntı üzerinde yepyeni bir devlet ve cumhuriyet kurmuştur.
Cumhuriyetin tesis edilmesiyle birlikte ulusu muasır medeniyetler seviyesine çıkartacak olan bildiğimiz devrimleri gerçekleştirdi.

Emperyalist düşmanı yendi, köhnemiş teokratik bir yapıyı yendi… Modern, çağdaş bir devlet yapısı tesis etti… Hâsılı kelam yenemediği bir savaş kalmamıştı.

Birisi hariç: Sağlık!


(1) Bkz. Ş. S. Aydemir, Tek Adam c:1.
(2) Bkz. Hüseyin Şekercioğlu, “Atatürk’ün Soy ve Sülalesi Hakkında Anadolu’da Yaptığım Araştırmalar, Türk Kültürü Dergisi, Sayı 145.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Vallahi Sizi Sileceğiz!09 Ağustos 2017 Çarşamba 22:10
  • Ay, bana tutuldu09 Ağustos 2017 Çarşamba 14:19
  • Kandırılmanın evrimi07 Ağustos 2017 Pazartesi 16:43
  • İşçi sınıfının ve dünya halklarının Enternasyonalini yeniden inşa etmek zorundayız07 Ağustos 2017 Pazartesi 13:24
  • Kriz değil, çöküş...07 Ağustos 2017 Pazartesi 12:14
  • Hayallerinizi Bırakın, Sorulara Cevap Verin Ayhan Bey!04 Ağustos 2017 Cuma 22:41
  • İslamcı rejim için erketeye yatmak; Nuray Mert vakası04 Ağustos 2017 Cuma 18:53
  • Açgözlülük, tamah ve kıskançlık03 Ağustos 2017 Perşembe 15:10
  • Ucundaki yeme değil, takılı olduğu kancaya dikkat!02 Ağustos 2017 Çarşamba 15:52
  • AKP İktidarının Gerçeklerle Kavgası30 Temmuz 2017 Pazar 13:02
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)