• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 13 °C
  • Adana 12 °C
  • Antalya 17 °C

Bir hiç olacaksın!...

Ali Haydar NERGİS

 “Fikri hür, vicdanı hür’’ olma yeteneğini yitirmeye başladığında, ‘akli melekelerini’ de kaybetmeye başladın demektir.

Hiçbir şeyi, "neden, niçin, nasıl?" diye sorgulayamayacaksın.

Beynini birilerine emanet vermişsin; onlar, senin yerine düşünüyor, karar veriyor, uyguluyor.  Sana onaylamak kalıyor.

Toplumun ‘özgür bir bireyi’ olmaktan çıkıp, ‘kul’ haline gelmişsin, sürüye katılmışsın demektir.

Değersizleştikçe daha da değersizleştireceksin kendini.

Onurlu duruşunu, etik değerlerini sıfırlayacaksın.

Birilerinin apış arasında kıl olmayı yeğleyeceksin.

İlahiyatçı profesörün bile, ‘’Yeter ki o istesin, karımı dahi cariye olarak sunmaya hazırım’’ diyecek kadar alçalacak, küçülecek.

 ‘’Altın’’ nesli yerine, ‘’dindar ve kindar’’ nesil yetiştirilmesine onay vereceksin.

Neredeyse bütün okulları imam- hatibe dönüştürülmesini destekleyeceksin.

Türbanın ana okullarına dek indirilmesine ses etmeyeceksin.

Kız çocuklarını evde oturmaya, kocaya gitmeye zorlayacaksın.

Kadını köleleştireceksin; üç de yetmez, daha fazla; karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin.

‘’12 yaşındaki kız çocuğu evlenebilir’’ fetvası vereceksin.

IŞİD’ci sapıkların köle pazarlarında kadın satmalarını duymazdan geleceksin.

Dinci vakıf yurtlarında küçücük erkek çocuklarının tecavüze uğramasına , ‘’bir defayla bir şey olmaz’’ diyeceksin. ‘’ Erkek çocuğa tecavüz edilmesine ‘bademleme’ denir’’ diyecek  kadar ruhunu ve vicdanını yitirmiş  olacaksın…

Birilerinin eline bir fırça olacak
Siyah boya ile karalayacak önüne geleni.
Oooo! Ne güzel boyuyor, diyeceksin.
Çiçeği, ağacı, ormanı yok edildiğinde, umursamayacaksın.

Akıl almaz  ikiyüzlülüklerin olacak. 
Anıtkabir’e gidenleri  ‘’puta tapmakla’’  suçlayacaksın. Ancak, yatırlarda, türbelerde, cami avlularında yüzlerini taşlara sürerek dilekte bulunanları görmeyeceksin. 

Sesini çıkaranın kafasına vuracaksın.

‘’Gençleri öldürenlere o emri ben verdim!’’ diyenleri alkışlayacaksın.

Yozgat’ta, OHAL kararıyla içki yasaklanırken,  ilk içki fabrikalarının Abdülhamit zamanında kurulduğunu unutacaksın.

Okumadığın, bilmediğin tarihten nefret edeceksin...

Tarihi yapıların yerine AVM dikeceksin.

Sevgi nedir bilmiyorsun.

Aşkın yakınından dahi geçmemişsin.

Cinsel dünyan iğdiş edilmiş.

Çiftleşmeyi, sevişme sanıyorsun.

Hayatında bir kez olsun, parkta bir sevgilinin elini tutmamışsın. Dudak dudağa öpüşmemişsin.

O yüzden, kadının saçından; annenin, kız kardeşinin, evladının kısa eteğinden tahrik oluyorsun.

Önüne gelene saldırıyorsun.

Dinsel risaleler dışında, 
Doğru dürüst bir şiir kitabı, bir roman, bir dünya klasiği okumamışsın.

Karacaoğlan’ın, Pir Sultan’ın dizeleriyle coşmamışsın.

Saza düşmansın.
Resmi günah sayıyorsun.
Sinemaya, tiyatroya gitmemişsin; operayı, baleyi bilmiyorsun.
Hiç Fazıl Say dinlememişsin.
Nazım Hikmet’e düşmansın.
Birkaç Necip Fazıl şiiri ezberlemişsin,
Onu da anlamamışsın.

Bütün yaşam damarlarını kuruttunuz ülke toprağının.

Anlaşılıyor ki, bu topraklarda yeni güzellikler yeşermeyecek siz var oldukça..
Yeni yazarlar, şairler, sinema oyuncuları, ses sanatçıları gelmeyecek.
O güzel atlarına binip giden güzel insanlar, bir daha geri gelmeyecek; yerleri doldurulamayacak. 

Ülkenin etik değerleri, ayakkabı kutularındaki paralar gibi sıfırlandı.
Cumhuriyet’i yıkıp Osmanlı’yı getirme düşleri içindesin.
Milliyetçilik çoktan ayaklar altında.
Lozan’ın bir yutturmaca olduğunu söylerken,
Lozan’la kazanılan Süleyman Şah Türbesi’ni bir gece apar topar nasıl kaçırdığını unutuyorsun. 
Birilerinin başına çuval geçirdiği askerini,
Darmaduman ettin.

Okullarını kapatıyorsun.
Kışlalarına kilit vuruyorsun.
Yargı artık ayakta selam duruyor.
Hukuku ‘guguk’laştırmışsın.

Geçerli tek değerin kendin olduğuna inandırmaya çalışıyorsun sürüleştirdiğin kalabalıkları.
Kendi anlayışına göre bir din  yaratmışsın..

Yüzde doksan sekizinin Müslüman olduğunu söylediğin ülkende, halkın yarısını ‘’biz’’ ve ‘’onlar’’ diyerek ötekileştiriyorsun.

Herkese ‘’hain’’ diye diye, ülkeyi ‘’hain tarlasına’’ çevirdin. İsmet İnönü’nün, ’’Hiçbir ülke yoktur ki, kendi içerisinde bizim kadar hain yetiştirmiş olsun.’’ sözüne haklılık kazandırıldı.

Halkı Kabataş yalanlarıyla kandırdılar.

Sahip çıktığın padişahlarının, aslında kardeş ve  evlat katili olduklarını aklına bile getirmiyorsun.

Bir zamanlar elinden düşürmediğin din kitabın Kur’an’ı unuttun. 

 Peşinden gittiğin liderin söylemleri, peygamber hadislerinin önüne geçti.
Din adına, hırsızlar, arsızlar üretildi.

İnandığınızı söylediğiniz Peygamber, gününü kuru bir hasırın  üzerinde zeytin taneleri yiyerek geçirirdi 
Halife, devletin işleri yaparken devletin mumunu, özel işleri için kendi mumunu yakardı.

‘’Komşusu açken, tok olan’’ sizden değildi. 
Nedir bu yağma, bu talan düzeni…

FETÖ’cü darbe tehlikesini ortadan kaldırıyoruz diyerek kendi darbelerini yaptılar.
Yaşla, kuruyu birbirlerine kattılar.
Masum binlerce insanın ekmeğiyle oynamaktan  kaçınmadılar.
Zamansız sela  okundu minarelerde.
İmamlar, parti sözcüleri haline geldi camilerde.
‘’ Hain’’ mezarları oluşturuldu mezarlıklarda.

‘’One Minute!’’ diyenlerin, ‘’gemicik’’leri en fazla ticareti İsrail’le yapıyor.
Erbakan Hoca,  sağ olsaydı, yine gevrek gevrek güler ‘’Bunlar patates dininden…’’ derdi.

 ***

Evet ama, daha bunlar da yetmez.
Dün ‘ak’ dediğine , bugün ‘kara’, bugün ‘kara’ dediğine, yarın ‘ak’ dedirtecekler daha sana.
Takiyeci olacaksın;  hacıyatmaz, bukalemun olacaksın.

‘’Sürdürülebilir’’ bir durum değildir bu.
Ya, aklını devşirip yasal yollardan uzaklaştıracaksın bunları başından,;ya da,  güzelim yurdun  mahvolacak!

Bir ülke, bu kafayla kendini taşıyamaz yeni yüz yıllara.
Çürümedir,  tükenmedir, yozlaşmadır bunun adı.
Sana gelince benim sevgili kardeşim.
Marquez’in böceğinden  de beter durumdasın.
‘’Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve adeta mağrur, koşarsın salhaneye.’’
(1).

Boynunu ne kadar uzatsan yetmeyecek.
Daha fazla biat etmen istenecek
Daha çok kul olacaksın.
İnsanlığından  çıkacak,
Bir hiç olacaksın…
Gidebileceğin başka yer yok…

   (1): Nazım Hikmet 
[email protected]

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 212 963 1051 (pbx)