• BIST 103.200
  • Altın 197,070
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 24 °C
  • Adana 22 °C
  • Antalya 21 °C

Birinci etap bugün tamamlanıyor, ya sonrası

Torun Ahmet TÜRKMEN

Bugün pazar. Bugün tarihi bir gün. 

  Bugün, demokrasinin, özgürlüğün, iş ve ekmek mücadelesinin yeni bir boyut almasının tescillendiği, milyonların "Adalet" istemiyle Maltepe meydanını doldurduğu gün. 

  Bugün, tüm Türkiye toplumu olarak barış içinde birlikte yaşama isteğimizin hayat bulduğu, özgür ve demokratik bir Türkiye özlemimizin şaha kalktığı bir gün.

  En önemlisi bugün, 15 yıllık soygun ve talanın, diktatörlük rejimini aşmak için başlatılan uzun maratonda hayallerimizin ve umudumuzun yeşerdiği, ülkemizin aydınlık geleceği için hep birlikte yeni mücadeleler için inancımızı test ettiğimiz gün. 

  Tam 15 yıldır güzel ülkemizin adım adım karanlığa sürüklenmesini acı içinde izliyorduk. Verdiğimiz mücadelelerin yetersizliğinin farkındaydık. Yer yer duyarsızlıklar ve hatta aymazlıklar içindeydik. Gidişatı tam olarak göremiyorduk.

  Diktatörlük rejimi de bu yetersizliğimizi iyi değerlendiriyordu. Hızlı bir şekilde karanlık planlarını uygulamaya koymaya başlamıştı. Ülkede hak ve özgürlük adına, yaşam biçimimiz, laiklik adına elimizde ne kalmışsa onları ortadan kaldırmayı hızlandırmıştı. Bir an önce 'atı alıp Üsküdar'a geçmek istiyorlardı"

  İşte böylesi bir ortamda CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu'dan  güçlü bir hamle geldi.  Ankara- İstanbul " adalet" yürüyüşü. Bugün Türkiye'deki adalet sisteminin ne durumda olduğunu Türkiye ve dünya halklarına anlatmak, hukukun tek bir kişinin emrine girdiğini, kuvvetler ayrılığının ortadan kaldırıldığını anlatmaktı amaçlanan. Adaletin olmadığı yerde hak aramanın, demokrasinin, özgürlüğün, iş ve ekmeğin olamayacağı zaten belliydi.

  Kılıçdaroğlu'nun ağzından yürüyüş kararını ilk duyduğumda dostlara ilk sorduğum soru 'kararlı gözüküp gözükmediği' sorusuydu "Çok kararlı" dediler. İşte o an başarıya inancım daha da güçlendi. Bu durum aynı zamanda demokratik  güçler, kimi partiler içindeki "fren" görevi gören kimi çevreleri de etkisizleştirecekti. 

  Yürüyüş başladı ve kararlı bir şekilde 25 gündür devam ediyor. Bugün sonlanacak. Hemde tüm provakasyon girişimlerine rağmen. İyi planlanmış, nerede nasıl davranacağını bilir bir şekilde, profesyonel bir başarı ile.

  Bu bir süreç, mücadele süreci. Belki de bir maraton koşusu. Bugün ilk etap sonuçlanıyor. 

   İlk etapta küçümsenmeyecek bir yol alındı.

   CHP içinde tüm sorunlar, yapılmak istenipte yaılmadığı söylenen tüm olgular dondurularak buzdolabına kaldırıldı. Bunların yeniden açılıp açılmayacağı sürece bağlı. Parti içinde bütünlük sağlandı.

  Siyası iktidar karşıtları, Kılıçdaroğlu'nun pozitif, birleştirici üslubunun da etkisiyle bir anlayışta birleşti. CHP belkide ilk defa bu süreçte tüm toplumsal kesimlerle bağ kurdu, olumlu karşılandı. Toplumun farklı kesimleri arasındaki hoşgörü ortamının oluşması, barış ortamının sağlanmasına katkı yaptı.

  CHP yürüyüş süresince kendi içinde tartışan parti konumundan "süreci ve gündemi  belirleyen parti" konumuna geldi. 

  AKP, siyasi İktidar çevreleri panik içerisindeler. Nasıl bir çizgi izleyeceklerini bilmiyorlar. Gündem kontrollerinden çıktı. Kamuoyu hoşgörüsü sert müdahalelerin önünü kesiyor. Olgu Dünyanın gündeminde ve sempati ile karşılanıyor.

    Kılıçdaroğlu, CHP ve demokratik muhalefet ilk raundun kesin galibi. Amaçlanan, istenen şey gerçekleşti. AKP, Erdoğan diktatörlüğünün gerçek yüzü ortaya başarılı bir şekilde döküldü. 

  Kısacası, Türkiye'nin siyasi ve toplumsal panoraması başarılı bir şekilde çizildi. Deyim yerindeyse "tablo" tamamlandı.

   Bundan sonrası için sorulması gereken sorular var; Bu aşamadan sonra neler yapılacak? 

   Sayın Kılıçdaroğlu'nun ifade ettiği gibi istenen ve özlenen Türkiye için atılacak adımların neler olacağı haklı olarak beklenecek. 

  Şimdi istenen Türkiye tablosunu oluşturmak gerekiyor. Bu nedenle ortaya projelerin konması, demokratik Türkiye'de nelerin, nasıl  yapılacağının ortaya konması, nasıl gerçekleşeceğinin gösterilmesi gerekiyor. 

  Bu aşamada atılması gereken adımların toplumsal duyarlılıklar gözetilerek, meşruiyeti olan onlarca adımın atılabileceğini ortada. Kamuoyu buna hazır. Mevcut yasal zemin buna uygun. Yeter ki şiddet içermesin.

  Yöntem olarak, Gandi'nin, ülkesindeki İngiliz egemenliğine karşı başarıyla uyguladığı " sivil itaatsizlik" çizgisi uygulanabilir. Bu aşamada uygulanabilecek bu tarz yöntemlerin olabileceğini tartışmak gerekiyor.

  Artık "ok yaydan çıktı" okun hedefine varması liderliğe, demokratik güçlerin başarılı ve kararlı adımlarına bağlı.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      1234567
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)