• BIST 101.090
  • Altın 200,828
  • Dolar 4,7878
  • Euro 5,6116
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 19 °C
  • Adana 22 °C
  • Antalya 23 °C

'Bizler saf kötülüğe karşı direnen iyi insanlarız'

'Bizler saf kötülüğe karşı direnen iyi insanlarız'
Deniz A.: "Sonucu ne olursa olsun eğer onurlu bir yaşam istiyorsak mücadele etmek ve direnmeye devam etmek zorundayız."

Çağdaş Gökbel/twitter.com/GokbelCagdas

Kamuoyu onu Gmag.com.tr adlı sitede yaşadıklarını kaleme aldığı yazıyla tanıdı. Deniz A.’nın kaleme aldığı bu yazı bir anda büyük bir ses getirdi ve insanlar cinsel kimliğinden dolayı pek çok zorlukla boğuşmak zorunda kalan direngen Deniz'in yaşadıklarına kayıtsız kalmadı. Şimdi herkes yaşananların nereye gideceğini merak ederken, medyanın yakın markajından sıyrılmayı başaran Deniz olanları tüm içtenliğiyle sadece Çağdaş Gökbel’e anlattı.

Antalya kale içinde gerçekleştirdiğimiz röportaja liseli genç arkadaşlarımız ilgiyle tanıklık etti. Bazen güldük, bazen de genç bir insanın nelere maruz kaldığını dinleyip hayret ettik. Medya işin ticari boyutunu kovalarken Çağdaş Gökbel meselenin insani boyutuna Deniz'le birlikte yolculuk etti. O yolculuğun hikayesini ABC Gazetesinde sizlerle paylaşıyoruz. 

Okuduğun lisede maruz kaldığın haksızlıklar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Buna rağmen gündemin yoğunluğu içerisinde yaşadıklarını gözden kaçırmış olan insanlar olabilir bu yüzden her şeyi en baştan bizimle paylaşır mısın?
O zaman ben de tüm yaşadıklarımı en baştan size anlatayım. Bir gün eve geldiğimde babamın çocuk şube tarafından arandığını öğrendim. Babama sebebini sorduğumda okuldan şikayet ettiklerini ve çocuk şubeye gitmesi gerektiğini söyledi. Babam şubeye gittiğinde cinsel kimliğimi söyleyip, "üzülmeyin geçici bir hevestir" demişler. Beni yakın takibe alacaklarını da ayrıca belirtmişler. Haliyle tüm bu olanlar sinirlerimi bozdu ve okulda müdürün odasına gittiğimde şöyle söyledim; “Tüm bunlar benim kişisel hayatım ve bunlara karışamazsınız” Müdür, söylediklerimi sert bir ifadeyle karşıladı ve “Ulan geri zekalı senin okul sınırları içerisinde özel hayatın olamaz” diye çıkıştı. Üzerine bir de “senin özel hayatını çizerim” gibisinden de bir şeyler söyleyince sinirlerim daha çok bozuldu. Neticede nöbetçi öğrenci çağırıldı, Müdür yardımcısından nakil için gerekli evraklar istendi ve Müdür tarafından elime tutuşturuldu. Gideceğim okulda dahil her şey çoktan belirlenmişti. Şu an bulunduğum Saime Konca Anadolu Lisesinden, Antalya Barosu Mesleki ve Teknik Anadolu lisesine gönderilmemi uygun görmüşlerdi. Tabii göndermeyi düşündükleri okul beni kabul edecek mi? Bu soru da ayrıca bir muamma. Kontenjan boşluğu ya da puanımın o okula yetmesi gibi teknik meselelerde sorun görünmüyor gibi olsa da okul durumumdan ötürü beni almak istemeyebilir. 

14625443_10153934000899212_394392181_n.jpg

“İNSANLAR SİYASAL DÜŞÜNCELERİNDEN YA DA LGBTİ OLMARINDAN DOLAYI EĞİTİM HAKKINDAN MAHRUM EDİLMEMELİLER”
Neticede o gün siz de doğal karşılarsınız ki pek sağlıklı düşünemiyordum. Elime tutuşturulan nakil kağıdını direkt gidip babama imzalattım. Şöyle düşünüyordum okulları da kurdukları düzende kendilerinin olsun. Ancak zaman geçtiğinde ve olayları biraz daha sağlıklı değerlendirme imkanı bulduğumda bunun mantıklı bir davranış olmadığına karar verdim. Utanılacak bir şey yapmamıştım. İnsanlar siyasal düşüncelerinden ya da LGBTİ olmalarından dolayı eğitim hakkından mahrum edilmemeliler. Nakil kağıdını bu düşünceden hareketle okula vermekten vazgeçtim. Bu olayın hafife alınacak bir olay olmadığının farkına varıp basınla iletişime geçtim. İlk olarak gmag.com.tr ile irtibat kurdum, benimle ilgilendiler ve bu olayın duyulmasını sağladılar. Bu yüzden gmag’e çok teşekkür ediyorum. Bugün burada sizinle konuşuyorsam bu gmag sayesinde oldu. Tabii yine de olayın bu kadar çok duyulacağını tahmin etmiyordum.

Bildiğim kadarıyla Gmag’de çıkan yazıyı sen kaleme aldın. Ülke şartlarını da düşünecek olursak senin durumundaki insanlar için sıkıntılarını medya ile paylaşmak kolay olmasa gerek. Yaşını da göz önünde bulundurursak böylesine zor bir kararı almayı nasıl başardın?
Bu yazıyı kaleme aldıktan sonra olumlu ya da olumsuz pek çok tepki aldım. Elbette söylediğiniz gibi benim yaşımda yani daha lise çağında okuyan ve ülke şartlarının farkında olan bir genç için böyle bir karara varmak hiçte kolay değildi. Sanırım bu tür olaylara ya da haksızlıklara maruz kaldığımızda şöyle düşünmemiz gerekiyor; ben susarsam, başkaları susarsa tüm bu haksızlıklar nasıl son bulur ve bizler özgürlüğümüzü nasıl kazanabiliriz.

Böyle düşününce yaşadıklarınızın neticesini kazanmak ya da kazanmamak olarak değerlendirmiyorsunuz. Sonucu ne olursa olsun eğer onurlu bir yaşam istiyorsak mücadele etmek ve direnmeye devam etmek zorundayız. Bizler saf kötülüğe karşı direnen iyi insanlarız aslında. Bu yüzden konuşmak kendi sesimizi topluma duyurmak ve bir direnç oluşturmak zorundayız. Böyle düşününce bilakis basınla korkarak değil, dinmeyen bir heyecanla iletişime geçmek istiyorsunuz. Zaten şu durumda okul yönetimi nakil dilekçemi vermediğim için beni okuldan uzaklaştıramıyor. 

Okul yönetimiyle tüm bunları yaşarken, okuldaki diğer öğretmenlerinin sana karşı tavrı nasıldı?
Öğretmenlerim genel olarak olumlu bir tavır sergilemediler. Hatta bazıları derste öğrencilere bu türden haberlerin okulu kötülemek için yapıldığını söylemişler. Anlaşılan o ki, okul yönetimi öğretmenleri örgütlemiş ve öğrencilerin de bu olayda kendi istedikleri biçimde düşünmeleri için çaba sarf ediyorlar. Klişe bir tavır sergiliyorlar; haksız olan taraf haksızlığını kabul etmiyor. Bu yüzden çıkan haberleri kesinlikle kabul etmeyeceklerdir. Fakat herkes neyin ne olduğunu biliyor ve okuldaki çoğu arkadaşım bana destek oluyor. İçlerinde homofobik olanlar da var mıdır onu bilemiyorum tabi. 

Okul içerisinde özel olarak kimliğini gizleme ihtiyacı hissediyor muydun? 
Ben feminem birisiyim. Hal böyle olunca özel olarak bir şeyleri gizlemek kolay bir çaba olmasa gerek. Ancak bunu gizlemeye çalışan pek çok liseli genç olduğuna inanıyorum. Böyle gizlenerek ya da kaçarak yaşamakta işkence gibi geliyor bana. Şahsen ben eşcinselim diye ortalarda dolaşmıyorum. Ama soran olursa da kimliğimi çekinmeden açıkça söylüyorum. Ama soran olursa önemli olan nokta o. 

Unutamadığın özel bir anın var mı? Bunu bizimle paylaşır mısın?
Gmag'de kaleme aldığım yazıda bahsettiğim olay, burnumu kırmışlardı onu unutamıyorum. Okulun basketbol maçındaydık. Devre arasında sigara içmeye çıkmıştım, burnumu kıran şahıs yanındakilere “şunu tuvalete götürün ben geliyorum” dedi. Beni zorla tuvalete götürdüler. Orada “Adam ol lan! Adam olacaksın ibne!” diyerek bana hakaret ve küfür etti. Yanındaki altı ya da yedi kişiden aldığı kuvvetle bana yumruklar attı ve burnumu kırdı. Bu olayı elbette ki yanına bırakmadım. Şahsı dava ettim ve neticede bu kişi okuldan atıldı. Okulda yaşadığım sorunlarda bu dava sürecinden sonra ayyuka çıktı. 

Saldıran şahsın siyasi bir kimliği var mıydı?
O konuyla ilgili pek bir bilgim yok. Zaten bu kişiyi bana saldırdığı gün tanıdım. Bizim okulda 11.sınıf öğrencisiydi. Sosyal medyadaki paylaşımlarına baktığımızda ülkücülere karşı bir eğilimi olduğunu söyleyebilirim. “Dağalara Bozkurt lazım” gibisinden paylaşımları olan bir insandan bahsediyoruz. Derinlemesine düşündüğümüzde beni tanımayan, benimle ilgisi olmayan bir insan bana niye saldırsın. LGBTİ bireylere yönelik saldırı tıpkı kadınlarda olduğu gibi politik açıdan değerlendirilmesi gereken bir saldırı biçimi. Bu yüzden yaşadığımız olumsuzlukları siyasi atmosferin dışında değerlendirmemiz doğru olmaz. 

AKP iktidarı döneminde lisede öğrenci olmak nasıl bir şey?
Çok güzel bir soru. Bu soruya önceden çalışmak isterdim açıkçası. AKP yönetimi zaten biliyorsunuz dindar ve kindar bir nesil yetiştirmek istiyor. Şu anda da onun meyvelerini toplamaya başladılar. Eğitim sistemi bu iktidarın ideolojik rotasına uygun bir biçimde değiştirildi ve esasında bilimsel diye nitelendirebileceğimiz bir sistem yok ortada. Yıllardır kitapları bedava öğrencilere veriyoruz diyorlar. Bu zaten iktidara kim gelirse gelsin yapmak zorunda oldukları bir şey. Eğitim, Sağlık ve Ulaşım bunlar bizim ücretsiz olarak faydalanmamız gereken işler. Saydıklarımın hepsi insani bir hak. Şimdi tüm bunları söylüyorum diye röportajı okuyacak olan insanlar lisedeki öğrenciler çok bilinçli diye bir algıya kapılmasınlar. Durum gerçekten çok vahim. Tek tip eğitime son verdik, öğrenciler artık bayramlarda görev alıp yorulmuyor diyorlar. Bunlar doğru değil bayramların yerini fetih şölenleri adlı. Değişen bir şey yok sadece biçimi ve şekili değiştiriyorlar.

14672903_10153934000349212_327209305_o.jpg

“LİSEDE CİNSEL VEYA SİYASAL KİMLİĞİNİZLE TANINIYORSANIZ AŞAĞILANIYOR YA DA HOR GÖRÜLÜYORSUNUZ”
AKP döneminde lisede öğrenci olmak sorduğun soruyla yola çıkarak doktora tezi bile hazırlanır. İnsanlara fikir de vermiş oluyoruz. Ben sadece LGBTİ birey olarak öne çıkmıyorum. Ülkede yaşanan olaylara siyasi gelişmelere de duyarlı birisiyim. Anlayacağınız üzerine bir de siyasi düşünceniz eklenirse işiniz daha da zorlaşıyor. Düşünmek, sorgulamak ve yaşadığınız sorunlara yorum getirmek liselerdeki en tehlikeli suçlar kapsamında. İktidar andımızı kaldırdı. Cumhuriyet’e karşı zaten tavırları belli, yakında 29 Ekim törenlerine de izin vermeyeceklerdir okulda. Özetle; lisede cinsel veya siyasal kimliğinizle tanınıyorsanız aşağılanıyor ya da hor görülüyorsunuz. 

Sana kendi Türkiye’ni anlat desem nasıl bir ülke hayal ederdin? 
Özgür ve eşit bir ülke hayal ederdim. Sınıflı toplumun olmadığı bir ülke.  Zenginin daha zengin, fakirin daha fakir olduğu bir ülke cehennemin kötü bir tezahürüdür. Bu nedenle ekonomik açıdan insanların daha iyi olduğu mutlu bir ülke düşlüyorum. Benim ülkemde insanlar cinsel kimlikleri nedeniyle aşağılanmamalı. Ben böyle bir Türkiye hayal ediyorum.

14678100_10153933999159212_1424483004_o.jpg

Liseli genç arkadaşlarına nasıl bir mesaj iletmek istersin?
Genç arkadaşlarım her şeyden önce gözlerini bir açsın. Liseye gelmiş bir birey benim gözümde artık olgun bir bireydir. Sadece benim gözümde değil, neticede 18 yaşına gelmiş her birey bu ülkede oy kullanıyor ve ülkenin kaderine yön veriyor. Bu yüzden ebeveynler de artık kafalarındaki çocuk ezberini bozmak zorundalar. Sürekli çocuk muamelesi gören ve görüşlerine değer verilmeyen insanlar haliyle ülke meselelerine uzak kalıyorlar. Ama son dönemde yaşadıklarımıza bakarsak durum giderek kritik bir hal alıyor. Bu yüzden ülkenin gençliğe ihtiyacı var. Genç arkadaşlarım etrafına bakmalı ve neler yaşandığını sorgulamalı. Aksi taktirde elli yıl sonra ülkeye şeriat geldiğinde her şey için geç olabilir. O yüzden bütün üniversite ya da liselerdeki genç öğrenci arkadaşlarım uyanmalı ve mücadele etmeli.   
 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)