• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 21 °C
  • Adana 27 °C
  • Antalya 27 °C

Bölgede ve ülkede tablo netleşiyor

Ender HELVACIOĞLU

Arazide olmadığımız için zaman zaman kafamız karışabiliyor, ortalık bulanıklaşabiliyor. Hele dünyadaki bütün güç odaklarının çullandığı, ittifakların ve düşmanlıkların hızla değişebildiği Ortadoğu coğrafyasında ve artık Ortadoğu’nun her anlamda bir parçası haline gelmiş ülkemizde.

Ama artık tablo netleşiyor. Saflar belirginleşiyor. Bunun nedeni Suriye (Esat) yönetiminin emperyalistler ve taşeronları tarafından desteklenen cihatçı terörist gruplara karşı art arda kazandığı başarılar.

Arazide “anti-emperyalist bir cephe” var: Vatan savaşı veren Esat yönetimi ve onu destekleyen Lübnan Hizbullahı, Rusya, İran, Irak yönetimi. Çin Halk Cumhuriyeti de cephe gerisinden destek veriyor.

Karşılarında “emperyalist cephe” var: ABD, NATO, AKP Türkiye’si, Suudi Arabistan, İsrail ve cihatçı terörist örgütler (IŞİD, Nusra vs).

Başlarda ABD destekli Suriye muhalefetinin “başarısına” oynayan ve “ABD’nin kara gücü” pozisyonunu seçen Kürt örgütleri, Rusya’nın araziye girmesi, Esat yönetiminin başarıları ve ABD’nin gerilemesi sonucunda, savaşın gidişatı içinde daha “ortada” bir pozisyona geçtiler. Bugün “ara güç” konumundalar. Dikkat edilirse Esat ve Rusya da bunlara “ara güç muamelesi” yapıyor.

Anti-emperyalist cephenin kararlı direnişi ve ilerleyişi, emperyalist cephe içinde gedikler açıyor ve kararsızlıklar yaratıyor. ABD ve NATO “kesin zafer”den şimdilik vazgeçmiş durumda ve “pat durumunu” korumaya çalışıyor. Bölge dışında bulunması ve bir süper güç olması dolayısıyla bu manevra kabiliyetine sahip.

Arazide en yalnızlaşmış, köşeye sıkışmış ve manevra alanı en fazla daralmış odak AKP Türkiye’si. PYD bile daha geniş bir manevra alanına sahip.

5 yıl önce “çok yakın zamanda Şam’daki Emevi camisinde namaz kılacağız” diyerek “Yeni Osmanlı” hayalleriyle bölgeye bodoslama giren Tayyip yönetimi, bugün sınırdan burnunu çıkaramaz durumda. “Ya PYD ya ben” türünden “komik” politikalarla emperyalist müttefiklerine yakarıyor. “Müttefiklerinden” aldığı yanıtla ise komiklikten de öte “zavallı” duruma düşüyor.

Acemi provokasyonlarla aklı sıra NATO ile Rusya’yı çatıştırmaya çalışıyor. “Ayağını denk al, ben karışmam” yanıtını veren ABD ise Rusya ile uzlaşma masasına oturuyor.

Dahası, inanılmaz ölçüde suça batmış olan AKP iktidarı, izlediği politikalarla Türkiye’yi de bir savaş alanına çevirmiştir. Böyle giderse ülkemiz daha da fazla savaş alanı haline gelecek. Anti-emperyalist cephenin başarıları, cihatçı teröristleri Türkiye’ye doğru sürüyor. AKP iktidarının yıkılması daha fazla gecikirse, IŞİD, Nusra türü yılan-çıyan güruhuyla gelecekte esas Türkiye uğraşmak zorunda kalacak.

Bölgede tablo artık bu kadar net.

AKP iktidarından kurtulmak, sadece Türkiye halkı açısından değil, bölgenin anti-emperyalist güçleri ve bölge halkları açısından da gündemin birinci maddesidir.

Bugün Türkiye’de halkçı, devrimci, yurtsever güçlerin izlemesi gereken politikalar son derece nettir (ve acildir).

- AKP iktidarını yıkmak ve AKP döneminde işlenen bütün ulusal-uluslararası suçların hesabını sormak.

- İncirlik Mutabakatını çöpe atmak. Bölgedeki anti-emperyalist cephe ile bütünleşmek. Bu cephe ile birlikte cihatçı teröristlerin tepesine çökmek.

- Kürt halkıyla barışmak. Kürt sorununa şiddeti dışlayan, barışçı, eşitlikçi bir çözüm üretmek.

- Dinci gericiliği ve yobazlığı her alanda tasfiyeye dönük cumhuriyetçi, laik ve aydınlanmacı bir çizgi izlemek.

Bakın bu noktada, soruna “sosyalistlik/kapitalistlik” açısından bakmayı dayatmıyorum. O şimdilik daha bize ait ve rafine bir konu.

“Emperyalizm/anti-emperyalizm” kalın hattıyla yaklaşalım konuya; böylece hem safımız son derece berraklaşacaktır hem de sosyalizme açılacak yol belirginleşecektir. .

“Milliyetçi-devletçi” bir perspektifle araziye bakanlar ise iyice şaşırmışlardır ve kendilerini olmadık mevzilerde buluyorlar.

“Milliyetçilik” ile “anti-emperyalizm” arasındaki fark, arazi sıcaklaştıkça nasıl da ortaya çıkıyor.

Tabloyu hâlâ fazla bulanık ve anlaşılmaz buluyorsak, biraz geri çekilelim, uzaklaşalım (bazen uzaktan bakmak daha iyidir), araziye Artvin’den bakalım. Cephe nasıl görünüyor?

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)