• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 12 °C
  • Adana 17 °C
  • Antalya 18 °C

Bu da mı 'Devlet Sırrı'?

Doğan YURDAKUL

Dilek Doğan’ın vurulduğu anı izleyip de yüreği yanmayan insan olamaz.

“Ama o da...” diye başlayan bir bahane uydurmak isteyen de insan olamaz.

“Montaj, paralel, darbe, algı operasyonu, üst akıl” falan filan diyecek kişi de insan olamaz.

Her suçunuza “devlet sırrı” kılıfı uyduruyorsunuz, bu da mı devlet sırrı?

Dilek Doğan’ın vurulduğu güne dönelim ve olayın ertesi günü İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün yaptığı açıklamayı bir daha okuyalım:

“Arama işleminin devam ettiği sırada aile fertlerinin çıkardıkları kargaşa ve aile fertlerinden olan M.D. isimli şahsın operasyon güvenliğini sağlamakla görevli personelin silahını elinden almaya çalışması esnasında yaşanan arbede sonucu ikamette bulunan D.D. isimli şahıs göğsüne isabet eden tek mermi girişiyle yaralanmıştır.”

Sormak istediğim sorular boğazımda düğümleniyor.

“Ev arama işlemi”ne sen neden kar maskeleriyle, otomatik silahlarla donatılmış o kadar kişiyle gidiyorsun? Bir tek tank eksik! Süleyman Şah türbesini kaçırmaya mı gidiyorsun?

Aramaya gidenleri o kadar germişsin ki, sinek uçsa vuracaklar. Belki de oracıkta bütün bir aileyi katletmediklerine şükretmemiz gerekecek!

“Operasyon güvenliğini sağlama görevlisi personel” dediğin kişilerin silahlarının namlularına neden mermi sürülmüş ki, bir “kargaşa” sırasında ateş alıveriyor?  

“Arbede sonucu” patlayan silahın mermisi nasıl olup da gencecik kızımızın tam da göğsüne isabet ediyor?

Bu kaçıncı kaza kurşunu?

Bu da, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin tam da ensesine isabet eden “kaza kurşunu” gibi bir kurşun mu?

Bu “kaza kurşunları” insanların ölümcül yerlerine “isabet etmek” için “eğit-donat” eğitiminden mi geçiyorlar, yoksa uzaktan kumandayla mı hedeflerini buluyorlar?

Yine sorumluluğunuzu birine yıktınız, Y.M. diye rumuzladığınız “özel harekat” polisi hakkında  26.5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Belki o da “mahkemede iyi hal”den yırtacak.

“Kanlı mı olacak, kansız mı?” diyerek iktidara geldiniz. Her tarafınıza masum insanların kanını bulaştırdınız.

Artık sözcükler bile yaptığınız zulmü tanımlamaya yetmiyor. 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)