• BIST 103.200
  • Altın 197,070
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 24 °C
  • Adana 22 °C
  • Antalya 21 °C

Bu davet bizim...

Noyan UMRUK

Mahkeme-i Kübra… Mahkemelerin en yücesi… İlahi adalet…

Silivri Mahkemelerine benzemez…

İlahi Adalet’in tam manasıyla tecelli ettiği tek yer…

noyan1-001.jpg

Tasavvufi bir yaklaşım ama bu en büyük mahkeme vicdanımız olmasın sakın...(?)

Vicdanımız, her hatalı davranışımızda derinlerden bizlere seslenen:

‘’Yapma’’ diye uyaran…

Oysa biz çoğu zaman kulaklarımızı tıkarız…

Daha sonra anlarız ki o ses haklı imiş.

Anlarız ama yine de hatamızdan dönemeyiz zaman zaman…

Hatamızdan dönmemiz için vicdanımız yine bize fısıldar, yine duymazdan geliriz.

Sadece hareketlerimizde değil, düşüncelerimizde, fikirlerimizde, tercihlerimizde vicdanımız derinlerden bize seslenir.

Bıkmaz usanmaz, durmaz, ara vermez…

Vicdan ruhumuzdan gelen mesajları bize ulaştırır.

En doğru olanı, ilahi olan bilgiyi bize ulaştırır.

Kötülüklerde aşırı giden, bütün sınırları çiğneyen insanların vicdanları bir gün ebediyen susar.

O kişi artık sınavı ölmeden kaybetmiştir.

Ama mahkeme-i Kübra'da ya da vicdanlarda hiç kimsenin hiç bir mazereti olmayacak.

‘’Bilmiyordum ‘’yok.

‘’Filan kişi beni o işlere sürükledi’’

‘’Nefsime uydum, şeytana uydum ‘’gibi mazeretlerimiz

Asla kabul edilmeyecek.

Vicdan deyip geçmeyelim.

Vicdanını devre dışı bırakan bir insanı dini de kurtaramaz imanı da…

Vicdan..vicdan… vicdan...

Vicdanlıysan,

Baştan mahkemeni kendin kur; kendi savcın kendi avukatın ol bir kere...

noyan2.jpg

Tıpkı eski meclis başkanı Cemil ÇİÇEK'in itirafı gibi ''DEVLETİ BİZ ÖLDÜRDÜK…” ''http://islamicjusticeanddevelopment.blogspot.com.tr/... 

''Ortada devlet kalmadı. Ortada, ne Anayasa, ne Meclis, ne kuvvetler ayrılığı…''

Aksi takdirde bitmeyen davalar çıkar karşına..

Memleketin yüreği cayır cayır yanıyorken,

Uyguladığınız iç, dış, güvenlik, ekonomi, eğitim politikaları iflas etmişken…

Dünya âlemi karşınıza almışken,

Ülkeye yapabileceğiniz son bir iyilik kaldı artık,

Kurumuş vicdanlarınızın son damlalarından,

Ülkenin fabrika ayarlarına geri dönülebilmesi için…

Tek çare kaldı artık: Milleti hangi bilinmez, anlaşılmaz ihtiras ya da evhamla sürüklediğiniz bu tuhaf referandumdan sonra aklınızı başınıza toplamanız…

Aksi takdirde başınızı yastığınıza koyduğunuzda uyuyamayacaksınız…

Yaşayamazsınız böyle...

Kurumuş vicdanlarınızdan

Timsah gözyaşları dökersiniz...

Zaten hepiniz oradaydınız…

Dileriz çooook geç kalmadınız…

Dileriz güzel ülkemizin sürüklendiği kaosu,  küresel emeller uğruna güzel ülkemize yaşatılmak istenen kâbusu hepimiz el birliğiyle güzel bir bahar sabahında, 17 Nisan’da akim bırakırız…

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan

Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan

                    bu memleket, bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak

ve ipek bir halıya benzeyen toprak,

                    bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,

yok edin insanın insana kulluğunu,

                    bu dâvet bizim....

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

ve bir orman gibi kardeşçesine,

                    bu hasret bizim...

*(Değerli okurlarım, bu yazıyı lütfen aşağıdaki yazıya da bir göz atarak okuyunuz: http://www.abcgazetesi.com/yeniden-cift-kutuplu-dunyaya-giderken-beka-sorunu-ve-referandum-7690yy.htm)

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)