• BIST 106.149
  • Altın 161,474
  • Dolar 3,8876
  • Euro 4,5859
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 14 °C
  • Adana 17 °C
  • Antalya 17 °C

Burhan Kuzu: İdam cezası geriye dönük uygulanamaz

Burhan Kuzu: İdam cezası geriye dönük uygulanamaz
Darbe girişimi sonrası tartışılan idam cezasının geri gelmesi meselesini değerlendiren eski Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, idam cezasının geriye dönük uygulanamayacağını ifade etti.

Darbe girişimi sonrası tartışılan idam cezasının geri gelmesi meselesini değerlendiren eski Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, idam cezasının geriye dönük uygulanamayacağını ifade etti. Kuzu, yargının nasıl yapılanacağına ilişkin detayları da ilk kez açıkladı.

15 Temmuz'da yaşanan darbe girişiminin ardından başlayan gözaltı ve tutuklama sürecinin yanı sıra idam cezası da Türkiye’nin gündeminde. Darbe gecesinin ardından hükümet kanadında sık sık idam vurgusu yapıldı. Son olarak Alman ARD televizyonuna konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB üyesi dışındaki ülkelerin neredeyse tamamına yakınında idam cezasının uygulandığını savundu. Erdoğan, "İdam cezasını kaldırdık da ne değişti?" diye sordu.
Erdoğan’a en yakın isimlerden eski Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, RS FM'de Yavuz Oğhan'ın hazırlayıp sunduğu "Bidebunudinle" programında yaptığı açıklamada, idam cezası getirilse dahi geriye doğru cezanın uygulanamayacağını ancak ilerisi için caydırıcı nitelikte olduğunu söyledi.

Kuzu, ​"İdam cezası bugün ABD, Rusya, Japonya gibi ülkelerin de uyguladığı bir ceza. Biz AB’ye uyum süreçlerinde Kopenhang Kriterleri gereği kaldırdık. 2001 yılında bizden önceki hükumet yasalardan çıkardı, daha sonra biz de Anayasa’ya yazdık uygulanamaz diye. Olağanüstü hallerde dahi dört özgürlük zedelenemez ve uygulamada geçmişe yürünemez. Geçmişe yürütmek sıkıntı çıkartabilir. Gelecek için caydırıcı olabilir. Ceza sadece suçlunun ıslahı değil, toplumun tatminidir. Bunun da ölçütü orantılık ilkesidir. Bu iki suç için idam bir kenarda durabilir ama uygulama ille de sert olur diye bir şey yok. Geçmişe yürünmek şu aşamada imkânlı görünmüyor" dedi.
'TEK TİP YARGILAMA MODELİ DÜŞÜNÜYORUZ'

O geceden sonra siyasetin atmosferi de değişti. Uzun aradan sonra ilk kez liderler yumuşak bir üslup kullandı ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde tarihi liderler zirvesi gerçekleşti; demokrasi mesajları verildi. O zirveden en önemli çıkan sonuç ise yargının tekrar yapılandırılmasıydı.
Kuzu, "Durum acil. 3 aylık süre için yasal düzenlemelere ilişkin ön görüşme yapıldı. Komisyon kurularak neler yapılacağı konuşulacak.  Konu, muhtemeldir ki yargıdaki bu yapılanma, HSYK’nın yapısı gibi dört beş maddelik düzenleme olacak. 17-25 Aralık'tan sonra biz bunları çok söyledik. ‘Yasa değişikliği yapalım’ dedik. Hatta 20012’de yapılan toplantıdan HSYK’nın yapısı için mutabakat sağlanmıştı. Ama muhalefet ağrıdan aldı. Hareketin bize karşı oluşu hoşlarıma gitti ya da belki de bir süre inanamadılar buna. En yetkili ağızlar ortaya konuşuyor ki ciddi bir yapılanma var. Durum fecaat. Eğer ciddi anlamda temizlik yapılmazsa bu bela 10 sene sonra tekrar gelir" diye konuştu.

'KOALİSYON GÖRÜNTÜSÜ VEREN BİR DÜZENLEME OLUŞTURULACAK'

2010 yılında yapılan Anayasa düzenlemesine de değinen Kuzu, yargıdaki tarafsızlaşmanın sağlanabilmesine ilişkin, "AKP, MHP, CHP arasında koalisyon görüntüsü veren bir düzenleme oluşturulacak. Meclisin ağırlığının öne çıktığı seçim usulü gelecek” dedi. HSYK’nın yapısı için uzlaşma komisyonu toplantılarında muhalefetle yüzde 80 oranında anlaşmaya varıldığı söyleyen Kuzu, şöyle devam etti:
"Yargı birliği konusunda bir tezimiz var. AYM hariç tek tip bir yargılama modeli düşünüyoruz. Ama muhalefet nasıl bakar bilemiyorum. Çok büyük değişiklik olmaz yine de. YAŞ kararıyla ilgili düzenlemeler yapmış o sertlik geri gerebilir. HSYK’nın yapısına ilişkin daha önceki uzlaşma komisyonlarında 80 oranında mutabakat gerçekleşmişti. O iş  hızla halledilebilir."

'İHMAL VAR'

Cemaatin devletin zirvesine nasıl bu kadar yerleştiği de darbe gecesinden sonra en çok konuşulan konu oldu. Erdoğan ve Genelkurmay’ın yaverlerinin dahi cemaatçi olduğunun ortaya çıkmasıyla istihbarat ve zafiyet soruları da sorulur oldu.
Nitekim eski Askeri Hakim Ahmet Zeki Üçok, "Cumhurbaşkanı'nın en yakınındaki ismin cemaat üyesi olduğunu Şamil Tayyar’a anlattığına ilişkin bir açıklama da yaptı. Eski Anayasa Profesörü ihmal olduğunu inkâr etmedi. Üçok, "Rahatlık tabii ki var. Ama bu kişiyi kim getirdi ona bakmak lazım. Kim tavsiye etti o da önemli" dedi.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)