• BIST 108.934
  • Altın 154,635
  • Dolar 3,8280
  • Euro 4,5256
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 9 °C
  • Adana 11 °C
  • Antalya 11 °C

Büyük Ekim Devrimi'nin 98. yıldönümü

İnsanlığın eşitlik ve özgürlük yürüyüşü devam ediyor

Bundan tam 98 yıl önce bugün Rusya’da işçi sınıfı, emekçi halk ve onların siyasal gücünü oluşturan sosyalistler önce Ortaçağ artığı Çarlığı, sonra da sermaye iktidadını yıkarak dünyanın ilk emekçi cumhuriyetini kudular. Ekim Devrimi, insanlığın uzun serüveninde 1789 Fransız Devrimi gibi en büyük ve görkemli tarihsel olaydı. İnsanlığı eşitlik ve özgürlük yürüyüşünün en büyük atılımıydı. 

Sovyetler Birliği ve Sosyalist Blok 1990-91 dönemecinde, Batı (kapitalist dünya) karşısında, acımasız rekabete dayanamayarak çökse bile Ekin Devrimi'nin idealleri yaşamaya devam etti. İnsanlığın eşitlik ve özgürlük talebi, savaşsız ve sömürüsüz bir dünyada yaşama isteği sürdü. Ekim Devrimi ve diğer sosyalist devirimlerin belki de en büyük dramı, gelişmiş Batılı kapitalist ülkelerde değil, kaynakların kıt. ihtiyaçların ise neredeyse sonsuz olduğu Doğu'nun görece daha az gelişmiş ve geri ülkelerinde gerçekleşmiş olmasıydı. Bütün kusurlarına karşın Sovyetler Birliği, insanlığın eşitlik idealine en çok yaklaşan sistimi kurdu.

Sosyalistlerin önderliğindeki Rusya işçi sınıfı, devrimci aydınlar ve "milletler hapishanesi" diye nitelendirilen imparatorluğun emekçi halkları  iktidarı fethettikleri daha ilk gün toplumsal bir dönüşümün ateşini yaktılar. Bu ateş daha sonra Sovyet toprakları olarak anılacak çok geniş bir coğrafyaya yayıldı ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği kuruldu.

Büyük Ekim Devrimi ile kurulan devlet bir işçi devletiydi ve bu devlet bugün Türkiye'de çoğu insana imkânsız görünen olanakları tüm yurttaşlarına sağlamayı başardı.

Sovyetler Birliği'nde sağlık hizmetleri herkes için her yerde ücretsizdi. Sovyet yurttaşları için eğitim her kademede bir haktı ve bunun için para ödenmiyordu. Tüm çocukların okul öncesi eğitim ve kreş olanağı vardı. Yeterli olduğunu gösteren her öğrenci istediği üniversitede öğrenim görebiliyordu.

Sovyetler Birliği işsizlik sorununu çözmüştü. Kapitalist ülkelerdeki sürekli artan işsiz ordusu ve işsizlik değil, eğitimini tamamlayan gençlerin devlet tarafından hangi işe yerleştirilmesinin uygun olduğu tartışılıyordu. Çünkü bir işte çalışmak vatandaşlık hakkıydı.

SOVYETLER BİRLİĞİ VE TÜRKİYE

Tarihçiler eğer Ekim Devrimi olmasaydı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulamayacağı ve Sevr Anlaşması temelindeki parçalanmanın gerçekleştirileceği konusunda fikir birliği içinde. Çünkü Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Devrimi'ne dünyada yardım eden, silah, para, cephane veren tek ülke Sovyetler Birliği oldu. Osmanlı Devleti'nin 1. Dünya Savaşı'ndaki müttefiki Almanya da yenilerek bütün gücünü kaybettiği için, Sovyet devrimcileri ve Sovyetler Birliği'nin "Emperyalizme karşı ilerici bir mücedele" olarak değerlendirdiği Kemalistlerin önderliğindeki mücadelenin dünyada başka güçlü bir desteği yoktu. 

Bu destek olmadan Türkiye Devrimi'nin başarılmasının imkansız olduğu görüşü genel kabul görüyor. 

SOVYET DEVRİMİ NASIL GERÇEKLEŞTİ; KISA TARİH

Büyük Ekim Sosyalist Devrimi Rusya'da Jülyen Takvimi'ne göre 25 Ekim 1917'de, (Miladi 7 Kasım 1917) Petrograd'da   kurulan geçici hükümetin devrilerek iktidarın Lenin önderliğindeki Bolşeviklere geçmesini sağlayan ve Sovyetler Birliği'nin kurulmasına yol açan büyük tarihsel olaydır.

Ekim Devrimi dünyada ilk ve en büyük sosyalist devletin kurulmasını sağlayarak ve sosyalist sistemin tüm dünyaya yayılmasına etki ederek 20. yüzyılın dünya tarihini etkileyen en önemli olaydır. Paris Komünü'nden (1870) sonra dünyanın ilk işçi devletinin kurulması olarak da değerlendirilir. 

Şubat 1917’de çarın devrilmesinin ardından iktidara gelen geçici hükümet, Ekim Devrimi’yle düşmüş ve iktidar Bolşevikler ile Sol Sosyalist Devrimciler'in çoğunlukta olduğu Sovyetlere geçmiştir. Bu gelişmeler üzerine Bolşevik karşıtı ve monarşi taraftarı (Çar yanlısı) Beyaz Ordu iç savışı başlatarak "Beyaz terör" diye bilinen saldırılarını  başlattı. Bolşeviklerin ve devrimcilerin silahlı gücü Kızıl Ordu ile başta İngiltere olmak üzere emperyalistlerin desteklediği Çar yanlısı Beyaz Ordu arasında 4 yıl süren iç savaşı 1922 yılında Bolşevikler Bazandı. Böylece Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin kuruluş süreci büyük ölçüde tamamlandı.

Kızıl Muhafızlar

Devrimin 10. yıldönümü olan 1927 yılından itibaren resmi olarak Büyük Ekim Sosyalist Devrimi olarak adlandırıldı

20. yüzyıla girildiğinde Rusya İmparatorluğu ısrarlı olarak uyguladığı otokratik rejim yüzünden ve bünyesinde barındırdığı farklı ulusların maruz kaldığı baskılardan ötürü uluslar hapishanesi olarak adlandırılıyordu. Ülke Rus-Japon Svaşı ile askeri olarak büyük darbe almış, iç siyasi hayatta da 1095 Devrimi ile büyük altüst oluşlar yaşıyordu. Kırılgan bir ekonomisi olan Çarlık rejimi I. Dünya Savaşı’na girdi ve uzun süren savaşın etkisi cephedeki askerler başta olmak üzere tüm halkta yıkıcı bir etki yarattı. 1917 Şubat ayında da devrimci hareketlenme başladı.

23 Şubat’ta (Gregoryen takvime göre 8 Mart) Petrograd işçileri gösteri yaptı. Kadınların çoğunlukta olduğu gösterilerde “ kahrolsun istibdat, ekmek ve adalet istiyoruz” sloganları atıldı. Çar, ordusunu ve Kazak askerleri gösterileri bastırmak için görevlendirdi. Ancak subayların halkın üzerine ateş edilmesi yönündeki emrine savaştan yorgun düşmüş askerler silahlarını subayların üzerine doğrultarak cevap verdi. Kazak birlikleri de halkla çatışmayı reddetti. İsyanın büyümesi üzerine Çar II. Nikolay kardeşi Mihail lehine tahttan feragat etti. Ancak prens Mihail devrimci hareketlenmeden korkarak tahtı devralmayı reddetti. Böylece Rusya’da monarşi devrildi ve 350 yıllık Çarlık rejimi, 300 yıllık Romanov hanedanı yıkıldı. Seçim sisteminin asillere ve elit kitlelere tanıdığı oy hakkı sebebiyle Duma’da çoğunlukta olan Çar taraftarı milletvekilleri hızlı davranarak geçici hükümeti kurdu ve yönetimi sahiplenmeye çalıştı. Ancak işçi, köylü ve askerlerin Sovyetleri alternatif bir iktidar olarak ortaya çıktı.

1917 Temmuz Günleri protestoları

İsviçre’de bulunan Lenin partinin Rusya'daki merkezine geçici hükümete destek verilmemesi gerektiğini, işçi ve köylülerin ancak Sovyetlerin tam iktidarı ile zafer kazanacağını belirten mektup gönderdi. Zaten geçici hükümet de halkın isteklerine cevap vermekten uzaktı. Tarım reformu, günlük çalışma süresinin kısaltılması gibi taleplerin hiçbiri gerçekleşmedi. Şubat Devrimi’nin çıkış sebeplerinden birisi olan halktaki barış isteği dikkate alınmadı ve İtilaf Devletleri’nin istekleri doğrultusunda I. Dünya Savaşı’na devam edildi. 10 (23) Mart’ta Bolşeviklerin denetimindeki Petrograd Sovyeti, "Dünya Halklarına" adıyla bir manifesto yayınladı: “Rus devrimciler egemen sınıfların emperyalist politikalarına karşı Avrupa halklarını barışa çağırıyor”. [2]

Nisan ayında zırhlı bir trenle İsviçre’den Petrograd’a gelen Lenin Finlandiya İstasyonu’nda kalabalık bir kitle tarafından karşılandı. Lenin buradaki konuşmasında sosyalizm için Sovyetlerin tam iktidar olacağı bir devrim çağrısı yaptı.

18 Nisan (1 Mayıs)’da Dışişleri bakanı Milyukov müttefiklere savaşa devam edileceği yönünde taahhüt verdi. Petrograd Sovyeti bu açıklama üzerine halkın aldatıldığına yönelik bildiri dağıttı. Rus cephesindeki Alman ordularının batı cephesine kaydırılmasını istemeyen İtilaf Devletleri’nin baskısıyla alınan bu karar halkta galeyana yol açtı ve protesto edildi. 21 Nisan ( 4 Mayıs)’da başlayan ve iki gün süren gösterilerde “kahrolsun geçici hükümet”, “Milyukov istifa”, “ bütün iktidar Sovyetlere” sloganları atıldı. Gösteriler Moskova’ya da sıçradı ve işçiler greve gitti.

Temmuz ayında Alman İmparatorluğu ordularına karşı düzenlenen ve başarısızlıkla sonuçlanan saldırıdan sonra düzenlenen eylemlerde 500 bin işçi Geçici Hükümetin istifasını istedi. 16 temmuz günü başlayan olaylarda askerler ve işçiler Sovyetler lehine mitingler düzenledi, ancak bu mitingler geçici hükümetin katliamına sebep oldu. Gösterilerin bastırılması sırasında 56 kişi öldü, 560 kişi de yaralandı.

Bu dönemden sonra artık Sovyetler Geçici Hükümet karşısında bastırılmış durumdaydı. Rus ekonomisi bu sırada felakete doğru gidiyordu. Tarımsal üretim ve sanayi alanındaki düzensizlikler üretimin 1916 yılları seviyesine düşmesine yol açmış, kapanan işletmeler yüzünden yoğun işsizlik yaşanmaktaydı. İşçilerin eline geçen ücret düşmüş ve alım gücü 1913 yılı seviyelerine gerilemişti. Ülkenin borçları 50 milyar rubleyi aşmış durumdaydı ve iflasın eşiğine gelmişti.

Temmuz Günlerini özellikle Bolşeviklere karşı baskı dönemi izledi. Kurulan yeni Geçici Hükümette Aleksandr Kerenski başbakan oldu.

Avrora Kruvazörü

Yeni hükümet Bolşeviklere ait matbaayı bastı ve Pravda gazetesinin yayınlanmasını yasakladı. Hükümetten izinsiz olarak bildiri dağıtılması ve miting yapılması yasaklandı. Lenin hakkında idam kararı çıkarıldı. Bu karar üzerine Lenin güvenlik amacıyla Finlandiya'ya iltica etti.Troçkibaşta olmak üzere çok sayıda Bolşevik tutuklandı.

Petrograd’daki sosyalist örgütlere karşı Çarlık Ordusu komutanlarından Lavr Kornilov komutasındaki Kazak Ordusu şehre gelerek sıkıyönetim ilan etmek ve idareyi ele almak için ilerlemeye karar verdi. Kornilov Olayı olarak bilinen olay sırasında Kerenski paniğe kapılarak darbenin kendisini de tasfiye edeceğini anladı ve o sırada en güçlü ve en örgütlü siyasi güç olan Bolşeviklerden yardım istedi. Petrograd, Moskova, Kiev, Harkov ve diğer şehirlerdeki Bolşevik işçi ve askerler Kornilov karşıtı eylemler düzenledi. Bolşevik Parti Merkez Komitesi 27 Ağustos 1917’de yaptığı açıklamada Şubat Devrimi ile kazanılan her şeyi boğmak için Petrograd’a ilerleyen Kornilov birliklerinin durdurulması çağrısı yaptı. Özellikle demiryolu işçilerinin engellemesi ve Kazak Bolşevik askerlerin propagandası sonucu Kornilov’un ordusu dağıldı ve darbe girişimi başarısız oldu. Bu olaylarda Bolşeviklerin gücü sınandı ve iktidarın alınmasında önemli bir evre geçilmiş oldu.

Kornilov’un darbesinin başarısız olmasıyla beraber Bolşeviklerin saygınlığı ve Sovyetlerdeki desteği arttı. Bolşevikler Petrograd, Moskovabaşta olmak üzere Briansk, Samara, Saratov, Tasritsyn, Minsk ve Kiev Sovyetlerinde çoğunluğu kazandılar. Tüm Rusya Sovyetler Merkezi Yönetim Komitesi iktidarın alınması yönünde karar aldı.

Eylül ve Ekim aylarında Moskova ve Petrograd sanayi işçileri, Donbas maden işçileri, Ural metal sanayi işçileri, Bakü petrol işçileri, tekstil işçileri ve demiryolu işçileri sayısız grev yaparak Geçici Hükümeti protesto etti. Bu iki ay zarfında toplamda 1 milyon işçi grev süreçlerine katıldı. İşçiler çoğu fabrika ve işyerinde yönetimi ele aldı ve üretim ile dağıtımı kontrol etmeye başladı.

Ekim 1917’ye gelindiğinde kırda da benzer bir durum vardı. Büyük toprak sahiplerine karşı yoksul köylüler tarafından 4 binin üzerinde ayaklanma eylemi kaydedildi. Geçici Hükümetin büyük toprak sahibi zengin köylüler olan kulakların isteklerine göre hareket etmesi ve ayaklanmaları bastırmak için askeri birlik göndermesi yoksul köylülerin de toprakların kendilerine verileceğini söyleyen Bolşeviklere destek vermesine sebep oldu.

Cephede, şehirlerdeki garnizonlarda ve savaş gemilerindeki askerler ve bahriyeliler de açıkça Geçici Hükümeti tanımadıklarını ilan etti ve seçilmiş temsilcilerini Sovyetlere göndererek iktidarın alınmasından yana görüş bildirdi.

Devrim ve Sovyet İktidarı 

Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin Bolşevik kanadı Merkez Komitesi 10 Ekim günü silahlı ayaklanma gündemiyle toplandı. Toplantıda 2'ye karşı 10 oyla ayaklanma lehine karar alındı. 24 Ekim (6 Kasım) 1917’de Bolşevikler Başkent Petrograd’da Kerenski önderliğindeki Geçici Hükümete karşı hareket geçti. Cezaevlerindeki Bolşevik tutuklular serbest bırakıldı. 25 Ekim (7 Kasım)'de 10 bin kadar Kızıl Muhafız güçlü bir direnişle karşılaşmadan tüm hükümet binalarını ve stratejik mevkiileri ele geçirdi. Smolni Enstitüsü'ne bulunan Lenin, devrim talimatlarını buradan vermekteydi. Harp Okulu öğrencileri ve peronelinden oluşan bir müfreze Bolşeviklere karşı direnişe geçse de başarılı olamadı.

25 Ekim ( 7 Kasım ) gecesi hükümetin bulunduğu Kışlık Saray’a saldırı başladı. Binlerce Kızıl Muhafız Kışlık Saray'a yöneldi.  Baltık Filosu ve Kronştad Denizcileri de saldırıya katıldı. Aurora kruvazöründen saraya top atışı yapıldı. Bu sırada Kerenski kaçmış, ama bakanlar sarayda bulunmaktaydı. Kazaklar, askeri öğrenciler ve kadınlar birliği tarafından korunan saray 8 Kasım’da sabaha karşı saat 2’de düştü. Hükümet üyeleri hapse atıldı.

Devrimin resmi tarihi 25 Ekim (7 Kasım) 1917 oldu. İktidar fiilen alındıktan sonra toplanmakta olan ve çoğunluğunu Bolşevik ve müttefikleri olan Sol SR vekillerinin oluşturduğu 2. Tüm Rusya Sovyetler Kongresine iktidarın Lenin önderliğindeki Bolşeviklere bırakıldığı ilan edildi.

İkinci Tüm Rusya Sovyetler Kongresindeki 670 delegenin yaklaşık olarak yarısına karşılık gelen 300’ü Bolşevik, yaklaşık 100’ü de Sol SR (Sosyalist Devrimci) olduğundan kongredeki çoğunluk Aleksandr Kerenski hükümetinin devrilmesini onayladı. Kışlık Sarayın alınma haberi kongreye ulaştığında iktidarın İşçi, Asker ve Köylü Vekilleri Sovyeti olarak alındığı ilan edildi ve Ekim Devrimi onaylandı. Kongrede bulunan sağ kanat ve Sağ SR temsilcileri alınan kararı protesto edip kongreyi terk etti. Protestoya katılıp Lenin ve Bolşeviklerin yasa dışı şekilde iktidarı aldığını belirten Rus Sosyal Demokrat Partisi'nin Menşevik kanadı da kongreden ayrıldı. Kongre ilk Sovyet Hükümeti niteliğinde olan Lenin başkanlığındaki Halk Komiserleri Konseyi'ni  (Sovnarko) 10 Ekim günü seçti. Kurucu Meclis toplanıncaya kadar iktidarda olacağı açıklanan Sovnarkom ilk olarak Barış ve Toprak Kararnamelerini kabul ederek Rusya İmparatorluğu'nun 1. Dünya Savaşı'nda çekildiğini ilan etti. Büyük toprak sahiplerine ait toprakların da yoksul köylülere dağıtıldığını açıkladı.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Fed, faiz kararını açıkladı13 Aralık 2017 Çarşamba 22:13
  • ABD işkence yapmaya devam ediyor13 Aralık 2017 Çarşamba 21:23
  • Rusya: Erdoğan’ın İsrail tutumu, bizim tutumumuzla örtüşmüyor13 Aralık 2017 Çarşamba 21:01
  • Yunanistan’da bir günlük genel grev13 Aralık 2017 Çarşamba 20:07
  • Suudiler'de derin hesaplar: Kral İstanbul'a, veliaht İsrail'e13 Aralık 2017 Çarşamba 18:23
  • Çimento devi Lafarge IŞİD’e milyonlarca avro haraç ödemiş13 Aralık 2017 Çarşamba 16:32
  • AB'den 'döner' kararı13 Aralık 2017 Çarşamba 15:57
  • Trump'tan flaş hamle: Asker sayısı artıyor!13 Aralık 2017 Çarşamba 15:54
  • Avusturya'da ikinci facia: Onlarca yaralı var13 Aralık 2017 Çarşamba 15:48
  • Trump'ın danışmanından Türkiye'ye 'cihat' suçlaması!13 Aralık 2017 Çarşamba 15:07
  • 123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)