• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 29 °C
  • İzmir 31 °C
  • Adana 29 °C
  • Antalya 29 °C

Can Dündar 7 Haziran seçiminden sonra ne demişti?

Can Dündar'ın Fransız L’Humanité gazetesine verdiği röportaj ilk kez ABC Gazetesi'nde yayınlanıyor.  

ABC Gazetesi
Fransa Gazeteciler Sendikası Yöneticisi ve L’Humanité Gazetesi yazarı Patrick Kamenka’nın Can Dündar ile yaptığı 18 Haziran tarihli söyleşi.

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Türk İstihbarat Servisi (MİT)’in Esad karşıtı İslami örgütlerin militanlarına silah gönderdiği konusunda belgeler yayınladı.

Milletvekili seçimlerinin hemen ardından yayınlanan bu belgeler, MİT’in gönderdiği ve “tıbbi yardım” olarak gizlenmiş olan silahlara Ocak 2014’de Türk Jandarması tarafından el konulmuş ve Türkiye siyasetinde bir deprem etkisi yaratmıştı. Gazetenin bu yayınını “casusluk faaliyeti” olarak değerlendiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Can Dündar’ı doğrudan hedef alarak “bunu yayınlayan kişi bedelini çok ağır ödeyecek” tehdidinde bulunmuştu.

Patrick Kamenka- MİT TIR’ları üzerine yaptığınız haberin, seçimler üzerinde etkili olabildiğini, özel olarak AKP’nin oylarında hissedilebilir bir düşme yaratttığını düşünüyor musunuz?

Yayınladığımız olayın seçmenler üzerinde nasıl bir etki yaratacağını tahmin etmek zor, ancak Cumhuriyetin yayınladığı belgelerin, özellikle “birebir” fotoğrafların AKP seçmenlerinin kendilerine bazı sorular soracağını öngörebiliyorum. Bu açıklamaların seçmenler üzerinde belli bir etkisi olacağı düşünülebilir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu yayınınızdan sonra sizi  çok ağır bir biçimde suçladı ve açıkça tehdit etti. Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü yeniden bir tehlike altına mı giriyor? Siz kendinizi iktidarın baskısı altında hissediyor musunuz?

Cumhurbaşkanı’nın gazetemize yaptığı suçlamalar yeni değil. Ancak bu kez bu yayınla doğrudan kendinin hedef alındığını hissediyor. Çünkü yayınladığımız belgeler (silah kaçakçılığı)  sadece bir devlet sırrını değil,  aynı zamanda kişisel olarak bizzat Erdoğan’ın kamuoyu nezdindeki güvenirliğinin sorgulanmasına da yol açıyor.

Şu andaki durumunuz nedir?

Şu an teorik olarak “Terörle Mücadele Yasası”na göre iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve devlet sırlarını ifşa ve casusluk suçundan 42 yıl hapis suçlamalarıyla yargılanıyorum. Bu olay, çok açık bir biçimde Türkiye’deki siyasal durumla ilişkilidir. Çünkü ülke bir koalisyon oluşumunun beklentisi içindedir. Bana göre, bu olayın gösterdiği başka bir gerçek de, Türkiye’de yargının tümüyle iktidarın eline geçmiş olmasıdır.

Seçim sonuçları Türkiye’de basın özgürlüğü (şu an tutuklu 20 gazeteci var) konusunda bir ilerleme sağlar mı? 

Seçim sonuçlarının yarattığı yeni durumun bu konuda bir değişikliğe yol açması ve iktidarın medya ve gazeteciler üzerindeki baskısını dizginleyeceği düşünülebilir. Ancak, eğer biz kirli silah ticareti üzerine böyle bir habercilik yapabiliyorsak bu, yurttaşlarımızdan hiçbirşeyin gizlemeyeceğini gösterir. Bizler sadece gazeteci değil, aynı zamanda insanız.

L’Humanité Gazetesi röportajın linki

 

 

 

 

 

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)