• BIST 97.484
  • Altın 144,385
  • Dolar 3,5643
  • Euro 3,9997
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 26 °C
  • Adana 16 °C
  • Antalya 24 °C

Che aslında nereli?

Haluk ŞAHİN

 

AKP iktidarının son zamanlarda yaptığı sembolik ataklar “Bu demokrasiyi 15 Temmuz’da hep birlikte kurtardık, bu demokrasi hepimizin” söylemini zayıflatıyor. Oysa AKP'li siyasetçiler ve yandaş yazarlar hep bu “birlik ve beraberlik ruhu”nun yaşamsal öneminden söz ediyorlar. Söyledikleri ile yaptıkları birbiriyle çelişiyor. 

Semboller üzerinde siyaset yapmak Erdoğan’ın ve AKP’nin yabancısı olduğu şeyler değil. Uzun bir geçmişi olan ve Türkiye’yi bu noktaya getiren kutuplaştırma süreçleri hep semboller üzerinden savaşla yürütüldü. “İki  ayyaş”, “monşerler”,  “faiz lobisi” ve “üst akıl” gibi sözcüklerin arkasında hep ideolojik referanslar vardı: “İki ayyaş”  “Cumhuriyeti kuranlar” demekti, “monşerler” “Cumhuriyet’in barışcıl dış politikası”nı kastediyordu, “faiz lobisi” “TÜSİAD”tı,  “üst akıl” ise “Amerika Birleşik Devletleri” olarak anlaşılıyordu. 

Semboller üzerinden yapılan son siyasal ataklar derken neyi mi kastediyorum? Örneğin şunları:

Belirli bir kesimin duyarlıklarına ve uyarılarına rağmen 3. Köprü’ye Yavuz Selim adı verilmesini; Atatürkçü ve laik kesimin  duyarlığı blinmesine ve eleştirilerine rağmen Gülhane Tıp Akademisi’ne Sultan Abdülhamid’in adının verilmesini; Cumhuriyetçi kesimlerin duyarlıklarına rağmen 30 Ağustos kutlamalarının iptalini; sol kitleler arasında bir efsane olarak bir kaç kuşaktır yankılanan Che’den “eşkiya” diye söz edilmesini; birçok itiraz olduğunu bilmelerine rağmen kadın polislerin türban takmasına izin verilmesini gösterebilirim.

Normal zamanlarda bunların tümü tartışılabilir; ama içinde bulunduğumuz şu olağandışı zamanda iktidarın takındığı “dediğim dedikçi” tutum ülkemizde gerçek bir demokrasi kurulmasını isteyenleri daha da kaygılandırıyor.

Kılıçdaroğlu’nun bu konuları muhtabıyla en kısa zamanda konuşması lazım.

                                                                  ***

Che Guevera’ya “eşkiya” denmesinin tartışmasına bir ucundan değineyim istiyorum:

Bu kem sözün sahibi İsmail Kahraman ve ne yazık ki TBMM’nin Başkanı olan eski model “mukaddesatçı” zat belli ki dünyayı da Türkiye’yi de iyi tanımıyor, bilmiyor. Baksanıza, açık açık söylediğini, bizim edebiyatımıza gönderme yaparak dobra dobra savunmayı bile göze alamadı.

Oysa, benzer bir tartışma bir zamanlar Dadaloğlu ve Köroğlu gibi Anadolulu “asi”ler için de yapılmıştı. Kahraman, Necip Fazıl’ın ötesinde biraz edebiyat bilgisi olsa, taraflardan birisinde Yaşar Kemal’in öte tarafında ise “devlet ana” yanlısı Kemal Tahir’in bulunduğunu söyleyerek sözünü temellendirmeye gayret edebilirdi.

Ama nerede o entellektüel feraset? Böyle yapmak ya da “hata ettim” diyerek özür dilemek yerine, hemen  bir “düzeltme” yaptırarak, Che derken onun şahsını değil, yerli olmayıp yabancı olmasını kastettiğini öne sürdü. 

Ve gene yanıldı!

İsterse siyasal sosyologlara danışsın: Che hakkında ne düşünürseniz düşünün, artık onun yerli olmadığını öne süremezsiniz. O artık Türk siyasal hayatının dokusuna, kolektif siyasal bilncine karışmıştır ve “bir haksızlığa başkaldırı sembolü” olarak buralı olmuştur!

Çoğu kişi onun Arjantinli ya da hekim olduğunu bile bilmez, ama onu en “yerli” sembollerle birlikte her yerde yüceltir: Tişörtlerde, kitaplarda, dergilerde, posterlerde, pankartlarda, duvar yazılarında, bayraklarda, dövmelerde,  tampon yazılarında, şiirlerde...

Başka nerelerde mi?  Devam ediyorum ve kendi çektiğim fotoğraflarıyla aşağıya ekliyorum: 

Çakmaklarda ve  seyyar halı satıcılarının tezgahlarında...*

unnamed-(1)-029.jpgunnamed-(2)-018.jpg

Hem de kimlerin arasında.  Dikkat ediniz.  Kimler var onun yanında?  O halde Che yerli midir yoksa yabancı mıdır?

*Çakmaklardaki Che’yi 2015’te Mersin’de, halılardakini ise 2016’da Adana’da çektim. 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)