• BIST 101.892
  • Altın 189,295
  • Dolar 4,6043
  • Euro 5,3842
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 23 °C
  • Adana 25 °C
  • Antalya 25 °C

CHP için tehlikeli viraj

Torun Ahmet TÜRKMEN

İnsan bazan "İnce, uzun tünelin içinden geçiyormuşuz" hissine kapılır. O an, bu tünel sanki "hiç bitmeyecekmiş" hissine kapılırız. Oysa bitmez dendiği anda aniden bir ışık belirir ve tünelin sonuna gelinir. 

Referandum sonucu bu ışığı gösterdi aslında bize. Yeter ki bunu görelim. Muhalefet güçlerinin ve özellikle partilerinin "süreci doğru okuyamama ve ardından gerekli adımları atmamalarına" rağmen. Hatta ortaya çıkan güçlü dinamizmi engelleyici bir işlev görmelerine rağmen.

Bu durumu en iyi ülkeyi yönetenlerin anladığını, kendileri için yarattığı büyük tehlikeyi gördüklerini söyleyebiliriz. İktidar bu güce karşı tepkisini baskı ve şiddeti bir kat daha artırarak, OHAL uygulamalarını güçlendirerek gösteriyor. 

Aslında çok korkuyorlar. Korktuklarını belli etmemeye çalışsalar da. Bu sürecin birazcık zorlansa "böyle devam etmeyeceğini, önünün kesileceğini" çok iyi biliyorlar. Muhalefet partilerin 'silik, kendi iç işleriyle meşgul olma' görüntüsünü en büyük 'kozları' olarak görüyorlar. Suni gündemler yaratıp bu sürecin derinleşmesinin yolunu açmaya çalışıyorlar.

Referandumdan bu yana yaklaşık iki ay geçmesine rağmen, birlikte yol yürüme eğiliminde olan 'Hayır' cephesi bileşenleri için bir 'yol haritası' ortaya konabilmiş değil. İşin en kötüsü böyle bir 'çaba' da gözükmüyor.

CHP yönetimi siyaseti 'dar alana' sıkıştırmanın, oldukça sıkışmış durumdaki siyasi iktidar karşısında ortaya 'alternatif öneriler' koyup kamuoyunu tartıştırma, gündemi belirleyememe sıkıntısı yaşıyor. Maalesef -istisnalar hariç- son 15 yılda olduğu gibi. Bu durumuyla parti içinde sistemli, proğramlı çalışmanın olmadığı, bunu becerebilecek ölçüde 'yeterli donanıma sahip' kadroların olmadığı algısını güçlendiriyorlar.

CHP acilen dışa dönmelidir. Bir an önce toparlanmalı süreci tıkayan değil, demokratik güçlerin güveneceği, yol gösterici olacak bir proğramla ortaya çıkmalıdır. Kongreler süreci bunun için büyük bir fırsat yaratıyor aslında. Bu süreçte içi boş tartışmalar yerine yukardan aşağıya bu tür başlıklar tartışmaya açılabilir.

Bunun için hemen ortaya bir 'yol haritası' taslağı koyup demokratik kamuoyunda tartışmaya açmalıdır.

CHP, başta kendi içinde olmak üzere, kamuoyu ile ciddi bir güven duygusu yaşamaya başladı. Toplumdaki bu duyguyu daha da güçlendirmek istemiyor, tabloyu tersine çevirmek istiyorsa ortaya 'bir şeyler' koymak durumundadır.

Tüm bunlardan çıkarılabilecek sonuç şudur; CHP'de değişim talebi 'çok acil' olarak kendini hissettirmektedir. Hem parti içi yapılanmada, hemde dışa dönük politikalar oluşturulması noktalarında. 

Bunlar olmadığında, bunların yerini öznellikler, olmayan bir şeyi olmuş gösterme ya da oldukça abartma, birilerine mesaj gönderme eğilimi güçleniyor. Parti içi hesaplar ön plana geçerek, vatandaşlar çinde çalışma yerini parti içinde 'görünür olma' yarışı ön plana geçmektedir.

Maalesef parti içinde olanlar bu noktada. Kongreler yaklaştıkça bu sürecin derinleşeceği endişeleri var.

CHP'nin sol ve sosyal demokrat politikalara, toplumu ve devleti dönüştürecek politikalara ihtiyacı var. Bunu kimin yapacağının ikincil olduğunu düşünüyorum. Önemli olan yapılması. Böyle bir yönelimin partiyi ve buna önderlik edecek kadroları yücelteceği açık. CHP tabanı ve demokratik kamuoyu böylesi bir değişime coşkuyla cevap vereceği ve kabulleneceği bilinmelidir.

Parti içi tartışmalarda maalesef ortaya bütünsel bir bakış açısı koymak yerine "o yapamıyor, ben daha iyi yaparım" dan öte bir ses duyulmuyor. Ufak tefek sesler ise hay huy içinde boğuluyor.

Önü alınmaz ise süreç "kendi iç sorunlarını kendi dinamikleri ile çözemez" noktaya gelebilir. Böyle bir nokta CHP açısından yeni bir kimlik tartışması ve hatta benim bu ortamda hiç tasvip etmediğim 'yeni bir parti' oluşumunu tetikleyebilir. 

Bir sözümde de Referandum'un tek galibi, ülkesini, demokrasiyi, hak ve özgürlükleri, yaşamsal değerleri savunan özgür bireylere ve sivil inisiyatiflere; Bilin ki ülkenin geleceği daha çok sizin ellerinizde. Gücünüz ortak değerler etrafında oluşturacağınız mücadele kararlılığınızda ve birliğinizdedir.

Aynı zamanda bu sayede sol parti ve oluşumlar üzerinde 'kendilerini toplamaları' için baskı unsuru olursunuz.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      1234567
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)