• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 11 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 16 °C

CHP'de büyük temizlik...

Nahit DURU

" Kendi çıkarları için çalışanların CHP'de yeri yoktur. CHP dava partisi olacaktır."

Bu sözler  CHP'nin 35'inci olağan Kurultayı'ndan iki gün önce Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaptığı açıklamadan.

Bu konuları kaç kez yazdım anımsamıyorum. Ancak, bu sözleri Kılıçdaroğlu'ndan duymak, CHP'nin çıkarıcılardan, etnik siyaset yapan, solla bağdaşmayan siyasetçilerden temizleneceğini  okumak umutlandırdı.

Genel Başkanlığın bana göre tek adayı Kemal Kılıçdaroğlu. Adaylığını açıklayan Mustafa Balbay'ın hiç şansı yok. Genel Başkan adaylığı için gerekli imzayı bulacağının bile kuşkulu olduğu ifade ediliyor.

Bu arada kimi işgüzar il Başkanları Kurultay öncesi, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na destek vermek için delegelerden imza topluyorlar. 

Arada imza vermeyenler de var kuşkusuz. Onlara göre kurultay öncesi böyle bir destek  açık oy anlamına geliyor. Kılıçdaroğlu'nun böyle bir desteğe ihtiyacı yok. Böyle davranışlar tek adam hakimiyeti  yaratır ve parti içi demokrasiyi ortadan kaldırır inancındalar.

Kanımca, CHP genel merkezinin ve Kılıçdaroğlu'nun destek açıklamalarından  çok, yol gösterici bir muhalefete ihtiyacı var.

Bu imza toplama işini Kılıçdaroğlu'nun istediğini sanmıyorum. 

Fakat, CHP'nin bugünlerde Kamil Kırıkoğlu gibi bir siyasetçiye gereksinimi olduğuna inanıyorum. 9 Kasım 1979'da  yitirdiğimiz Kırıkoğlu, 1971 yılında Bülent Ecevit'in istifasından sonra Genel Sekreter olan Şeref Bakşık'ın ardından bu göreve gelmişti. 

Aslında Kırıkoğlu CHP'nin de solunda, devrimci  bir politikacı olmasına karşın. Partisi'nin ilke ve kuruluş felsefesine hep saygılı davranmıştı.

Kamil Kırıkoğlu'nun İsmet  İnönü'ye bir anlamda hayran olduğuna tanıklık eden gazetecilerden biriyim. 

İsmet Paşa'nın siyaset okulunda yetiştiği için kıvanç duyduğunu her fırsatta ifade eden Kırıkoğlu, İsmet Paşa okulunun öğretisini üç kelimede özetlerdi:

"Sabır, dikkat ve mutlaka meşruiyet" 

Ayrıca TBMM kulisinde zaman zaman birlikte olduğumuz  Kırıkoğlu, İsmet Paşa'yı anlatırken, "İsmet Paşa bugüne kadar arkasında ne olduğunu bilmediği kapıyı açmadı" der, Paşa'yı  siyasetçinin nasıl davranması gerektiğine örnek gösterirdi. 

Zaman zaman  İsmet  Paşa Ecevit'i eleştirdiğinde Kamil Kırıkoğu, 'Onu Alaaddin'in sihirli lambasından siz çıkardınız. Şimdi bana tekrar lambanın içine sok diyorsunuz. Buna benim gücüm yetmez" deme cesaretini göstermişti. 

Ancak Kırıkoğlu, İsmet İnönü'yü çok sevmesine, saymasına, hatta hayran olmasına, Ecevit'e de güvenmemesine karşın CHP'de değişimden yana tavır koymaktan kendini alamamıştı.

Öte yandan kurultayda, İsmet İnönü'ye karşı çıkan Kamil Kırıkoğlu  tarihe mal olan şu sözleri Paşa'ya söylemiş ve Kurultayın gidişini değiştirmişti:

"Siz padişahlığı yıkmış lidersiniz. Kaldı ki, ne siz padişah, ne de biz kapı kullarıyız"  

 İnönü'nün Genel Başkanlığı döneminde parti içi demokrasi tam anlamı ile işliyordu. Aksi olsaydı bir genel sekreter Paşa'ya, "Ne siz padişah, ne de biz kapı kullarıyız" diyebilir miydi? Onun bu çıkışı sonucu Ecevit Genel Başkan seçilebilir miydi?

Kırıkoğlu, Ecevit'e güvenmemekte de haklı çıkmış, bir süre sonra, Genel Başkan Ecevit'le demokratik ilkeler konusunda anlaşmazlığa düşmüş ve Genel Sekreterlikten ayırmıştı. 

1977 seçimlerinde Kırıkoğlu Ecevit'lerin telkiniyle Milletvekili seçilememişti.

Ne yazık ki bugün, CHP içinde bir Kırıkoğlu yok. Her şeyi göze alarak liderlerin hatalarını söyleyebilecek...

Günümüzde destek imzası toplayan il başkanları CHP'de "kapı kulları" yaratma çabasında kanımca. Ve bindikleri dalı kesme çabası içindeler. 

Bu harekete karşı çıkanların görüşlerine de CHP içinde değer verilmediği inancındayım.

Geçenlerde yazmıştım.

CHP'nin genç, dinamik, devrimci, kadınların da eşit temsil edildiği, Atatürk ilkelerine bağlı yöneticilere ve eskiden yöneticilik yapmış, CHP'yi iktidara taşımış insanların yol göstericiliğine ihtiyacı olduğu inancındayım.

Ve bu kadro, 1976 kurultayında kabul edilen tüzük ve programın hazırlanış yolunu izlemelidir. 1976 kurultayı öncesi, bir kurul tarafından hazırlanan taslak program ve tüzük, bölge toplantıları ile şekillenmiş, sonuçta partinin en üst kuruluna sunulmuştur.

CHP'nin kurtuluşu yeni kadro, yeni program, yeni tüzük ve yeniden CHP'dir.

Kılıçdaroğlu'nun Hürriyet'e yaptığı açıklamada, CHP'nin fabrika ayarlarına döneceğini, yönetimini değiştireceğini, parti meclisinde kadınlara, gençlere ağırlık vereceğini ima etmesi umut verdi.

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)