• BIST 107.921
  • Altın 153,999
  • Dolar 3,8353
  • Euro 4,5054
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 6 °C
  • Adana 7 °C
  • Antalya 9 °C

CHP’de Devrimci Demokratlar'ın kurultay çağrısı

CHP’de Devrimci Demokratlar'ın kurultay çağrısı
CHP'de kendilerine 'sosyal demokrat' yerine 'Devrimci Demokrat' demeyi tercih eden sol kanat oluşumu, bu hafta sonunda yapılacak kurultay öncesinde CHP delegeleri ve üyelerine bir çağrı yaptı.

CHP'nin bu hafta sonunda yapacağı 35. Olağan Kongresi öncesinde bir açıklama yapan ve CHP içinde kendilerine "Devrimci Demokratlar" adını veren sol muhalif platform, bir siyasal "Bildirge" yayınlanayarak ilkelerini ve mücadele programını ilan etti.

Devrimci Demokratik Sol Platform tarafından CHP delegelerine yapılan çağrının tam metni şöyle:  

Cumhuriyet Halk Partisi'nin Değerli Delegeleri, Sevgili Yol Arkadaşlarımız...
 
Bizler, partimiz CHP’nin halkın umudu haline gelmesini ve CHP’nin iktidara yürümesini isteyen, bunun için de AKP faşizmine karşı açıkça mücadele etmeden iktidarı kazanmanın mümkün olmadığını savunan CHP’deki Devrimci Demokratik Sol’uz!

Bugün DEVRİMCİ olmak, DEMOKRAT olmak, SOL’da durmak; soruları doğru sormak, cevapları, doğru bildiklerimizi, savunduğumuz değerleri cesaretle her alanda haykırabilmek, söylemleri eyleme dönüştürmek ve faşizme karşı mücadeleyi örgütleyebilmek demektir!
 
NE YAPMALI?
 
Ülkemizi ve bölgemizi savaş alanına  çevirerek, Orta Doğu’yu emperyalist güçlerin işgaline açanlara  karşı çıkmalı, ülkede ve bölgede “savaşa hayır” demenin  vatan hainliği değil, yurtseverlik olduğunu söylemeliyiz! "Bizim Suriye’de ve Irak’ta ne işimiz var" diye sormalıyız!
AKP iktidarına, "IŞİD belasını başımıza siz sardınız, Suruç, Ankara ve Sultanahmet katliamlarının siyasi sorumlusu sizsiniz" demeliyiz! 
“Kürt sorunu vardır ve bu sorunu çözmek, ölümleri durdurmak zorundayız” diyerek, AKP’ye de, PKK’ye de “yeter artık durdurun bu şiddeti” deyip, bir adım öne çıkmalıyız!
Barış isteyen bütün toplumsal ve siyasal güçleri hiçbir ayrıma tabi tutmadan, “ama-fakat” demeden yan yana getirmeli, “Savaşa Hayır” diyen  akademisyenlere sahip çıkmalıyız!
Mezhepçilik, bölücülük, adaletsizlik, eşitsizlik yerine, birlikte, eşit ve özgür yaşamı açıkça savunmalıyız!
Kürt meselesini de, Alevi meselesini de, devleti demokratikleştirerek biz çözeriz demeliyiz!
AKP ile "Demokratik Anayasa" yapılamaz, "Demokratik Anayasa" demokrasiye inananlarla yapılır demeliyiz!
21. Yüzyılda, toplumların da, ülkelerin de fetvalarla yönetilemeyeceğini söylemeli, laikliği sonuna kadar savunarak, dinin iktidar olmasına “hayır” demeliyiz! 
Yoksulluğu değil refahı, spekülatif kazancı değil, üretimi ve üretimden gelecek zenginliği; derelerin, madenlerin, kamu mallarının, kentsel arazilerin yağmalanmasına dayanan rantçılığı değil kamu yararını ve yerinde dönüşümü öne çıkarmalıyız! 

ÇAĞRIMIZDIR!
 
İktidar yürüyüşümüzü hızlandırmak, zafere ulaşmak için gerekli olan tüm olanaklara sahibiz. Dünü ve olmazları tartışmak ve konuşmak yerine, olabilecekleri ve değişimi konuşmak istiyoruz! Yazılı belgelerimizle, söylemlerimizle eylemlerimizi birleştirmek istiyoruz! 
 
Yenilenmeyi, atılımı, dönüşümü başarabilecek, birikim, potansiyel ve enerji bu parti kadrolarında yeterince var. Yeter ki bunu harekete geçirelim! Bunun için diyoruz ki;
 
CHP’de ilkeler, politikalar konuşulmalı, ideolojik politik çizgi netleşmeli ve CHP devrimcileşmelidir!
 
Parlamenter muhalefeti sokaktaki muhalefetle birleştiren, parti içinde sınıfsal bakış açısını esas alarak, etnik ve inançsal kimlikleri kabul eden ama “kimlikler üstü” bir siyaset tarzını hakim kılmalıyız.
 
Yenilgilerimizin nedenlerini sorgulamalı, analiz etmeli, hatalarımızı kabul edip, gerektiğinde özeleştiri vermeliyiz! Partinin örgütlenme anlayışını, çalışma tarzını yenilemeliyiz. Hayatın ihtiyaçlarına cevap vermeyen siyaset yapma tarzını bir kenara bırakmalıyız.

KURULTAYLARDA YÖNETİCİ DEĞİŞTİRMEK YETMEZ!
 
Başkası değil kendimiz olmalıyız! Amalı-fakatlı konuşmalar, şikayet etmeler yerine çözüm üreten ve çözümü örgütleyen, iktidar yürüyüşünü başlatan taraf olmalıyız!
İktidar deyince, bunun ilçe ya da il başkanlığını veya Parti Meclisi’ni ele geçirmek olmadığını artık anlamalıyız!
 
Parti örgütlerine saygınlık ve işlerlik kazandırmak için, örgütleri, danışma kurullarını bütün tartışma ve karar süreçlerine aktif olarak katmalı, parti merkezinin ve belediye başkanlarının müdahalelerini ortadan kaldırmalıyız!

Parti içi demokratik işleyişi, demokratik katılımı sağlamalıyız. Kota uygulamasını kağıt üzerinde kalmaktan kurtarmalıyız. Parti içi demokrasi ve katılımcılığı “yalan” olmaktan çıkartmalı, kongrelerde “blok liste”yi reddedip, “çarşaf liste”yi uygulanır kılmalı, çoğulculuğu öne çıkartmalıyız! Önseçimi sürekli kılmalı, MYK’yı Parti Meclisi’nde seçmeli ve üyelikleri yeniden yapılandırmalıyız! 

Partimiz, ideolojik politik duruşunu netleştirmeden, örgütlenme ve çalışma tarzını,  kadrolaşma anlayışını yenilemeden,  politik cesarete sahip olmadan iktidar olamaz!
Yapısal sorunlarımıza çözüm üretmeyen, demokratik işleyiş ve katılıma ilişkin tıkanıkları aşmaya hizmet etmeyen kurultay süreçleri, yöneticilerin değiştirildiği bir "illizyon" olmaktan öteye gidemez! 
Gelin bu süreci “demokratik işleyiş ve politik cesaret” ışığında partimizi yeniden yapılandırmaya dönüştürelim ve partimizi hak ettiği yere, yani iktidara taşıyalım!

15 Ocak 2016, Ankara
 
CHP’de DEVRİMCİ DEMOKRATİK SOL

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)