• BIST 105.026
  • Altın 162,753
  • Dolar 3,9187
  • Euro 4,6430
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 6 °C
  • Adana 5 °C
  • Antalya 13 °C

CHP'li Erdem: Tek kişiye bu kadar yetki vermek İslam anlayışına aykırı

CHP'li Erdem: Tek kişiye bu kadar yetki vermek İslam anlayışına aykırı
CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, Anayasa Görüşmeleri kapsamında TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada önemli açıklamalarda bulundu.

CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, Anayasa Görüşmeleri kapsamında TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada önemli açıklamalarda bulundu. Anayasa tasarısının darbeci terör örgütlerinin kullanabileceği tehlikeli hatları olduğunu ifade eden Erdem, “Tek bir kişiye bu kadar yetki vermek İslam anlayışına da aykırı” dedi.

ERDEM: BU ANAYASADA TOPLUM YOK, SADECE TEK BİR KİŞİ VAR!

Anayasa görüşmelerinin kısır tartışmalar etrafında döndürülmeye çalışıldığını belirten Erdem, “Toplumun geniş kesimlerinin kutuplaştırıldığı, özellikle de içeride ve dışarıda Türkiye'nin ciddi şekilde hedef hâline geldiği bir dönemde kutuplaşmayı ortadan kaldırmak, toplumsal barışı sağlamak, uzlaşmayı siyasetin gövdesi hâline getirmek gerekirken, ne yazık ki burada bu Anayasa değişikliğiyle 51 ile 49 arasında açmazların, çelişkilerin ve politik bir kavganın derinleşmesine neden olan bir çalışma yürütülmeye çalışılıyor. Burada bir Anayasa görüşmesi yapıyoruz ama bu Anayasa’da işsizler, emekliler, gençler yok, engelliler yok, Aleviler yok, Kürtler yok, bu toplumu oluşturan hiçbir toplumsal katman yok. Sadece bir tek kişi var. Bir şekilde, o kişinin elindeki yasama, yürütme organına bağlı yetkilerin çoğalması ve tüm bunların bir kişinin elinde birikmesini esas alan bir Anayasa hazırlığı yapılıyor.” dedi.​

ERDEM: BU TASARIYLA DARBECİLER İSTERSE 1 GÜNDE TÜM DEVLETİ ELE GEÇİRİR!

Yeni Anayasa tasarısının darbecilere kolaylık sağlayabileceğini belirten Erdem şunları söyledi:

“Parlamenter sistemde tarikatlar, cemaatler ya da herhangi bir inançsal aidiyeti olmayan örgütlenmeler devleti kırk yılda ele geçirebilir ama böylesi rejimlerin olduğu ülkelerde dört saatte bunu çok rahatlıkla yapabilirler. Faşist darbeciler darbe girişimi yaptığında ne yaparlar? Devletin bütün kurumlarının önüne asker gönderirler ve oraları ele geçirirler ama sizin getirdiğiniz düzende devleti ele geçirmek için oraya bir kişiyi gönderip, orada bir kişiyi bulundurmak yeterlidir. Yani şu anda elini ovuşturan FETÖ'cüler "Yarın başkanlık gelirse biz gizli bir kriptoyu bir şekilde gizleyerek oraya çıkartır, bütün devleti ele geçiririz." hesabı noktasında çok ciddi bir çalışma içerisindeler çünkü getirdiğiniz düzen, bir kişi değiştiğinde bütün devletin düzenini değiştirmenin önünü açıyor; bir kişi kendisini çeşitli manipülasyonlarla oraya getirdiğinde, devletin bütün kurumlarını ve müesseselerini dönüştürme güç ve kabiliyetini elinde toplama imkânı veriyor. Bu anayasa, bu şekliyle hiçbir şekilde bu ülkeye yarar sağlamayacaktır.

Geldiğimiz noktada bu medya düzeni yarın bu ülkenin başına çok tehlikeli bir başkan da getirebilir. Dolayısıyla, bir başkan, devletin bütün müesses nizamını ele geçirip, yargıya kendi iradesine bağlı adamı atayıp, yasamayı kendine göre dizayn edip, yürütmeyi kendine göre şekillendirip, kaymakamı, valiyi organize edip bu ülkeyi yaşanmaz bir kaos ülkesine dönüştürebilir. Getirilen düzenleme yanlıştır. Kuvvetler aynılığı değil, kuvvetler ayrılığını derinleştirmemiz gerekmektedir.”

ERDEM: KUR’AN’I REFERANS ALDIĞINI SÖYLEYENLER, KENDİLERİYLE ÇELİŞİYOR!

İslam tarihinden örnekler veren CHP’li Erdem, “Tarihte ‘Medine Vesikası’ diye bildiğimiz meşhur bir sözleşme vardır. Medine Vesikası, orada yaşayan bütün farklı inanç topluluklarını tek bir ortaklaşma sözleşmesinde bütünleştirir. Medine Sözleşmesi'nden asla başkanlık çıkmaz. Gücün tek bir noktada toplanması değil,  alabildiğince derinleşerek toplumun geniş kesimlerine paylaştırılması esası vardır. Medine Sözleşmesi'nin ruhunu ortaya koyan Kur'an'daki Şûra Suresi'nin 38'inci ayetinde "0nlar işlerini şûrayla yaparlar ve kendilerine rızık olarak verilenlerden infak ederler." ifadesi geçer. Burada şûra yani meşveret yani aslında bugünün lisanıyla parlamento iradesine yegane bir amaç yüklüyor. Parlamentonun görevi, gücü bir araya toplamak değil, serveti, nimetleri, imkânı, gücü, otoriteyi yaymak, toplum tabanında onu bir şekilde sosyalize etmek yani toplumla bütünleştirmektir. Ancak burada tam tersi bir şey yapılıyor, tamamını bir noktada topluyoruz. Yani, aslında, burada referans olarak Kur'an-ı Kerim'i esas aldığını söyleyen arkadaşlarımız kendi referanslarıyla çelişen bir iş yapıyor.” dedi.

ERDEM: ERKEN SEÇİM ŞANTAJ MALZEMESİ OLARAK KULLANILIYOR!

Erken seçim tartışmalarına da değinen CHP’li Erdem, “Vicdanlı davranalım, ülkemizin büyük sorunları var, bunları tartışalım. Bu Parlamentoda lütfen kimse kimseyi erken seçimle tehdit etmesin. Biz erken seçimden korkmuyoruz; çünkü bizim kaderimiz bir kişinin parmakları ucunda değil. Cumhuriyet Halk Partisi ön seçim yapıyor. Keşke sizde de ön seçim uygulaması olsa da hiçbiriniz erken seçimden korkmazsınız, çekinmezsiniz ve erken seçim bir şantaj malzemesine dönüşmez.” dedi.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)