• BIST 108.937
  • Altın 145,240
  • Dolar 3,5008
  • Euro 4,1315
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 28 °C
  • Adana 34 °C
  • Antalya 33 °C

CHP'li Öztrak konuştu, Davutoğlu'nun yüzü asıldı

CHP'li Öztrak konuştu, Davutoğlu'nun yüzü asıldı
TBMM'deki bütçe görüşmeleri sırasında konuşan CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, konuşmasında AB ile yapılan mülteci pazarlığına sert tepki gösterdi.

CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Erdoğan'ın 'Umarım Başbakan Brüksel'den parayı alır gelir' şeklindeki sözleri için 'Cumhurbaşkanı Başbakan'a Saray tahsildarı muamelesi yapıyor' şeklinde konuştu.

TBMM'deki bütçe görüşmelerinin geneli üzerine CHP adına kürsüye çıkan CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, konuşmasında AKP'nin ekonomi, çözüm süreci ve dış politika konularında çok sert uyarılarda bulundu. Öztrak'ın konuşması sırasında hükümet sıralarında oturan Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yüzünün asıldığı göörüldü.

ÜLKEYİ KOALİSYONLA MI YÖNETİYORSUNUZ?

AKP hükümetiinin başta Hazine Müsteşarlığı olmak üzere pek çok kurumu vekaletle yapılan atamalarla yönettiğini hatırlatan Öztrak "Seçimlerde 'koalisyon kaos demek, tek parti iktidarı istikrar' diyerek oy aldınız. Ancak ülkeyi koalisyonla yönetiyormuş gibi bir haliniz var. Kimden izin alamıyorsunuz da atamaları yapamıyorsunuz?" şeklinde konuştu.

Faik Öztrak, AKP'nin ve hükümetin Saray vesayeti altında olduğunu ve bu vesayetten kurtulması gerektiğinin altını çizdi.

"SARAY TAHSİLDARI" MUAMELESİ YAPTI

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Brüksel Zirvesi sırasında Başbakan Davutoğlu için kullandığı "Umarım parayı alır gelir" şeklindeki sözlerini eleştiren Öztrak, "Sayın cumhurbaşkanı adeta Başbakan'a Saray tahsildarı muamelesi yapmıştır" şeklinde konuştu. 

Öztrak, AKP'nin dış politika konusundaki hatalarından bir an önce geri dönmesi gerektiğini, CHP olarak bu konuda her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi.

Öztrak, Meclis Genel Kurulu’nda bütçenin tümü üzerinde partisi adına konuştu. Başkanlık sistemi tartışmalarını bir kenara bırakıp, parlamenter sistemi güçlendirecek düzenlemelerin görüşmesini isteyen Öztrak konuşmasında özetle şöyle dedi:

“KUVVETLER AYRILIĞININ VE HUKUKUN TABUTUNA ÇİVİ ÇAKILMAKTADIR”

“ Halkımız Cumhurbaşkanını, Anayasamızda yer alan bu görevleri yerine getirmesi için seçti. Cumhurbaşkanı da bunu kabul ederek Anayasaya göre yemin etti. Ancak Sayın Cumhurbaşkanı’nın geldikten sonra ilk işi parlamenter sistemi bekleme odasına almak oldu. Yetmedi, fiili durum yarattığını söyleyerek, Hükümete de el koydu. Son olarak, Anayasa Mahkemesi kararını tanımadığını, uymayacağını söyledi. Diğer mahkemelere de böyle yapmaları talimatını vererek yargıya da el koymuş oldu. Bu yaşananlar açıkça sivil darbe girişimidir. Demokrasinin imkanları kullanılarak demokratik sistemin, kuvvetler ayrılığının ve hukukun tabutuna çivi çakılmaktadır.

Kuzu kurda emanet edilmiştir. Anayasanın uygulanmasını gözetmekle yetkili makam Anayasayı ‘tağyir, tebdil ve ilga’ etmektedir.

“DESPOTİK REJİM ELBİSESİ DİKİLMEYE ÇALIŞILMAKTADIR”

Bu, kaosun sonunda tek bir kişinin zevkine ve bedenine uygun bir despotik rejim elbisesi dikilmeye çalışılmaktadır.

Kazananın her şeyi aldığı bir başkanlık sistemiyle, 78 milyonu bölüp parçalamanın hiçbir anlamı yoktur.

Çözüm toplumun her kesimini karar alma süreçlerine dahil eden, özgürlükleri genişleten, çoğulcu demokrasidir. Bunu sağlayacak sistemin adı da güçlendirilmiş parlamenter sistemdir.

“SUÇ ÖRGÜTLERİNE YARDIM VE YATAKLIK ETMEYE KADAR UZANAN BİR DİZİ SUÇ İŞLENDİĞİ AÇIKÇA ORTADADIR”

Geçen Temmuz’dan bu yana 300’ün üzerinde şehit. 14 yıldır dağda olan teröristler artık şehir merkezlerinde… Çok açık söyleyelim. Türkiye Cumhuriyeti 93 yıllık tarihinde böyle gaflet, dalalet ve -üzülerek söylüyorum- hıyanet görmemiştir. Kimse aldatıldık deyip bu işlerden kurtulamaz. Görevi ihmalle başlayıp suç örgütlerine yardım ve yataklık etmeye kadar uzanan bir dizi suç işlendiği açıkça ortadadır.

“BEŞTEPE’NİN ATANMIŞ DANIŞMANLARI HÜKÜMETİNİZE SÜREKLİ AYAR VERİYOR”

Kurumsal yapımızda biriken gerginlikler ve devlette çift başlılık bugün ülkemizde bir sistem krizi yaratmıştır.

Beştepe’nin atanmış danışmanları hükümetinize sürekli ayar veriyor. Hani seçilmişler, atanmışlardan daha üstündü? Yıllardır vatandaşa bürokratik oligarşi hikayeleri anlattınız. Hükümetinize istikamet çizen sarayın bürokratik oligarşisine söyleyecek bir çift lafınız yok mu?

Sayın Davutoğlu Avrupa’da bu konuları müzakere ediyor. Ancak Sayın Cumhurbaşkanı Türkiye’de Başbakandan ‘AB’den 3 milyar Avro almaya giden Saray tahsildarıymış gibi' bahsediyor.

AKP’nin izlediği el atına binip çalım satan ekonomi modeli artık tıkanmıştır.

“ATICILIKTA MEŞHUR TEYYO PEHLİVANA BİLE RAHMET OKUTTUNUZ”

Hani söz verdik mi yaparız diyordunuz? Atıcılıkta meşhur Teyyo Pehlivana bile rahmet okuttunuz.

PARLAMENTER SİSTEME VURGU YAPTI

Siyasi belirsizliği artıran başkanlık sistemi tartışmalarını bir kenara bırakıp, parlamenter sistemi güçlendirecek düzenlemeleri görüşmek lazım.

Hukuku, adaleti bu ülkede yeniden egemen kılacak önlemlere bakalım. Bunun için üzerinde tüm partilerin anlaştığı 60 Anayasa maddesine yargı bağımsızlığını güçlendirecek hükümleri de ekleyelim. Bunları hızla TBMM’den geçirelim. Darbe döneminden kalan veya sonradan getirilen demokrasi ve özgürlükleri kısıtlayan mevzuatı temizleyelim.

“HEM HÜKÜMET HEM DE İKTİDAR GRUBU SARAY VESAYETİ ALTINDA”

İçeride her alanda kırılganlıkların arttığı, dışarıda ise yeni bir ekonomik kriz riskinin ciddiyetini koruduğu bir dönemde Türkiye’ye alaturka bir başkanlık sistemi dayatılmak istenmektedir. Bu çaba artık her türlü mantık sınırını zorlamaktadır. Ülkemiz adeta bilinçli bir senaryo ile adım adım büyük bir krize doğru sürüklenmektedir. Üzülerek görüyorum ki bu çatı altındaki iki parti büyük bir vesayet altındadır. Hem hükümet, hem de iktidar grubu saray vesayeti altında, milletin kendilerine verdiği yetkiyi sahiplenemiyor, kullanamıyor. Saray bürokratları, milletin seçtiklerine ayar veriyor.

“HDP İSE İMRALI VE KANDİL’İN VESAYETİ ALTINDA”

HDP ise İmralı ve Kandil’in vesayeti altında Türkiye partisi olmaktan uzaklaşıp, her geçen gün biraz daha çukur siyasetine hapsoluyor.”

GERGİNLİK ÇIKTI

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, sataşma gerekçesiyle söz alarak, partisinin meşruiyetini halkın iradesinden aldığını belirtti.

Baluken, CHP'nin, 7 Haziran'dan sonraki süreci bir darbe olarak nitelemesine rağmen buna karşı etkili tek bir demokratik etkinlik ortaya koymadığını, AKP'nin yürüttüğü bütün savaş politikalarına eklemlenen bir siyasi pozisyonun dışına çıkmadığını savundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı Baluken'e yanıt verirken, milletin, hiçbir kişiye, diktatörlük, otorite için güç vermeyeceğini belirtti. Bostancı, "14 yıldır iktidar olan bir siyasi heyete, 'bir kişinin gölgesi altındasınız' demek haksızlıktır. Bir kişi dediğiniz, külliyede oturan kişinin de gücünü aldığı yer millettir, tıpkı AK Parti gibi. Cumhurbaşkanı'nın ve AK Parti'nin, her ikisinin de baktığı yer millettir, temsil ettiği milletin iradesidir" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP'nin kurumsal kimliğinin, terörü bir insanlık suçu olarak tanımladığına dikkati çekerek, CHP'nin kurumsal kimliğini eleştirmeye kimsenin hakkı ve haddi olmadığını ifade etti.

Özel, AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan'ın gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili Anayasa Mahkemesi kararına yönelik önce memnuniyetini dile getirdiğini, saraydan eleştiri geldikten sonra 180 derece dönüşle eleştirdiğini savundu.

Baluken, Turan'ın bütçe konuşmasını eleştirerek, Turan'ın, "HDP Eş Genel BaşkanıSelahattin Demirtaş'ın ve etrafının tam 122 tane sokağa çıkma daveti olduğunu" söylediğine işaret etti.

Baluken, "Gelip bu kürsüden Genel Başkanımız ya da herhangi milletvekilimizin, bu şekilde mesaj attığını kanıtlarsa HDP Grup Başkanvekili olarak istifa edeceğim. Kanıtlamazsa, HDP olarak istifaya davet ediyor hem de bu şekilde düzeysiz iftiralarından dolayı kendisini siyasi ahlaksızlık ve müfterilikle tanımlıyoruz. Hodri meydan, buraya gelsin" diye konuştu.

AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, dertlerinin polemik yapmak olmadığını, 13 günden beri her şeyin söylendiğini, her türlü iftiranın atıldığını belirtti. Turan, "Ne olmuş biz size belgeli bir şey söyledik diye. Sizin davetinizin olmadığını kim söyleyebilir. Samiyseniz, PKK, HDP'nin, saydığım diğer isimlerin de yaptığı tüm çağrıları kınarsınız, 'sokakta işimiz yok burada işimiz var' dersiniz. Bu dosyayı size vereceğim" diye konuştu.

Özel'in sözlerine karşılık ise Turan, çocukken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı tanıdığını, yolundan yürüdüğünü, çekineceği bir şey olmadığını söyledi. Turan, kim olursa, suçu ne olursa olsun tutuksuz yargılamanın esas olduğunu yine tekrar ettiğini ancak casusluğun da dünyanın her yerinde suç sayıldığını anımsattı.

Turan, konuşmasının ardından yerine geçti, Baluken ise Turan'ın yanına gelerek, tartıştı.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, birleşime ara verdi.

Bu arada AKP ve HDP milletvekilleri de tartışmaya katıldı.Tartışmanın büyümesini, araya giren diğer milletvekilleri önledi.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)