• BIST 106.862
  • Altın 145,039
  • Dolar 3,5263
  • Euro 4,1266
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 26 °C
  • Adana 28 °C
  • Antalya 27 °C

CHP’li Tüm: Hava kurşun gibi ağır

CHP’li Tüm: Hava kurşun gibi ağır
HP Balıkesir Milletvekili ve PM Üyesi Mehmet Tüm “Sizin yarattığınız kurşun gibi bu ağır hava demokrasi ve özgürlüklerin meşalesi karşısında erimeye, yok olmaya mahkûmdur” ,dedi.

Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat yasası görüşmeleri sırasında  TBMM ‘de kürsüye gelerek, iktidarın uygulamalarını Nazım Hikmet’in dizlerinden alıntılar yaparak eleştiren CHP Balıkesir Milletvekili ve PM Üyesi Mehmet Tüm, “AKP'nin ülkeyi getirdiği yerde hukuk yok, adalet yok, bağımsız yargı yok, her şeyden önemlisi vicdan yok. İnsanların yargılanmadan mahkûm oldukları tek ülke Türkiye'dir. İnsan olmanın en temel kuralı olan haklar, yasayla yok sayılıyor.” dedi.

CHP’li Tüm TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada şu görüşlere yer verdi.

“Değerli milletvekilleri, tüm bu görüşmeleri demokrasi adına, halkımızın bize verdiği yetkiye dayanarak yapıyoruz. Bunun çağdaş hukukun ve demokrasinin bir gereği olduğunu hepimiz biliyor ve kabul ediyoruz. Bizim savunduğumuz, işte, bu çağdaş demokrasi anlayışıdır. Bu anlayışla, demokrasiye uygun olarak bir bakanlığın teşkilat yasasını günlerce görüşüyoruz.

Peki, şimdi buradan AKP'li arkadaşlara soruyorum: İçeri attığınız, yargısız infaza tabi tuttuğunuz gazeteci, aydın, bilim adamı, siyasetçi ve yazarları hiç düşündünüz mü? Bu insanları hangi demokratik kurallara göre tutukladınız? Hangi hukuka göre ceza veriyorsunuz? Tutuklayan savcı, yargılayan hâkim hangi özgür iradeyle bunları yapmaktadır, söyler misiniz? Gazetecileri hangi gerekçelerle içeri attılar, içinizde bunu bilen var mıdır? Sizce, demokratik bir ülkede bunlar olabilir mi? Bu karanlık tablo ülkemize asla yakışmıyor.

Değerli milletvekilleri, geçtiğimiz günlerde milletvekili arkadaşlarımla birlikte Silivri Cezaevinde Cumhuriyet gazetesi yazarlarını ziyaret ettik. Düşünce özgürlüğüne ve laik cumhuriyete inanan herkese, Murat Sabuncu'nun, Hakan Karasinir'in, Bülent Utku'nun, Güray Tekin Öz'ün, Mustafa Kemal Güngör'ün, Önder Çelik'in, Turhan Günay'ın, Kadri Gürsel'in, Musa Kart'ın ve Akın Atalay'ın selamlarını getirdik. Bu arkadaşların neden tutuklandıklarını çok iyi biliyoruz. Bunlar "Medya ve basın özgür olsun." dedikleri için tutuklandılar; reisin kulu kölesi olmadıkları için tutuklandılar; gazetelerine manşetleri saraydan attırmadıkları için tutuklandılar; ülkemizde tam demokrasiyi ve insan haklarını savundukları için tutuklandılar. 

Sadece Cumhuriyet yazarlarını değil, bunlarla birlikte 142 gazeteciyi daha tutukladınız ve dünyanın hiçbir yerinde, bu kadar özgürlükleri rehin alınmış gazeteci, yazar görebilir misiniz? 

Bu gazetecilerin çoğu, meslek yaşamları boyunca sizin eski ortağınız FETÖ'yle mücadele ettiler. Şimdi "Bunlar FETÖ'cü." diye tutukluyorsunuz çünkü siz, bu gazetecilerden korkuyorsunuz. Sizin FETÖ'yle ortaklığınızı bunlar çok iyi biliyorlar. Bundan dolayı birilerinin emri üzerine tutukladınız.

Değerli milletvekilleri, AKP, ülkede çağdaş hukukun yerine bir Silivri hukuku yarattı. AKP'ye muhalif kim varsa önce Silivri'ye atıyorlar, sonra hiçbir suç bulamayınca da "Pardon, kumpas vardı, özür dileriz." diyerek dışarı çıkarıyorlar. Bunun örneklerini saymama hiç gerek yoktur, hepiniz çok yakından biliyorsunuz; en canlı örneği Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan'dır.

Değerli milletvekilleri, AKP'nin ülkeyi getirdiği yerde hukuk yok, adalet yok, bağımsız yargı yok, her şeyden önemlisi vicdan yok. İnsanların yargılanmadan mahkûm oldukları tek ülke Türkiye'dir. İnsan olmanın en temel kuralı olan haklar, yasayla yok sayılıyor. Kendilerini 15 Temmuzun mağduru ilan edenler şimdi bunu fırsata çevirdiler. Her gün cumhuriyetin değerlerini ve kazanımlarını tek tek yok ediyorlar. Cumhuriyetin yetiştirdiği irfanı hür, vicdanı hür insanlardan korkuyorlar. Özgür üniversite, özgür basın, özgür toplum, özgür insan istemiyorlar çünkü özgürlük biat etmenin düşmanıdır. Özgür insan soran, sorgulayan yurttaş demektir. Bunun yerine kaderci, biatçi, her şeyi fıtrata bağlayan kul yaratmak en büyük hayalleridir. Ancak şunu çok iyi biliyoruz ki bu ülkenin demokratları, aydınları, yazarları, gazetecileri faşizmin zindanları olan Metrisleri, Ulucanları, Mamakları dün de bugün de çok iyi biliyorlar. Sizin baskı ve zulmünüz bu ülkenin aydınlarını, demokratlarını doğru bildikleri yoldan asla geriye döndürmeyecektir.

Sözlerime Nazım Hikmet'in sözleriyle son vermek istiyorum: 

   "Hava kurşun gibi ağır,
    Hava toprak gibi gebe.
    Bağır bağır bağırıyorum, 
    Kurşun kurşun eritmeye çağırıyorum.
    Ben diyorum ki ona: 
    Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, 
    Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?"

Sizin yarattığınız kurşun gibi bu ağır hava demokrasi ve özgürlüklerin meşalesi karşısında erimeye, yok olmaya mahkûmdur.” 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)