• BIST 108.153
  • Altın 153,462
  • Dolar 3,8314
  • Euro 4,5086
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 14 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 14 °C

CHP'li Yılmaz'dan kritik soru: Tutuklanan IŞİD üyeleri nerede?

CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda 'mezhep çatışması' uyarısında bulundu.

Meclis Genel Kurulu'nda HDP'nin önerisinin görüşlümesi sırasında partisi adına kürsüye çıkan CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, 'mezhep terörü' konusunda çarpıcı uyarılarda bulundu.

'Her Kürdü PKK'lı, her sakallıyı da IŞİD'ci sanmamalıyız' diyen CHP'li Öztürk Yılmaz, "Türkiye'de 70 ilden IŞİD'e katılımlar var. Bunlar nasıl oluyor? Nerede eğitim alıyor bunlar? Bunlar hiç yakalanmıyor mu? Operasyonlar yapılıyor, siz hiç IŞİD'e operasyon yapıldıktan sonra bir yüz görüyor musunuz? Kimler bunlar? Nasıl yargılanıyorlar?" dedi. 

CHP'li Yılmaz, Türkiye'deki operasyonlarda tutuklanan IŞİD mensuplarının hangi cezaevlerinde kaldığını da sorarak "Bunlar hangi hapishanelerde oluyor? Mesela, bunları bir gidip gezsek. Nerede bu insanlar? Biz bilmiyoruz gerçekten." şeklinde konuştu. 

İşte CHP'li Yılmaz'ın konuşması:

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Meclis araştırması hakkında söz almış bulunmaktayım.

Öncelikle, bazı prensiplerin altını çizmek istiyorum. Biz, her şeyden önce terörün her türlüsünü kınamalıyız. Terör nereden gelirse gelsin, kim yaparsa yapsın, amacı, saikı, siyasi hedefi, kapsamı ne olursa olsun terörü şiddetli bir şekilde kınamalıyız. Demokratik toplumlar eğer teröre teslim olurlarsa, terörün baskısı ve zulmüne teslim olurlarsa demokratik alan kaybolur. Demokratik alanı açmanın tek koşulu da şiddetten, baskıdan uzak geniş bir alan yaratabilmektir. Biz bu geniş alanı yaratabildiğimiz ölçüde konuşabiliriz, geniş alan yaratıldığı ölçüde de dertlerimizi anlatabiliriz.

Bugün dünyada en büyük tehdit terör tehdididir. Dünyanın neredeyse yarısından fazlası, hatta dört bir yanı terörün kurbanı hâline gelmiştir. Artık terör, gerek etnik terör gerek mezhep terörü her tarafa yayılmış bulunmaktadır. Biz, öncelikle kendi ülkemizde, dışarıda, Orta Doğu'da, Avrupa'da bugün yaygınlaşan terörün nelere mal olduğunu açık açık görüyoruz.

Bakınız, 2015 yılında dünyada, sadece dünyada neler olmuş: Avusturalya, Cezayir, Kanada, ABD, Suudi Arabistan, Fransa, Libya, Lübnan, Mısır, Danimarka, Tunus, Yemen, Afganistan, Kuveyt, Bangladeş ve Türkiye'de terörün kurbanı toplu ölümler olmuş. Biliyorsunuz, terör, özellikle mezhep terörü yayıldıkça yayıldı son dönemlerde; özellikle Nijerya'da Boko Haram, Somali'de El Şebab, Yemen'de El Kaide, Irak ve Suriye'de IŞİD terörü aldı başını gidiyor. Diğer taraftan, etnik terör de hızla yayılmaya başladı.

Biz bir kere, her şeyden önce şunu anlamalıyız: Biz her Kürt'ü PKK'lı olarak göremeyiz ve görmemeliyiz. Bunlar bizim vatandaşımız ve birinci sınıf vatandaşımız. Biz eğer ülkemizde barış sağlamak istiyorsak, bizim kendi öz yurdumuzu barış ve istikrar içerisinde kalkındırmak istiyorsak öncelikle bunu kabul etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla, her Kürt'ü biz PKK'lı göremeyiz. Bu sakat anlayıştan uzaklaşmamız gerekiyor.

İkinci bir sakat anlayış ise her sakallıyı IŞİD'ci görmek. Bu da yanlış bir anlayış, bu da yanlıştır. Maalesef toplumda büyük bir kamplaşma var ve kutuplaşma. Artık gerçekler değil, ön yargılar hâkim olmaya başladı topluma. Bizim bu ön yargılardan şiddetli bir şekilde ve süratli bir şekilde uzaklaşmamız ve normale dönmemiz gerekiyor.

Bir başka konuya daha değinmek istiyorum. Şimdi, çözüm süreci deniyor. Allah aşkına, çözüm sürecinin içeriğinde ne olduğunu bilen var mı, ne konuşuldu? Biz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bunun içeriğinde neler olduğunu bir türlü öğrenemedik, temmuzda bitmeden önce de bilmiyoruz. Ne konuşuldu içinde? İçinde otonomi mi vardı, özerklik mi vardı, başka hususlar mı vardı, federasyon mu vardı, eşit yurttaşlık denen unsurlar mı vardı, ne vardı? Bu süreç, maalesef, kapalı kapılar ardında gizli götürüldü. Bizim bu süreçle ilgili en ufak bir bilgimiz olmadı. Dolayısıyla, bu sürece ilişkin doğru dürüst bir sözümüz de olmadı. Niye olmadı? Çünkü bilmiyoruz, ne konuşulduğunu bilmiyoruz. Dolayısıyla, bu sürecin en azından Mecliste, en azından bazı unsurlarıyla açıklanması ve bizlerle paylaşılması gerekiyordu. Sonra temmuz ayında süreç bitti. Neyle başlamıştı ki niye bitti? Bilen var mı? Hiç kimse bir şey bilmiyor. Dolayısıyla, bu sürecin en azından geçmişte hangi unsurlarla öne çıkartıldığını, hangi unsurlarda tıkanma olduğunu, niye bittiğini biz bilmek istiyoruz çünkü sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için bunun unsurlarını anlamamız gerekiyor. Bizim şu anda bu unsurları anlamak için maalesef bu bilgimiz yok, dolayısıyla bir değerlendirme yapamıyoruz.

Bir başka konu: Ülkeler maalesef küçülüyor, bölgede ülkeler küçülüyor. Bakınız, merkezî hükûmetin ağırlığını koymadığı dünyanın dört bir köşesindeki ülkeler teröre teslim olmuş durumdalar. Bugün Afganistan öyle, Pakistan'ın bir bölümü öyle, Irak keza durum ortada, Suriye öyle, ülkemizde ayrı bir durum yaşanıyor, Libya keza öyle. Dünyanın her tarafında merkezî otoritenin zayıfladığı, devletin hâkimiyet kuramadığı bölgeler tamamen terörün egemenliğine ve baskısına maruz kalmış durumda. Bizim terör olaylarını değerlendirirken daha küresel bir bakış açısıyla yaklaşmamız gerekiyor.

Terörü, evet, kınamalıyız ve mutlak suretle kınamalıyız ancak teröre giden yolun neler olduğunu anlayıp onları da çözmemiz gerekiyor. Eğer birlikte yaşamak istiyorsak insanların ne istediğini anlamamız gerekiyor. Şu andaki ortamda, Hükûmetin özellikle Kandil'le ve İmralı'yla götürdüğü süreci, HDP'nin içinde olduğu süreci gerçekten anlamış değiliz, hakikaten ne görüşüldüğünü bilmiyoruz. AK PARTİ'li kardeşlerimizin de bunu bildiğini sanmıyoruz. Kimse bilmiyor bunu. Ne konuşulduğunu anlamış değiliz. Bu konuda en azından fazla bilgimiz olursa daha kapsamlı bir değerlendirme yapma imkânımız da olur.

İkinci bir konu, Türkiye'de etnik ve mezhep terörü. Maalesef etnik terör hızlı bir şekilde yayılıyor ama mezhep konusunda da büyük bir tırmanış var. Türkiye'de 70 ilden IŞİD'e katılımlar var. Bunlar nasıl oluyor? Nerede eğitim alıyor bunlar? Bunlar hiç yakalanmıyor mu? Operasyonlar yapılıyor, siz hiç IŞİD'e operasyon yapıldıktan sonra bir yüz görüyor musunuz? Kimler bunlar? Nasıl yargılanıyorlar? Bunlar hangi hapishanelerde oluyor? Mesela, bunları bir gidip gezsek. Nerede bu insanlar? Biz bilmiyoruz gerçekten.

Bakınız, demokrasi şeffaflık gerektiren bir süreçtir. Bu alanı genişletmek istiyorsak terörü şiddetli bir şekilde kınamalıyız ama özgürlük alanını da korumalıyız, özgürlük alanının da sınırlarını genişletmeliyiz, bu konudaki dengeyi tutturmalıyız. Bu dengeyi tutturamadığımız zaman terör bizi de teslim alacak, bu alanı da yok edecek, dolayısıyla konuşma alanımız da kalmayacaktır.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)