• BIST 104.539
  • Altın 163,884
  • Dolar 3,9376
  • Euro 4,6999
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 15 °C
  • Adana 18 °C
  • Antalya 17 °C

CHP'nin tarz-ı siyaseti ve terör

CHP'nin tarz-ı siyaseti ve terör
ABC Günün Analizi

AKP ve MHP pis bir oyun oynuyor. PKK eylemlerini ve bombalı katliamları bahane ederek kendi çevrelerinde ve örgütlerinde bulunan serseri, lümpen, etnik milliyetçilikle ruhu kirlinmiş ve halk düşmanı grupları CHP’ye saldırtarak bu ülkenin birliği ve genetiğiyle oynuyorlar. Oysa CHP merkezi, örgütü ve tabanının terör eylemlerine ve PKK saldırılarına karşı ulusalcı denebilecek ölçüde net bir tutuma sahip olduğu biliniyor.

Durum böyle olduğu halde, hem AKP hem de MHP büyük bir sahtekarlık ve ucuz bir politik hesapla söz konusu gerici ve faşist güruhları CHP’ye saldırtmayı marifet sanıyor. Bu saldırılar ile hem hedef saptırıp kendi sorumluluklarını gizliyorlar hem de kendi tabanlarını konsolide etmeyi (kararlılık kazandırmayı) deniyorlar. Kayseri’de meydana gelen terör eyleminin ardından HDP'nin yanı sıra CHP binalarına da saldırılmasının anlamı budur.

Özellikle AKP, bu terör eylemlerini dinci-faşist bir diktatörlüğe, daha somut ifadesiyle başkanlık rejimine geçiş için insafsız ve ahlaksızca kullanmaktadır. Bunun için yalana, dezenformasyona, hileye, sahtekarlığa baş vurmaktan kaçınmadığı gibi, CHP' ile de iki yüzlü bir ilişki yürütmektedir. Bazı CHP yöneticilerinin bu ucuz kurnazlığı görememesi, tersine değer vermesi anlaşılır gibi değildir.

Durum söyle olunca insanın aklına başka şeyler gelmektedir. Çünkü, bu tablonun oluşmasında CHP yönetiminin payı büyüktür. Hatta bu tabloyu esas olarak CHP yönetiminin izlediği siyaset tarzının oluşturduğu bile söylenebilir.

Çünkü CHP yönetimi, toplumun büyük bir kesiminin güvenlikçi politikalara yönlendirilerek demokratik hak ve özgürlüklere karşı konumlanmasına yol açan terör eylemlerinin siyasal sorumluluğu AKP’ye ait olduğu halde, bunu yüksek sesle açıklamak ve teşhir etmek yerine, iktidara destek vermek gibi büyük bir hata yapmaya devam ediyor. CHP, hiç ihtiyacı olmadığı halde anlaşılmaz bir kompleksle uzlaşmacı ve “teröre karşı” bir parti olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Ancak, bu akıl almaz tutum, beklenenin tam tersine sonuçlar yaratıyor.

Örneğin, Kayseri katliamından sonra, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Başbakan Binali Yıldırım’ı arayarak taziye dileklerini iletmesi, saldırının hedefi ve mağdurunun sanki AKP olduğu gibi bir algıya yol açtı. Oysa yapılması gereken şey, Kayseri saldırısı dahil, son günlerde ülkeyi tedirgin eden bütün terör eylemlerinin siyasal sorumlusunun, 14 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarı olduğunu ilan ederek hükümetin istifasını istemekti.

Yapılması gereken şey, sadece yurttaşlarının değil, askerinin ve polisinin de can güvenliğini sağlamaktan aciz olan, AKP iktidarına karşı mücadeleyi yükseltmektir. Kaos ve terör konusunda iktidarın suçlu olduğunu ilan etmektir. Bu teşhir kampanyasını yürütecek kanalları ve medya araçlarını hızla yaratmaktır. 

SOL VE CHP NE YAPMALI?

CHP, kendisine saldırtılan gerici ve faşist grupları örgütlü şekilde karşılamalı, anladıkları dilden karşılık vermeli ve püskürtmelidir. CHP, Cumhuriyetin kurucu güçlerinden biri olduğunu unutmamalı, dahası bunu bütün kamu kurumlarına hatırlatmalı ve ilgili bütün odakları uyarmalıdır.

CHP Cumhuriyetin, ülkenin ve toplumun sorumluluğunu alan bir yerden konuşmalı, sinik, ürkek, “aman bana ne derler” tavrından hızla uzaklaşmalıdır. Çünkü siyasette size ne söylendiğinden çok, sizin ne söylediğiniz önemlidir.

Neredeyse 70 yıldır tek başına iktidar olamamış, dahası bu yetmiş yılın 60 yılında iktidardan tamamen uzak kalmış bir parti olarak CHP, bugün yaşanan çöküşün ve yağma düzeninin, çözülme ve terörün, bölünme tehdidi ve yozlaşmanın sorumlusu olmadığını bilmeli ve o rahatsız edici kompleksten, kendisine oy veren kitlelerin moralini bozan “eziklikten” bir an önce kurtulmalıdır. Özgüveni olmayan bir parti ya da kişiye başkaları da güvenmez, güvenemez.

CHP, kendisini sağcı, dinci ve muhafazakar çevrelere kanıtlama tutumundan da hızla vaz geçmelidir. Elbette CHP iktidar olmak istiyorsa merkez sağ ve muhafazakar kesimlerin -en azından- bir bölümünün oyunu almayı da hedeflemelidir. Ancak, bu gerekçeyle merkez sağ ve muhafazakar çevrelere şirin görünme ve onlara benzeme tavrından vazgeçmelidir. Çünkü bu tutum, önsel olarak karşıtının doğru kutbu temsil ettiğini ve bazı küçük itirazların dışında esasa ilişkin sorun bulunmadığı anlamına gelecektir. Böyle bir muhalefet çizgisi ancak rakibi ya da iktidarı güçlendirir. O nedenle sol ya da ilerici bir parti merkez sağ ve muhafazakar çevrelere kararlılığı, programı ve gerçekçi hedefleriyle güven vermelidir. 

Bugünkü kaos ve belirsizlik ortamının, dış politika rezaletinin, patlayan ekonomik krizin, yoksulluk ve adaletsizliklerin, hatta mülkiyet güvenliğinin bile yok edilmesinin sorumlusu Erdoğan-AKP iktidarıdır.

AKP iktidarı artık toplum ve ülke için bir güvenlik ve ‘sağlık’ sorunu haline gelmiştir. Bu iktidara karşı ya siyasetin gereği yapılacak ya da bu büyük ülke uzun bir süre yeniden gericilik ve faşizme bütünüyle teslim edilecektir. Eğer ikinci olasılık gerçekleşirse tarih bunun sorumlularını affetmeyecektir.

Keskin Kalem

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)