• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 16 °C
  • Adana 17 °C
  • Antalya 15 °C

Ciddi muhalefet yapılmadan AKP aşılamaz

Torun Ahmet TÜRKMEN

Mütedeyyin dindar ve muhafazakar halkımızın desteğindeki 13 yıllık AKP iktidarı dönemindeki maneviyat raporu:

Cinsel taciz artışı % 449, fuhuşta artış %790, uyuşturucu bağımlılığındaki artış % 678, cinayette artış % 261,boşanmadaki artış %37.

Bu rakamlar 18-4-2016 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan veriler.

Bu rakamlarda da görüldüğü gibi büyük bir toplumsal çürüme yaşıyoruz. “Dindar” bir nesil yetiştiriyoruz,teranesinin arkasına saklanarak toplumu getirmek istedikleri noktanın ipucunu veriyor bu rakamlar.

Veriler ortadayken, ülkenin bir bölümünde savaş yaşanırken, yoksulluk hat safhadayken, sokakta insanların bıkkınlığı, yılgınlığı yüzlerinden okunurken ve iktidar yandaşı çok dar bir kesim dışında toplumumuzun her kesimi halinden hoşnutsuzken araştırma şirketlerinin ortaya koyduğu veriler son derece dikkat çekici özellikler taşıyor.

Muhalefet geriliyor, iktidar partisi oyunu artırabiliyor. Ortada kendi yok edicisine aşık bir toplum görüntüsü var. Bu konu yakın gelecekte büyük bir sosyolojik araştırmalarının konusu olacağa benziyor. Olmalıdır da!

Toplumun bu noktaya gelmesinde siyasetin, toplumsal yaşamın içinde aktif olan her bireyin ve iktidarların sorumluluğu var. Siyaset boşluk kaldırmıyor. Cumhuriyetten bu yana yok sayılan, ötelenen sorunların birikimi ile oluşan boşlukta karşımıza  her türlü demokratik değeri yok sayan, şiddetivve baskıyı hedefe ulaşmada ana eksen olarak kullanan, insani hiçbir olguya tahammül edemeyen, insanların dini inancını pervasızca kullanan AKP olarak ortaya çıktı.

Aslında AKP algı yaratma ve toplumu baskılama dışında başarılı bir hükümet görüntüsü de vermiyor. Yolsuzluk, beceriksizlik, hoyratlık hat safhada. Paçalarından adeta pislik akıyor. Bu duruma rağmen çıkış bulunamıyor. Neden?

Toplumsal muhalefetin çok cılız, muhalefet partilerinin tatile çıktığı görece uzunca bir süreçte, iğdiş edilen parlamentonun, ele geçirilen yasama-yürütme-yargı üçlüsünün  özel bir güç olarak medyanın kontrol edilmesiyle toplumsal algı yaratıldı ve bu algı devam ediyor. Devletin tüm gücü yaratılan bu algının korunması için kullanılıyor.

Burada bir tanımlama yapalım: Muhalefet başarısız olduğu için AKP iktidarını sürdürüyor.

Peki  bu algılar kırılabilir mi? Yaşanılan bu zorlu dönem sonlandırılarak demokratik bir sürecin önü açılabilir mi? Elbette.

Bunun için toplumsal muhalefetin  bu dönemin özelliklerine uygun kendisini yeniden konumlandırması gerekiyor. Çözüm yolunun hangi tarz bakış açılarından geçtiğini iyi anlamasından geçiyor. Muhalefet partilerinin tatilden dönerek sorumluluklarının gereklerini yerine getirmeleri gerekiyor.

ÜLKEDE MUHALEFET SORUNU VAR
Bir gerçeğin altını bir kez daha net bir şekilde çizmekte yarar var: Ülkede muhalefet sorunu var. İktidar dengelerini sarsabilecek bir gücün ortaya çıkıp ben iktidarı alabilirim demediği müddetçe (demek de yetmiyor) toplumu ikna etmediği müddetçe bu kötü gidiş devam edebilir.

Muhalefete önderlik yapması beklenen parti olarak CHP kurucu enerjisine ve kurtuluş mücadelesi ruhuna yeniden dönmeli.Birilerinin yönlendiriciliğine göre değil kendi doğrularına, demokratik, özgürlükçü değerlerine uygun hareket etmelidir.

Devlet Bahçeli ve MHP liderliği tam bir akıl tutulması hali yaşıyor. Partinin kuruluşundan bu yana ilke adına ne söyledilerse tersi bir çizgiye düşerek AKP’nin uydusu gibi hareket ediyorlar. Tam bir kimlik bunalımı yaşanıyor. MHP’nin bu durumu doğrudan AKP’nin hedeflerine hizmet ediyor.

HDP toplumun bütünüyle, kürt halkının beklentileriyle tam örtüşmeyen hendek politikalarının gölgesinden hızlı bir şekilde uzaklaşarak  7 haziran öncesi çizgisine hızla geri dönmeli ve sarsılan imajını düzeltmek için ikna edici argümanlara öncelik vermelidir.

Bugün her zamankinden daha çok siyasi iktidarı aşmanın ortak yollarını birlikte bulmaya odaklanılmalıdır.

Gelinen noktada tek çıkış yolu toplumsal muhalefeti toplumun her kesimine yaymaktır. Ve bu ayrı ayrı toplumun her kesimine dönük somut politikalarla yapılabilir. Gerektiğinde demokratik tepki sokağa taşınmak zorundadır. AKP’nin tek korktuğu noktanın bu olduğunu düşünüyorum.

Unutmayalım!

Sokak meşrudur,sokak insanların bulunduğu her yerdir.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)