• BIST 105.026
  • Altın 162,753
  • Dolar 3,9187
  • Euro 4,6430
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 4 °C
  • Adana 6 °C
  • Antalya 13 °C

Cihaner davasında skandal ortaya çıktı

Cihaner davasında skandal ortaya çıktı
Eski Başsavcı İlhan Cihaner ve 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk’in de sanıkları arasında olduğu, beraatla sonuçlananErzincan Davası’nın gerekçeli kararı açıklandı.

Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre; kararda, soruşturmayı yürüten eski Özel Yetkili Savcı Osman Şanal’ın lehe delilleri toplamadığı belirtilerek, “Heyetimizde savcının kasıtlı hareket etmiş olabileceği izlenimi uyandırmıştır” denildi. Şanal’ın herhangi bir gerekçe göstermeden tüm tanıklara ‘gizli tanık’ statüsü verdiği vurgulanarak, “Gizli tanıklar adeta polisiye film anlatır gibi kendi içinde pek çok çelişki içeren beyanlarda bulunmuşlardır”denildi. Gizli tanık olan eski savcı Bayram Bozkurt hakkında ise “Görev yaptığı ilçedeki altın madeni yetkililerinden para istediği yönünde soruşturma yapılmış, görevinden ayrılmış, gizli tanıklık korumasını aldıktan sonra nasıl olduğu anlaşılamayan bir şekilde HSYK tarafından yeni kimliğiyle yeniden mesleğe kabul edilmiştir” denildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin gerekçeli kararında, Albay Dursun Çiçek’in Erzincan’a geldiği iddiasını destekleyen, gizli tanık anlatımlarının dışında bir delilin olmadığı ifade edildi. 3. Ordu’da 13-14 Ocak 2009’da iç güvenlik semineri yapıldığı, “Seminerde darbe konuşuldu” iddiasının asılsız olduğu belirtildi.

Çatalarmut Barajı’nda mühimmat bulunmasına ilişkin olarak, Süleyman Polat adlı kişinin jandarma yerine tandığı polisi aramasının “hayatın olağan akışına aykırı” olduğu, olay yerine gelen Emniyeti’n doğrudan özel yetkili Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nı aramasının “dikkat çekici bulunduğu” anlatıldı. Barajda bulunan mühimmatların jandarma envanterinde olmadığı, iki kutunun üzerine “Emniyet Genel Müdürlüğü” ibaresinin yazılı olduğu vurgulanarak, “Buna rağmen araştırma yapılmamış ve mühimmatların sanıklar veya organize ettiği kişiler tarafından gölete bırakıldığı hiçbir delile dayanmadan kabul edilmiştir. Sanıkların jandarma envanterinde bile bulunmayan bu mühimmatı nereden, nasıl ele geçirdikleri, barajlara nasıl bıraktıkları, kim tarafından bırakıldığı konusunda somut delil olmadan soyut yorum ve ithamlar esas alınarak, sanıkların suçu işledikleri kabul edilmiştir” denildi. Erzurum’dan yola çıkan Şanal’ın Çatalarmut Barajı’na yaklaşık bir saatte geldiği, oysa 208 kilometrelik bu mesafenin ancak iki buçuk saatte katedilebileceği vurgulanarak, bu kadar kısa sürede varmasının imkansız olduğu belirtildi. Kararda, “Sanıklar lehine delil toplamadan, aksine, anlaşılmayan bir sebeple aleyhe delil oluşturma çabası içinde olunduğu” vurgulandı.

ESKİ SAVCININ İŞE DÖNÜŞÜNÜ YARGITAY DA ANLAMADI

MİT’te haber elemanı olan bir gizli tanığın, “hiçbir delille ispatlanmayacak şekilde” Başsavcı İlhan Cihaner ve MİT’çileri suçladığı kaydedilerek, “Bir başsavcı ve ülkenin en önemli istihbarat servisinin bölgedeki temsilcileri olan sanıkların hiçbir delille desteklenmeyen ve güvenirliliği hususunda kuşkular bulunan beyanıyla suçlandıkları” anlatıldı. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın üç gizli tanığa yaptırdığı fotoğraf teşhisi dışında delil ortaya koyamadığı vurgulanarak, “Gizli tanıklar adeta polisiye film anlatır gibi kendi içinde pek çok çelişki içeren beyanlarda bulunmuşlardır” denildi. Erzurum Başsavcılığı’nın ne tür bir tehlike içinde bulundukları, gizli tanıklığın yasal koşullarının oluşup oluşmadığı husunda araştırma yapmadan, herhangi bir gerekçe ortaya koymadan, tüm tanıklara gizli tanık sıfat verdiği belirtildi. Bunlardan Gizli Tanık Efe’nin eski İliç Savcısı Bayram Bozkurt olduğu anlatılarak, şöyle denildi:

“Bu tanıkla ilgili görev yaptığı ilçedeki altın madeni yetkililerinden çeşitli isimler altında paralar istediği yönünde soruşturma yapılmış, pek çok farklı konuda soruşturmalar icra edilmiştir. Soruşturmalar sonucunda görevinden ayrılmış, bilahare gizli tanıklık korumasını aldıktan sonra nasıl olduğu anlaşılamayan bir şekilde HSYK tarafından yeni kimliğiyle yeniden mesleğe kabul edilmiş, durumun basına yansıması üzerine HSYK tarafından tekrar ihraç kararı verildiği anlaşılmıştır. Tanığın kişisel durumu dikkate alındığında güvenirliliği konusunda çok ciddi tereddütler oluşmuştur.”

Savcı Şanal’ın lehte delilleri toplamadığı ve hukuka aykırı talimat verdiği vurgulanarak, “İzlediği yöntem ve takındığı bazı tutumlar, heyetimizde bu savcının kasıtlı olarak hareket etmiş olabileceği izlenimi uyandırmıştır. HSYK tarafından görevden alınması üzerine yazılı tebligat gelmeden adeta dosyayı kaçırırcasına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na göndermiştir.” Şanal’ın yerine atanan Savcı Taner Aksakal’ın da delil toplamadan, alelacele dava açtığı, dönemin Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki başkan ve bir üye hakimin usulsüz uygulama yaptığı kayda geçirildi. Karara şerh koyan üye Hakim Hanefi Keskin ise yalan beyanda bulundukları anlaşılan gizli tanıklar hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğini savundu.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)