• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 23 °C
  • Adana 28 °C
  • Antalya 28 °C

Cizre'de görev yapan Öğretmen İlknur'un mektubu: NO savaş YES barış

Sokağa çıkma yasağı ilan edilen ve öğretmenlerin tahliye edildiği Cizre'de görev yapan yapan İlknur Öğretmen'in Sol Portal'a yazdığı mektup.

Cizre'de görev yapan bir öğretmenim ben...

Cizre'de yazın yaşanan gergin günlerin izlerini az da olsa unutturup çocukları mutlu edebilmek adına "Cizre'deki çocukların sesi olmak istiyoruz" diye bir yardım kampanyası başlatmıştık.

Projemiz için ilk durağımız olan İnci köyünde iken öğretmenlere gelen bir mesajı aldık. Gelen mesajda öğretmenlerin Cizre'den kaçmaları için "seminer" adı altında bir kılıf uydurulmuştu. Yani "benim memurum canını kurtarsın biz Kürtleri yok edeceğiz 14'üne kadar kaçmak için vaktiniz var" demek oluyordu dolaylı yoldan...  

Şehre geldiğimizde herkeste bir telaş... Memurlar bir an önce kaçmak için otobüs firmalarının yolunu tutmuş, gidemeyecek olan yerel halk ise erzak stoğu yapmak için marketlere akın etmişti. Gelen yasağın uzun süreli olacağı düşüncesi, herkesin "bir an önce kaçın" diye yönlendirmesi bizi de yıldırmış, kendimizi kaçış yolları ararken bulmuştuk. Bizler yazın yaşananların izlerini silmek için kampanya başlatmış, bir aydır çalışma yürütüyor iken, Cizre şu an izi yıllarca silinmeyecek olan yeni bir katliam ile başbaşa... Biz ne mi yaptık? Kaçtık... 

Yasak biter biz Cizre'ye döneriz dönmesine de, o çocuklarımızın yaşadıklarından yorgun düşmüş, ışıltısını yitirmiş o gözlerine nasıl bakarız?...

Ben Cizre'ye döndüğüm zaman onlara neyin matematiğini anlatırım. Bu devletin yıllardır bu halk üzerinde yürütmüş olduğu sindirme çalışmalarının matematiğini mi, günlerdir yürütmüş oldukları katliam hazırlıklarının matematiğini mi anlatırım? 

10 yaşında bir çocuk düşünün, ırkçılığı, ayrımcılığı, imhayı, insansızlaştırmayı cümle içinde kullanabiliyor.

7 yaşında birinci sınıf öğrencisi bir çocuk düşünün, "bu devlet bizden ne istiyor?" diye sorulduğunda "öldürmek istiyor" diyebiliyor.

Altıncı sınıf öğrencisi bir çocuk düşünün, "NO savaş YES barış: Dünya neyinize yetmiyor ki savaşıyorsunuz? Benim hayallerim var" diyerek devlete mektup yazıyor.

Çocuklarımızın hayallerini çaldınız. Çocuklarımızın gözlerindeki o ışıltıyı çaldınız. Şimdi ne mi var o gözlerinde? Öfke, nefret...

Dillerindeki "barış" sözcüklerini çaldınız. Şimdi ne mi var o cümlelerde? Ölmek...

Çocuklarımızın oynadıkları sokakları çaldınız. Şimdi ne mi var o sokaklarda? Korku, endişe, kurşun, top sesleri...

"Öğretmenim", "mamoste" diyen seslerindeki enerjiyi çaldınız...

Sadece size öfkeli değiller artık, onları yalnız bırakıp kaçma yollarını arayıp yollara düşen, uzaklardan "Cizre'ye Sessiz Kalma" paylaşımlarında bulunan biz öğretmenlerine de öfkeliler, bize olan sevgilerini, güvenlerini çaldınız.

Çocuklarımızda bıraktığınız bu izlerin, hayatlarını, yaşam sevinçlerini çaldığınız bu günlerin hesabı sorulacak elbet, soracaklar bir gün elbet.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)