• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 7 °C
  • Adana 12 °C
  • Antalya 10 °C

'Çok şükür ölenler bizden değil!'

Doğan YURDAKUL

Dün sabah Sultanahmet’te Alman Çeşmesi’nin önünde canlı bomba saldırısı oldu, on Alman turist öldü. Yaralılar arasında hayati tehlikeyi henüz atlatamamış olanlar var. Yaşanan her acı olayı kedi pisliğini örter gibi halktan saklamaya çalışan iktidar, daha resmi bir açıklama bile yapmadan habere yayın yasağı koydu! 

Bilinen gerçektir, habere yasak koyarsanız, fısıltı gazetesi harekete geçer. Ve fısıltı gazetesi toplum katmanlarına şu haberi yaydı: “Allah’a şükür ölenler arasında Müslüman yok!” 

Alışılageldik deyişle “sokaktaki vatandaş” böyle diyor demiyorum, “mütedeyyin kitle” arasındaki “kanaat önderleri”nin yarattıkları algıdan sözediyorum: “On tane gâvur ölmüş bize ne, bir kardeşimiz cihat uğruna kendini feda etti, şehit oldu!”

Artık ölenlerin bile insan olduğuna değil, kimliğine bakılıyor, “bizden mi, sizden mi?” diye soruluyor. Diriler bitti, ölüler bile “ötekileştiriliyor”.  

Merdan Yanardağ’ın geçenlerde söylediği gibi “kötülük toplumsallaştırılıyor.” 

Dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir katliam veya rehine olayı olsa, vazgeçtim uçak düşse, tren raydan çıksa, resmi ağızlar derhal “çok şükür ölenler arasında Türk yok!” açıklaması yapmıyor mu? 

Cumhurbaşkanı yeni yıl mesajında “2015 yılında 3100 terörist etkisiz hale getirildi” açıklamasını yapmadı mı?

Yandaş medyanın manşetlerine bakarsanız, bunu açıkça söylemediklerini ama “ara kadrolara” bu mesajı verdiklerini anlarsınız. 

Tek bir örnek vereyim, Star Gazetesi’nin “FAİL BELLİ” manşetinin yanında üç resim: Putin, Ali Hamaney ve Esad. Rusya, İran ve Suriye! Bir tek Irak’ı eklemeyi unutmuşlar. Aklın ve mantığın bittiği yerdeyiz. IŞİD’i bitirmeye çalışan ülkeler, Sultanahmet saldırısının sorumlusu! 

OLAYLA İLGİLİ BİRKAÇ SORU 
Gazeteci sorular sorar, kamuoyunun kafasındaki soruları yanıtlamaya çalışır.

Medya’nın “Amiral gemisi” aldığı ağır yaralar sonucu “ne kadar geri adım atsam yaranamıyorum” diye, bir yandan devlet terörünü güzelleyip, bir yandan da kendi derdiyle uğraşırken, soramadığı soruları biz soralım: 

Canlı bombanın kopan parmağından iki saat içinde “kimliğini teşhis eden” istihbarat örgütleri belli ki canlı bombanın kim olduğunu önceden biliyor. Neden izlemiyor?

O canlı bomba o saatte o Alman turist grubunun arasına neden ve nasıl katılabiliyor? MİT “turistlere yönelik saldırılar olabilir” derken, neden turist kafileleri gözetim altına alınmıyor? 

Bu soruların daha fazlası da sorulabilir, uzatmayalım. 

Şimdilerde bir sözü dilinize pelesenk ettiniz: “Algı yönetimi!” Peki IŞİD bu “algı yönetimi”nden yararlanmıyor mu? 

“Terör propagandası olmasın” diye koyduğunuz yayın yasağına karşı, IŞİD “bizi havadan bombalamaya başlayan Almanya’ya bir uyarıda bulunduk, gerisi gelebilir” algısı yaratmıyor mu? "Bakın, hiçbir Müslüman kardeşimize zarar vermedik” mesajı yok mu bu olayda? 

Bir zamanlar Ortadoğu’daki savaşa “vekalet savaşları” diyeni “terörist” ilan ediyordunuz. Şimdi hükümet sözcünüz bunu söylüyor. Yoksa vekaletiniz mi iptal edildi? 

Korku salarak, “istikrar” diyerek 1 Kasım’da iktidara geldiniz. İki buçuk ayda terör ülke çapına yayıldı. Korku ve terör sıradanlaştı. 

İstikrardan istikrar beğenin. 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.