• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 15 °C
  • Adana 19 °C
  • Antalya 15 °C

Cumhuriyet gazetesi "Yetmez Ama Evetçi" Aydın Engin'e emanet!

Cumhuriyet gazetesi "Yetmez Ama Evetçi" Aydın Engin'e emanet!
Cumhuriyet gazetesini önceki günden itibaren fiilen Aydın Engin yönetmeye başladı. Engin, daha önce, askeri-bürokratik vesayet rejimine son vererek Türkiye'yi demokratikleştireceği gerekçesiyle AKP iktidarını destekleyen çevrelerle hareket etmişti.

Cumhuriyet gazetesi, liberal eğilimli yazarlarından Adın Engin'e emanet edildi. Engin, daha önce askeri-bürokratik vesayet rejimine son vererek Türkiye'yi demokratikleştireceği gerekçesiyle İslamcı AKP iktidarını desteklemişti. Ergenekon tertibini de destekleyen Engin, 12 Eylül 2010 referandumunda ise AKP’ye "Yetmez Ama Evet" diye oy verenler çevrelerle birlikte hareket etmişti.

Cumhuriyet çalışanlarından edindiğimiz bilgiye göre, önceki günden itibaren gazeteyi fiilen Aydın Engin "yapmaya" başladı. Gazete yazı işlerini yöneten Engin’in künyede yer alıp almayacağı, yer alırsa hangi konumda olacağı ve hangi unvanı kullanacağı ise henüz bilinmiyor.

ABC Gazetesi'nin Can Dündar'ın "uzun bir tatile" çıkacağının açıklanması ve eş zamanlı olarak gazete yönetimini oluşturan ekibinin neredeyse tamamının istifa etmesinden sonra, Cumhuriyet'in yönetiminin Aydın Engin'e verileceği  şeklindeki haberi de doğrulanmış oldu.

Can Dündar'ın "tatili" bittikten sonra görevine dönüp dönmeyeceği belirsizliğini korurken, söz konusu haberimizde belirttiğimiz gibi Cumhuriyet'in yazı işleri yönetimini fiilen devralan Aydın Engin'in nasıl bir ekip kuracağı ise merak konusu.

AKIN ATALAY FAKTÖRÜ

Cumhuriyet Gazetesi'nin İcra Kurulu Başkanlığı ve Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu üyeliği görevini yürüten, bu konumuyla gazete yönetiminin en etkin ismi haline gelen; gazetenin ve İlhan Selçuk'un avukatı Akın Atalay, gazetede bütün olup bitenlerin merkezindeki bir isim. Gazetenin daha liberal bir çizgiye kaydırılması, "Can Dündar modeli" de denilen yeni yapının oluşturulmasının esas olarak Atalay'ın damgasını taşıdığı belirtiliyor. 

İlhan Selçuk'un vefatından sonra gazete içindeki etkinliği artan Atalay ve onu destekleyen vakıf ve gazete yöneticileri, bir süredir Cumhuriyet'in çizgisini değiştirmeye çalışıyordu. Gazetenin aydınlanmacı, devrimci ve cumhuriyetçi dokusunda ciddi bir bozulma yaratan bu yaklaşım giderek gazeteye egemen oldu. 

BAŞARISIZLIK VE OKUR TEPKİSİ

Ancak beklenen olmadı ve gazete tiraj alamadığı gibi okur kaybetmeye başladı. Cumhuriyet "ulusalcı" görünmekten kaçmaya çalışırken, toplum nezdinde hiçbir prestiji kalmamış ve bütün siyasal-sosyolojik öngörüleri yanlış çıkmış "pişman liberallerin" yağmuruna tutuldu. Sol olmayı liberal olmakla karıştıran gazete yönetimi, bu yaklaşımın bedelini ödemeye başladı.

Can Dündar tutuklandığı ve silahlı saldırıya uğradığı halde, okur gazetenin çizgisindeki bu değişikliği affetmedi ve onaylamadı. Özellikle, siyasal islamcılardan "demokrat" çıkarmaya çalışan liberal yazarlarla gazetenin doldurulması, Orhan Pamuk övgüleriyle dolu kültür sanat sayfaları, Suriye'deki cihatçı katilleri "devrimci" diye Türkiye'ye yutturmaya çalışan Amerikancı Aslı Aydıntaşbaş gibi isimlerin dış politika yorumcusu yapılması, Nuray Mert gibi dürüst bir özeleştiri yapmaktan bile kaçınan eski AKP destekçisi pişman liberaller Cumhuriyet'in kimliğini belirsizleştirdi.

Gazetenin yeni yönelimi üzerinden gösterdiği bütün çabalara karşın tiraj almaması bu liberal aşılama operasyonunun açık bir başarısızlığına işaret ediyordu. Maliyetler yükselmiş, eski çalışanlarla yeni gelenler arasındaki ücret farklılığı gazete içindeki huzursuzluğu artırmıştı. Gazetenin görsel düzeninde yapılan değişiklik ise, onun orijinal ve farklı olma özelliğini yok etmiş, bayi ve market raflarında Cumhuriyet’i sıradanlaştırmıştı.

Her şey, gazetenin tarihinde ve mimarisinde mesleki, entelektüel ve siyasal bakımından anlamlı veya önemli bir yeri olmayan, ancak neredeyse tek yetkili gibi hareket eden Akın Atalay yönetiminin başarısızlığına işaret ediyordu. 

AYDIN ENGİN'İN KISA PROFİLİ

Aydın  Engin, Cumhuriyet gazetesinin kimliğini oluşturan ve ona ruhunu veren en önemli isim olarak nitelendirebileceğimiz İlhan Selçuk'un gözaltına alındığı ve yaşamını yitirmesine neden olan Ergenekon operasyonlarına "demokratik" ve "özgürlükçü" gerekçelerle destek veren bir sol liberal gazeteci. 

Engin, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra gittiği yurt dışından döndükten sonra Cumhuriyet gazetesinde çalışmaya başlamış, köşe yazarlığı ve kısa bir dönem için yazı işleri müdürlüğü görevlerini üstlenmişti. AKP-Cemaat koalisyonunun islamcı faşizan bir rejim kurmak için başlattığı ve örtülü bir darbe niteliğinde olan Ergenekon soruşturmalarının başladığı 2007-2008 dönemecinde ise gazeteden ayrılmıştı. 

Eski TKP'li bir gazeteci olan Engin, AKP iktidarının yargıyı ele geçirmesiyle sonuçlanan 12 Eylül 2010 referandumunda, "Yetmez Ama Evet" diye ünlenen sloganla gerici koalisyona destek veren çevre ile birlikte hareket etti.

TUHAF YÖNETİM AÇIKLAMASI

Cumhuriyet gazetesinde bütün bunlar olurken "yönetim adına" tuhaf bir açıklama yapıldı. Açıklamada, gazetedeki  gelişmeleri haber yapan özellikle internet haber siteleri ağır bir dille eleştiriliyor, yalan haber yapmakla suçlanıyordu.

Öncelikle belirtelim; Türkiye'nin en önemli gazetelerinden bir olan Cumhuriyet'te bir gelişme yaşanırsa bunun haberi yapılır. Eğer haber yapılmazsa ortada bir sorun var emektir ve bu durum Cumhuriyet'in artık önemli bir gazete olmaktan çıktığı anlamına gelir. Kaldı ki, yapılan haberlerin büyük ölçüde gerçeği yansıttığı da ortadadır.

Yandaş medya bir yana bırakılırsa eğer; aralarında ABC Gazetesi'nin de olduğu söz konusu sitelerin yaptığı haberler, okurun dikkatini çekmek için atılan kışkırtıcı ve merak uyandırıcı başlıklar bir yana, önemli ölçüde gerçeği yansıtmaktadır. Sanırız gazeteci olmadan Türkiye'nin en köklü ve prestijli gazetesini yönetmeye çalışan Akın Atalay, Cumhuriyet künyesinde yer alan isimlerin neredeyse yarısının istifa ettiği bir gelişmenin haber değeri olmadığını sanıyor. 

Aydın Engin'e hararetle sahip çıkan bu tuhaf açıklamada neyin yalanlandığı da tam olarak belli değil. Unutulmamalı ki, gazete yönetiminin bu açıklaması da söz konusu haber sitelerinin  büyük bölümü tarafından tam metin olarak yayınlandı. 

Son olarak belirtelim; AKP iktidarına muhalefet eden, akıl ve bilimi savunan, gerçeğin yanında durmakta ve gazetecilik yapmakta ısrar eden kimse Cumhuriyetin kötülüğünü istemiyor. Tam tarsine onu sakınıyor, korumaya çalışıyor. Çünkü çok uzun yıllardır biliniyor ki, başınıza bir şey geldi mi, onu kimse yazmasa bile Cumhuriyet mutlaka yazıyor.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)