• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 7 °C
  • Adana 12 °C
  • Antalya 7 °C

Darbe girişiminde cevap bekleyen sorular

Nahit DURU

" En kötü parlamenter sistem, en iyi askeri idareden, rejimden daha iyidir." 

İkinci Cumhurbaşkanı, CHP'nin ikinci Genel Başkanı İsmet İnönü'nün 12 Mart muhtırasının ardından söylediği bu sözler kesinlikle unutulmamalıdır. Kaldı ki, daha sonra yapılan darbe ve darbe girişimlerinde darbecilerin faşist tutumlarına tanık olmuş, Paşa'yı rahmetle anmıştık.

Darbe girişiminin başladığı saatlerde HALKTV'den Lale Ozan Arslan yayına bağlanmamı istediğinde, henüz ortalık toz dumandı. Belirsizlik vardı.

Sevgili İsmail Dükel, ne düşündüğümü sorduğunda İsmet Paşa'nın "En kötü parlamenter sistem, en iyi askeri idarede, rejimden daha iyidir." sözünü hatırlattım. Sonra da İsmet Paşa'nın 21 Şubat 1962'de, 21-22 Mayıs 1963'de söylediği sözlere vurgu yaptım: 

"Darbeciler silahlarını bırakarak derhal kışlasına çekilmelidir." 

Bu konuyu daha açacakken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklaması nedeniyle yayına ara verdik. Cumhurbaşkanı, halkı silahlı darbecilere karşı direnmeye, sokaklara çıkmaya, havalimanlarında toplanmaya çağırdığında küçük dilimi yutacaktım.

İsmail Dükel'e yeniden bağlandığımda da darbe girişimine olduğu kadar, bu öneriye de karşı çıkıp, hayretle karşıladığımı söyledim. 

Cumhurbaşkanı, Başkomutan olduğunu söylüyordu. Anayasaya göre savaş halinde bu söylediği geçerliydi.

İktidarın ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın emrindeki silahlı kuvvetler yerine, darbecilere karşı halkı direnmeye çağırmasını anlamak mümkün müydü?

Darbeye karışmayan askerler neredeydi, neden müdahale etmiyordu?

TBMM, MİT, Beştepe'deki saray, İçişleri Bakanlığı ve diğer kurumlar bombalanır, stratejik yerler işgal edilirken, darbecilere neden müdahale edilmemişti?

Kuvvet komutanları neredeydi? Bunlar da Genelkurmay Başkanı gibi enterne mi edilmişti, yoksa başka bir şeyler mi vardı, perde arkasında. 

Genelkurmay Başkan'ına neden, kuvvet komutanlarından biri değil de, 1. Ordu komutanı vekalet etmekle görevlendirilmişti?

Sorular, sorular...

Cumhurbaşkanının konuşmasının ardından, emirle camilerden sabaha sela verdirilip, halkın sokaklara dökülmesini, darbecilerle karşı karşıya getirilmesini akıl ve mantıkla izah etmek mümkün mü?

Bu yetmiyormuş gibi, sabah saatlerinde Cumhurbaşkanlığından cep telefonlarına gelen mesaj halkı yine sokağa davet ediyordu. 

Devlet güçleri yerine, silahsız halk askerle karşı karşıya getirilmek mi isteniyordu bu mesajla? Bütün bu olanları anlayabilmek olası mı?

Ayrıca, darbe sonlandıysa, halk neden sokağa dökülmek isteniyordu? Ki, darbenin sonlandırıldığı en yetkili ağızlardan açıklanmıştı...

Umarım, halkın sokağa dökülmesini, AKP ve Erdoğan başkanlık sistemini getirmek için basamak yapmaz.

Not: Kıbrıs harekatı ile ilgili yazının son bölümünü bir kaç gün sonra yayınlayacağız.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.