• BIST 102.488
  • Altın 200,756
  • Dolar 4,8421
  • Euro 5,6715
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 27 °C
  • İzmir 28 °C
  • Adana 33 °C
  • Antalya 31 °C

Darbe girişimini bikinililer mi yaptı?

Darbe girişimini bikinililer mi yaptı?
15 Temmuz darbe girişiminin ardından TSK'daki Cemaatçi askerler Türkiye'nin gündemini meşgul ediyor. Konuya dair ilginç bir belge ise Wikileaks'e sızan ABD Dışişleri kriptolarında yer alıyor.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından TSK'daki Cemaatçi askerler Türkiye'nin gündemini meşgul ediyor. Konuya dair ilginç bir belge ise Wikileaks'e sızan ABD Dışişleri kriptolarında yer alıyor. ABD İstanbul Başkonsolosluğu'na TSK içinde Cemaat örgütlenmesi hakkında bilgi veren Taraf'ın eski Genel Yayın Yönetmeni Yasemin Çongar, Gülenci askerlerin eşlerinin TSK'da gizlenmek için havuz kenarında mayo değil bikini giydiğini söylüyor.

Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan "Mahrem" kitabında söz konusu kriptoya yer verdi.

Çongar'ın Fethullahçı subaylara ilişkin "çok özel" anlatımlarının hikayesi belgelerde şöyle yer alıyor:

Tarih: 17 Eylül 2009.

ABD İstanbul Başkonsolosu  Sharon A. Wiener “Değişen Türkiye’de İslam, AKP, Türban, Fethullah Gülen ve Diyanet” başlıklı bir kriptoyu Washington’a gönderdi.

Kriptoda Başkonsolos’un çarpıcı isimlerle (kriptodaki deyimiyle, kontaklarıyla / bağlantılarıyla) görüşmelerinin notları vardı. Belgeden, kontaklarla görüşmelerin farklı zamanlarda yapıldığı ve bu görüşmelerden toplanılan notların derlenip kriptoya çevrildiği anlaşılıyordu.


Başkonsolos Wiener’ın görüşlerini Washington’a geçtiği kontaklarından biri de Yasemin Çongar’dı.

Kriptonun yazıldığı dönemde, Çongar’ın Taraf’ın Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı olduğunu hatırlatalım.

Kriptoda ABD’li diplomat Wiener’in İslam notları arasında Gülen Cemaati de vardı.“Kemalistlerin hiddetinden nasiplenen diğer bir grup, dini lider Fethullah Gülen’in müritleri. Kontaklarımızın tümü, bu müritlerin Kemalizmin en güçlü kalesi olan ordu da dahil olmak üzere Türk toplumunun ‘her yerinde’ olduğu konusunda hemfikir,” diyen Başkonsolos, Yasemin Çongar’la konuya dair görüşmesinden notlar aktarıyordu.

Yazdığımız gibi; Çongar o dönem TSK’ya savaş açan ve Cemaat’le aynı eksende davranan yayın organı Taraf’ı yönetiyordu. Kuşkusuz o süreçte kamuoyu önünde sorsanız, Çongar Cemaat’in TSK içinde örgütlenmediğini söyleyecekti. Başkonsolos’a ise şunları söylüyordu:

“(...) Çongar ordu kumandanlığının, Gülen hareketinin silahlı kuvvetlerin daha üst kademelerine sızmasından giderek rahatsız olduğunu ve Gülenciler’i bu kademelerden temizlemeye her daim istekli olduğunu söyledi. (...)”

HAVUZ FANTEZİSİ

Taraf’ta TSK’dan sızan ve birçoğu manipüle edilmiş belgeleri yayımlayan Çongar’ın haber kaynaklarını tahmin etmek güç değildi.

“Mahrem” kitabında anlatıldığına göre; işte tam da buradan sonra Çongar’ın fantezileri kriptoya yansıyordu.

Yasemin Çongar’a göre, orduda Gülenciler’i tespit etmenin yollarından biri asker eşlerini havuz partisine davet etmek! Öyle ki, kocalarıyla işbirliği yapan Kemalist askerlerin eşleri, bu havuz partilerine katılarak mayo giymeyi reddeden kadınları eşlerine aktarıyorlarmış. Böylece eşleri havuzda mayo giymeyen askerler tasfiye oluyormuş!

Ancak yine Çongar’ın aktardığına göre, Gülenciler bu durumdan takiye yaparak kurtuluyormuş. Zira Gülenci asker eşleri, havuza bikiniyle gelerek “muhafazakâr Kemalist asker eşleri”nin dahi önüne geçiyormuş.

Çongar’ın fantezisini kriptodan okuyalım:

“(...) Bunları ortaya çıkarmak için kullanılan taktiklerden biri, askerlerin eşlerini de getirmeleri gereken bir havuz partisi düzenlemek ve böylece kocalarının kariyerlerini mahvetmek pahasına mayo giymeyi reddeden dindar kadınları ifşa etmek. Ancak Çongar, Gülen yandaşlarının, kimliklerini saklamak için laik gibi davranmaya başladıklarını kaydetti. Örneğin, laiklerin eşleri havuz partilerine tek parça mayolarla katılırken, Gülencilerin eşleri daha açık olan iki parça bikini giyiyor (...)”

Kısacası bir tür “Gülen’in kedicikleri” durumuyla karşı karşıyayız...

Ancak yine de vardır Çongar’ın bir bildiği, diyelim.

Çongar konuşmasının devamında TSK’daki Gülenciler’in yaptığı bir başka takiyeyi de aktarıyordu:

“(...) Çongar aynı zamanda, laik olmayan subayları tespit etmeye çalışan açıkgöz müfettişleri kandırmak için evlerini ve çöplerini içki şişeleriyle dolduran dindar subayların hikâyelerini anlattı. (...)”

Sözün özü, Yasemin Çongar konsoloslukta hikâyelerini anlatacak kadar TSK’daki Gülenci subaylara yakındı.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)