• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 13 °C
  • Adana 21 °C
  • Antalya 17 °C

Darbe mizanseni ve iktidarın başarılı operasyonu

Torun Ahmet TÜRKMEN

“Darbe” girişimi başladığında Parlamentoya yakın bir kafede kahve içmekteydim. İlk tepkim “Bu ne biçim darbe” demek oldu. Çünkü, yolumun üzerindeki Parlamento’da, Başbakanlık’ta, diğer devlet kurumlarında olağanüstü bir hareketlilik gözükmüyordu. Devlet görevlileri görevlerinin başındaydı ve gelişmelere aktif olarak müdahale edebiliyorlardı. Ayrıca, klasik darbelerde gördüğümüz birçok olgu burada yoktu. Darbenin hedefi olarak deklare edilen hiçbir kimsenin ve kurumun üzerine gidilmiyordu. Daha ilk andan itibaren sonucun belli olduğu bir durumla karşı karşıyaydık.

Nihayet beklendiği ve kurgucuların planladığı gibi sonuçlandı. Tayyip Erdoğan ve siyasi iktidar birçok noktada hedeflerine ulaşmışa benziyorlar. Bu tür ucu açık olan, planlayıcılar açısından istenmeyen noktalara gitme potansiyeli taşıyabilen organizasyon büyük bir risk gerçekleşmeden tamamlanmış gözüküyor.

Demokrasi dışı yapılan her türlü olgunun şiddetle karşısında olan biri olarak bu girişimin acı sonuçlarını halk olarak ağır bir şekilde ödeyeceğimizi biliyorum.

Siyasi iktidarın başarılı bir şekilde oryaya koyduğu bu mizansenden elde ettiği politik sonuçlardan kimileri şunlar;

1- Siyasi iktidar, ülke gündemine dair zaten var olan kontrolünü mutlak olarak ele aldı. Diğer partilerin esamesi okunmuyor. Muhalefet milletvekilleri parlamentoya dahi zorla girer hale gelmiş gözüküyor.

2- Beklediği kalabalığı sokaklara dökemese e, AKP ve hükümet çevresinde oluşmakta olan güvensizlik ve ayrışma belirtilerini en azından belirli ölçüde kontrol altına aldı. AKP tabanı konsalide edildi.

3- Dünya tüm bu gelişmelerin farkında olsa da iç kamuoyunda Erdoğan’la ilgili “Demokrasi kahramanı” algısının yaratılmasına zemin hazırladı. Bu nedenle bundan sonra gelişecek süreçlerde yeni güçlüklerin ortaya çıkmasına zemin hazırlandı.

4- En önemli ve tehlikelisi, hedeflenen “Tek adam diktatörlüğü” yolunda önemli bir güç birikiminin elde edilmiş olması.

5- Bir süredir ipuçlarını gördüğümüz, bugün sokakta gördüğümüz “paramiliter” güçler bundan sonra daha da çok kullanılabilinir.

Siyasi iktidar artık bundan sonra demokrasi ve insan hakları konularında çok daha ağır bedelli olan bir programla ortaya çıkacaktır. Yeni anti demokratik uygulamaları gündeme getirebilir. Başka bir deyişle yeni “Darbeler” yapılabilir. Tüm bunlar ve benzer sorunlar önümüzde durmaktadır.

Ne yazık ki çok uzun süredir demokratik güçlerin gündeme getirmesi gereken meşru sokak aktivitelerini bugün karşı devrimci güçler yaşama geçirmektedirler.

Siyasal partilerimize, sivil toplum örgütlerine buradan bir kez daha sormak gerekiyor; Daha ne kadar pasif, bekleyen, siyasi iktidarın çerçevesini çizdiği, kurguladığı oyunda rol alacağız? Eğer kurucu, yönlendirici olamıyor, aktif rol üstlenemiyorsan, ülke, halk düşmanı bir oyunda bugün olduğu gibi figüran olarak rol alırsın.

Şimdi soru sorma, sorulan sorulara tatmin edici cevaplar alma zamanı. Durmanın yok oluşa her an bir adım daha yaklaştırdığını görelim artık. Ülkenin, Türkiye halkının buna ihtiyacı var “Namuslular en az namussuzlar kadar cesaretli olmalıdır” Bu söz en fazla bugün için geçerli değil mi?

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)