• BIST 105.026
  • Altın 162,753
  • Dolar 3,9187
  • Euro 4,6430
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 3 °C
  • Adana 5 °C
  • Antalya 13 °C

Demirtaş: Ankara'da çıldırmış, aklını yitirmiş, panik halinde bir devlet var

Demirtaş: Ankara'da çıldırmış, aklını yitirmiş, panik halinde bir devlet var
Selahattin Demirtaş, darbe girişiminin ardından başlayan operasyonlara tepki göstererek, 'Ortada ortak bir makul devlet aklı, konuşabileceğiniz bir zihniyet yok. Çıldırmış, aklını yitirmiş, panik halinde bir devlet var Ankara’da" ifadelerini kullandı.

HDP'nin Dİyarbakır'da düzenlediği “Darbelere hayır, demokrasi hemen” mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 15 Temmuz'da gerçeklen darbe girişimi ve ardından başlayan soruşturma süreciyle ilgili olarak, "Darbeye karşı durmak Erdoğan’a destek vermek değildir, askerden asla medet ummayacağız. Darbeye karşıyız ama AKP’nin hatalarına da boyun eğip susmayacağız" diye konuştu.

Darbe girişiminden sonra Diyarbakır'da ilk miting

Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır il örgütleri ve Özgür Kadın Kongresi’nin (Kongra Jinên Azad-KJA) Diyarbakır mitingi bugün İstasyon Meydanı'nda gerçekleşti.

Mitinge HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İmralı Heyeti temsilcileri ile DTK ve DBP eş başkanları katıldı. 

Darbelere hayır

Kurulan sahnenin arasına "Darbelere karşı radikal demokrasi" yazılı pankart asılırken, mitingin yapılacağı alanda, "Emeğime sahip çıkıyorum, darbelere direniyorum", "Bu HAL ile OHAL demokrasi getirmez" yazılı pankartlar yer aldı.

Mitingde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, darbe girişiminin ardından hükümetin tavrını eleştirerek "Ortada ortak bir makul devlet aklı, konuşabileceğiniz bir zihniyet yok. Çıldırmış, aklını yitirmiş, panik halinde bir devlet var Ankara’da" dedi. 

Demirtaş, TBMM'nin de bombalandığı darbe girişimine ilişkin olarak, "Darbeye nasıl karşı çıkıyorsak aynı şekilde demokrasiyi de istememiz gerekiyor. Diyarbakır meydanından yaptığımız bu çağrıyı acizlik olarak algılamayın, biz çözüm adına, cenazeler ülkenin dört bir yanına gitmesin diye çağrı yapıyoruz. En erdemli yol, çözüm ve müzakere en erdemli yoldur" diye konuştu.

"La hani hendek ihanetti; demek ki her canlının kendini savunması meşrudur"

Demirtaş, cuntacı olduğu suçlamasıyla tutuklanan askerlere de değinerek, "Sur'da 8 aydır yaşananlar için 'Şu tankları yürütmeyin bunlar sizi de götürür' dediğimizde bizlere 'Hainlik yapıyor' diyenler şimdi gece gündüz 'sokağa çıkın' diyor. O gün sesimize kulak verseydiniz, asker de polis de ölmeseydi çözüm bulsaydık olmaz mıydı? Arkadaşlarımız parlamentoda bunları anlatırken 'asker sivil öldürmez' diyorlardı. Şimdi o AKP'lilerden biri çıkıp özür dilesin. Belediyelerin kepçelerini kışlaların önüne çekmişler. Malatya Belediyesi hendek kazmış. Tanklar geçmesin diye. La hani hendek ihanetti. Demek ki her canlının kendini savunması meşrudur" dedi. 

Önder: Köprüden önceki son çıkıştayız

İmralı Heyeti üyesi, HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise, alandaki on binleri Kürtçe ve Türkçe selamladı.

Önder, “Dünyanın hiçbir ikliminde, dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir kent yoktur. Başı yere düşse de dizi toprağa, yere değmeyen; böyle bir vilayet, böyle bir halk dünyanın hiç bir yerinde yok. Hepinizi saygı ile selamlıyoruz” dedi.

Önder’in konuşmasından satır başları şöyle:

'Hükümet tek tek eliyle yerleştirdiği darbecileri bulamıyor'

“Hükümet bu darbeyi temizlemeye çalışıyor. Hepsini, tek tek eliyle yerleştirdiği darbecileri bulamıyor. Sayın Öcalan 2 metrekarelik zindandan tek tek, her gün ve her zaman bunları uyardı. Biz şahidiz, siz şahitsiniz, Allah, bütün kainat şahittir.

“İmralı heyeti olarak boynumuzun borcudur bunları söylemek. Bugün hapsedilen, tutsak edilen, tecride maruz bırakılan sadece Sayın Öcalan ve bir halkın kimliği, onuru değildir. Buradan tüm demokrasi ve barış güçlerine sesleniyorum. Hapsedilen, sesi duyulmasın istenen insan sadece bu bölge ve ülkeye değil, tüm insanlığa, 21’inci yüzyılın temel paradigmalarını, çözümlerini, geleceği kucaklayan önermeler yapan insandır. Bu nedenle sadece Amed’in, Kürtlerin değil, insanım diyen herkes için bir mesele olmalıdır. Böyledir de.

“Darbecilerin 15 Temmuz’da 2-3 saatliğine İstanbul ve Ankara’yı maruz bıraktığı bombardımana Sur, Cizre, Gever, Nusaybin, Şırnak aylarca maruz kaldı. Buna sesini çıkarmayanlar bu halkın yıkımının müteahhitliğine soyunuyor. Buradaki çanaktan yalak kapma peşindeler. Onlara da lanet olsun.

‘Barışı katlettiler’

“Barışı katlettiler. Böyle bir halk bulunmaz. Tüm yaşanmışlıklara rağmen. Bir darbeye maruz kaldık, hayatını kaybedenlerin hepsini yad ediyoruz. Demokrasi mücadelemizde onların anısını da yaşatacağız.

“Ama kimse bu darbeye yaklaşık bir yıldır bölgenin maruz kaldığını dile getirmedi. Dile getirmek bizim, ayıkmak hükümetin işidir. Köprüden önceki son çıkıştayız. Biz sizi uyardık, yine uyarıyoruz. Bu halk demokrasi arzusuna sahip çıktı. Bugün de öyle. Ama siz bu halkın siyasi temsilcilerinin dokunulmazlıklarını kaldırıp, sivil siyasetçileri, yerel yöneticilerini zindanlara atıp, kayyım atama fantezileri kurup, bu kampanyayı yürütenlere dokunulmazlık getirdiniz. Ne ekersen onu biçersin demek bize yakışmaz.

‘Yanınızdaki asker boynunuza kayış geçiriyor’

“Bu harmandan insanlığa hiçbir bereket, rahman yoktur. Bu ülkenin ortak geleceğini Sayın Öcalan’ın işaret ettiği radikal demokraside, eşit, adil bir barışın kurulmasında, bunun inşasında seferber olalım. Darbelerle ancak böyle baş edilir.

“Darbe konusunda sizden daha tecrübeliyiz. Sayın Öcalan’ın işaret ettiği mekanikler buralarda vücut buluyor neredeyse her zaman. Üzerimize düşeni yaptık, yapmaya hazırız. Ama kimse bizden yüzsuyu dökmemizi, sessiz kalmamızı, boynumuzu bükmemizi beklemesin, fıtratımızda yok, mayamızda yok.

“Diyarbakırlılar derler ya ‘sahnesi belli ediyor’. Bizim sahnemiz belli ediyor. Neye hazır olduğumuzu biliyor. Gelin Sayın Öcalan üzerindeki insansız, izansız, hukuksuz tecride son verin. Kendinizi koruyamıyorsunuz. Yanınızdaki asker boynunuza kayış geçiriyor.

‘Hukuksuzluğa son verin’

“Bu noktada sizin vereceğiniz güvence Kürt halkını, demokrasi çevrelerini ne kadar rahatlatabilir. Bir an önce hukuksuzluğa son vermeye, barışın güvencesini Sayın Öcalan’a teslim etmeye çağırıyoruz.

“Darbecilerin bu toprakta yürütülen katliamlardaki payını, sorumluluğunu aramaya başlamadan, Hurşit Külter’i bulmadan, akıbetini bildirmeden, mezar taşı bile belli olmayan kayıplarımızla hesaplaşmadan darbelerle başa çıkamazsanız.

“Barışı siz başlattınız Amed halkı. Başta hasta tutsakların ölüm orucu olmak üzere bu ülkeyi yönetenler buna mecbur kaldılar. Özgürlük nöbeti başlatanlara selam olsun. Herkesi buraya destek olmaya çağırıyorum.”

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)