• BIST 101.892
  • Altın 189,041
  • Dolar 4,6043
  • Euro 5,3842
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 24 °C
  • Adana 25 °C
  • Antalya 25 °C

'Diktatörlüğü diktatörler değil, ona boyun eğenler getirir'

Nahit DURU

12 Eylül 2010 öncesinde, “Yetmez ama evet” diyenler, o Anayasa değişikliğinin özgürlük getirdiğini, yargıyı bağımsız hale dönüştüreceğini iddia ederek yazıp çizen gazeteciler, yazarlar, aydınlar, il il, ilçe ilçe dolaşan akil insanlar şimdilerde neredesiniz.

İkinci Cumhuriyet’i getirmek için çaba sarf edip, sonra “hata yaptık“ diyerek geri adım atanlar, ortalarda görünmüyorsunuz.

Türkiye tek adam rejimine sürükleniyor, ağzınızı açmıyorsunuz. MHP’nin tabanından aykırı sesler yükselirken, eski Ülkü Ocakları başkanları milletvekillerini uyarırken, eski Milletvekilleri ve Büyükelçilerin büyük bölümü anayasa değişikliklerine karşı çıkarken, sizi büyüteçle bile bulmak imkansız.

Ülkenin üniter yapısını bir kararname ile eyalet sistemine dönüştürmek mümkün hale getiriliyor, yine yoksunuz.

Yüksek yargı mensupları tek kişi tarafından seçilebilecek, nerelerdesiniz?

Cumhurbaşkanının yargılanması imkansız hale getiriliyor, görmüyor,  duymuyorsunuz.

Tek kişi olağanüstü hal ilan edip, hak ve özgürlükleri sınırlayabilecek, kafalarınızı kuma mı gömdünüz.

Bakanlar kurulunun TBMM’den güvenoyu almayacak olması da sizi rahatsız etmiyor anlaşılan.

Bu değişikliğin sizce sakıncası olmayan maddesi var mı? Varsa hiç değilse onları söyleyin de bilelim.

Şayet, bu değişikliği içinize sindirememenize rağmen susmayı sürdürüyorsanız 12 Eylül 2010’da neden bülbül gibi şakıyıp milleti kandırdığınızın hesabını çocuklarınız, torunlarınız size sormayacak diye düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz.

Çocuklarınıza, torunlarınıza ilkelerinizden taviz vererek, susarak, inanmadığınız bir değişikliği destekleyerek temiz bir isim bırakamazsınız.

Size de yarın soracaklar:

“Korktun mu, tehdit mi edildin, bir açığın mı vardı” diye.

Susmak, yazmamak, saklanmak da bu değişiklikleri desteklemekle eş değerdedir.

Bilemiyorum, belki de konuşmamanız, yazmamanız, ortalığa çıkmamanız daha HAYIRlıdır.

Herkesin sustuğu, susturulduğu, sindiği, sindirildiği bir ortamda, yük CHP’ye, HDP’ye ve kimi demokratik kitle örgütlerine kalmış gibi…

O nedenle Anayasa değişikliklerinin ne olduğunu anlatmak yalnızca siyasi partilere, demokratik kitle örgütlerine- şimdiki STK’lara - bırakılmamalıdır.

Kaldı ki; siyasi partilerin, STK’ların Anayasa değişikliği ile ilgili yaptığı planladığı toplantılar, gösteriler OHAL bahanesi ile birer birer yasaklanıyor. Yarın değişiklikler aleyhine toplantı yapma konusunda da sınırlamalar getirilebilir.

Ancak bu insanlarımızı yıldırmamalı, korkutmamalı, ülkenin demokrat, hukuka saygılı yurttaşları, kapı kapı dolaşıp doğruları anlatmalıdır.

Yarın çok geç olabilir.

Hemen şimdi, son ana kadar, bu Anayasa değişikliğinin ülkenin hayrına olmadığı anlatılmalı ve HAYIR sağlanmalıdır.

Hep birlikte ayağa kalkılırsa HAYIRlı sonuca ulaşılacaktır.

Bülent Ecevit’in önemsediğim bir sözünü anımsatmak istiyorum:

“Bir ülkeye diktatörlüğü diktatörler değil, ona boyun eğenler getirir.”

Günleriniz HAYIRlı olsun…

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      1234567
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)