• BIST 103.200
  • Altın 197,070
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 22 °C
  • Adana 17 °C
  • Antalya 19 °C

Dilek Dündar: Koruma duygusu bana özgü değil, tüm kadınlarda var

Dilek Dündar: Koruma duygusu bana özgü değil, tüm kadınlarda var
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’ın eşi Dilek Dündar, kendisini ‘zoraki kahraman’ olarak tanımlayarak, “Bu koruma duygusu aşktan da üstün. Bana özgü değil. Tüm kadınlarda var” diye konuştu.

MİT TIR’ları haberleri nedeniyle yargılanırken adliyenin önünde silahlı saldırıya uğrayan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’ın eşi Dilek Dündar, kendisini ‘zoraki kahraman’ olarak tanımlayarak, “Bu koruma duygusu aşktan da üstün. Bana özgü değil. Tüm kadınlarda var” diye konuştu.

MİT TIR’ları haberleri nedeniyle ‘casusluk’tan yargılanan gazeteci Can Dündar’a İstanbul’daki Çağlayan Adliyesi’nin önünde silahlı saldırı düzenlenmiş, saldırgan gözaltına alınmış, o sırada olay yerinde bulunan NTV muhabiri Yağız Şenkal bacağından hafif yaralanmıştı.

Saldırgan Dündar’a, “Vatan hainisin” diye bağırmıştı.

Olayın ardından Dündar beş yıl 10 ay, Cumhuriyet Ankara temsilcisi Erdem Gül beş yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Hürriyet’ten Ayşe Arman’a konuşan Dündar, yaşananların ardından ‘kahraman’ ilan edilmesine dair şunları söyledi: “Bir kere baştan anlaşalım, kahraman falan değilim. Olsa olsa ‘zoraki kahraman’ım. Benimki çok içgüdüsel bir şeydi. Bence bütün kadınlar yapardı. Bütün kadınlarda o koruma hissi var. Kadın, çocuğunu, sevdiğini, evini, eşini korumak ister.”

’80 darbesini ODTÜ’de yaşamış biriyim’

Mezun olduğu ODTÜ’nün insana dirençli bir karakter verdiğini aktaran Dündar, “80 darbesini ODTÜ’de yaşamış biriyim. Biz bu tür olaylardan çok gördük. O zaman da öne atılma hallerim olmuştur. Oradan da herhalde bir pratiğim var” derken, saldırganın elindeki silahın bir an için bile kendisini hedef alacağını düşünmediğini söyledi.

“Can evden çıkarken tedirgin oluyordum. Kapıyı açıp, şöyle bir sokağı tarıyordum. Hâlâ yapıyorum” diyen Dündar, şöyle devam etti: “Basın bizi görünce mahkeme bitti, açıklama yapacağız zannetti. Can da açıklama yapılmayacağını anlasınlar diye hafif arkada kaldı. Saldırgan da herhalde mahkemenin bittiğini zannetti. Can’ı açıklama yaparken vurabilseydi, onun için daha havalı olacaktı.”

dillekicerik.jpg

Dündar’ın söyleşisinden öne çıkan başlıklar şöyle:

“Adam bana çok eğitimli gibi geldi. Teslim anı ilginçti mesela. Bilmeyenin asla yapamayacağı kadar profesyoneldi. Polisleri görünce silahını bıraktı, ceketinin yanlarını açtı, yere eğildi ve teslim oldu. Eğitim almış veya daha evvel bu işi yapmış gibi görünüyordu.

Eğer beraat çıksaydı, ‘Mahkeme seni affetti ama bak halk cezalandırdı!’ gibi bir imaj yaratılacaktı. Ne var ki saldırgan, zamanlamayı beceremedi. Mahkeme bitti, biz orada duracağız zannetti. Bence bir kadından da böyle bir müdahale beklemiyordu.

Yağız resmen Can’a kalkan olmuş. Hatta, ‘Hedef sensin, kaaaaç!’ demiş. Helal olsun çocuğa. Can’ın bir koruması vardı. Ama zannediyorum ki biz mahkemeden çok hızlı çıkınca, o geride kaldı.

Can bir sürü tehdit aldıktan sonra başvurdu, devlet bir koruma tahsis etti. Bir hücre evinde bizim adres bulununca, ilk 4-5 gün, evin etrafında çok sivil vardı. Gece de kalıyorlardı. Ama sonra çekip gittiler.

Hani filmlerde polisler slogan atmasın diye saldırganların ağızlarını kapatırlar ya, ben de galiba adamı susturmaya çalıştım. Bu benim karakterim, elimde olan bir şey değil, hep atağımdır. Evde mesela çıt olsa, hemen koşar bakarım. Kaçmak yerine korkularımın üzerine giderim. Korku, korkuyu yaratıyor ve insanları eziyor, unufak ediyor. Halbuki korkunun kaynağını anlayınca rahatlıyorsun.  

‘Çantayı suratına vurmayı düşünemedim’

Can orada hedef. Adam da ona silahı doğrultmuş. Belki hedef olsam, ben de kaçardım. Çantam omzumda, kolumda da palto var. Birden silahlı bir adamla karşılaşınca, telefon elimde kaldı. Mantıki olarak çantayı adamın suratına vurmam daha hoş olabilirdi ama düşünemedim veya telefonunla vur mesela, onu da akıl edemedim, sadece adamı yakasından tuttum.

Sabahtan beri oradaymış. İlk önce sakallı gelmiş, berbere gitmiş tıraş olmuş, yani bayağı süslenmiş! Tutuklandıktan sonra da kameralara döndü ve poz verdi. O da kendi cephesinde kahraman olmak istedi herhalde!

Bu koruma duygusu aşktan da üstün. Bunun bana özgü olduğunu düşünmüyorum. Tüm kadınlarda var.”

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)