• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 12 °C
  • Adana 18 °C
  • Antalya 16 °C

Dink suikastçıları ABD Elçiliğine brifing vermiş!

Emniyet'deki yasadışı C-5 Bürosu tertip ve suikast merkezi olarak çalışmış

ABC Gazetesi
Bilindiği gibi Hrant Dink iddianamesi, önceki gün mahkemeye gönderildi ve cinayeti Cemaatin Emniyet'teki illegal yapılanmasının düzenlediği kanıtlarıyla ortaya konuldu. Sadece Hrant Dink cinayeti de değil, bir dönem Türkiye'yi sarsan ve Ergenekon operasyonlarının sürdürülmesi için uygun bir atmosfer yaratılmasını sağlayan  Malatya Zirve Yayınevi katliamı, Danıştay suikastı ve Rahip Santoro cinayeti gibi bir dizi terör eylemlerinin Emniyet'teki Cemaat örgütlenmesinin merkezi olan yasadışı C-5 Bürosu tarafından planlanıp düzenlendiği ortaya çıktı.

Cemaat firarda: 67’si kaçtı 5’i gözaltında

İddianamenin merkezinde ilk kez Ergenekon sanıkları ve avukatlarının savunmalar sırasında gündeme getirdiği, yasadışı C-5 Bürosu yer aldı. Savcı, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı bünyesinde yasadışı olarak kurulan gizli C-5 Bürosu'nda kumpas davalarına hazırlık yapıldığını ve Dink suikastının Ergenekon davalarını yürütebilmek için düzenlendiğinin tespit edildiği belirtildi. 

İddianameye göre, Cemaatçi emniyet müdürlerinden İstihbarat Dairesi (eski) Başkanı Ramazan Akyürek ve İstihbarat Dairesi C Şubesi (eski) Müdürü ve İstihbarattan Sorumlu İstanbul (eski) Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer, “tasarlayarak öldürmek”ten, görevdeki İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç de “ihmalle kasten adam öldürmek”ten yargılanacak.

Dink iddianamesinde yer alan yasadışı C-5 Bürosu, Akyürek tarafından 2006’da kuruluyor ve 2012’de mevzuata dahil edileret yasallaştırılmak isteniyor. Büro, F tipinin Emniyet’teki faaliyetlerinin merkezi olarak biliniyor. Birkaç kişi dışında kimsenin büroya girmesi ya da evrakları görmesine ise izin verilmiyor.

ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ'YLE İLİŞKİ

Cumhuriyet Savcılığı'nın emriyle "Paralel Yapı" soruşturmasını yürüten emniyet kaynakları, WikiLeaks belgelerinde ortaya çıkan “ABD Büyükelçiliği’ne Ergenekon brifingi verilmesinin de C-5 Bürosu tarafından organize edildiğini" belirtiyor. Kriptolara göre F tipi polis şefleri, 21 Kasım 2008 ve 29 Mayıs 2009’da elçilikte toplantı yapmıştı. Brifinge katılan isimler arasında, yasadışı C-5 Bürosu içinde görev alan Emniyet Müdürü Yurt Atayün de vardı. Aydınlık gazetesinde önceki gün yer alan ve "Emniyet kaynaklarına" dayandırılan haberde de, C-5 Bürosu'nun ABD Büyükelçiliği’ne düzenli bilgi verdiği belirtiliyor. Görüşülecek konuyla ilgili metinler ve powerpoint sunumların da bu büroda hazırlandığı kaydediliyor.

ELÇİLİKTEKİ R.A RAMAZAN AKYÜREK Mİ? 

Bilindiği gibi WikiLeaks belgelerine göre brifinge katılanlar arasında R.A. adlı polis şefi de yer alıyordu. Dönemin CHP Milletvekili Lütfi Baydar, brifingle ilgili düzenlediği basın toplantısında bu kişinin Birinci Sınıf (4 yıldızlı) Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek olabileceğini ima etmişti. Akyürek, Emniyetteki Cemaatçi yapılanmanın en tepedeki isimlerinden biri olarak tanınıyor.

Soruşturmalar kapsamında Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer, Coşkun Çakar, Yurt Atayün ve Ufuk Ersoy Yavuz gibi isimlerin C-5 Bürosu’yla bağlantılı olduğu, büronun Emniyet’teki örgüt hiyerarşisinin karargahı gibi çalıştığı belirlendi.

CEMAATTE ‘TERÖR EYLEMİ’ PANİĞİ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) faili meçhul cinayetlerle bağlantısını araştırmak üzere çalışma başlatınca örgütün gazetesi Zaman, paniğe kapıldı. Soruşturmayı “Faili meçhul kalmasın” başlığıyla manşetten veren Zaman'n haberinde, “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında oluşturulan büro, 2000-2013 yılları arasındakı faimi meçhul cinayetlerde ‘paralel’ bağlantısını araştıracağını önceki gün medyaya sızdırırken, bu gelişme Doğu Perinçek’in Aydınlık gazetesindeki yayınlarını hatırlattı” deniyor. 

Zaman, “Faili meçhuller kapatılıyor” iddiasına örnek olarak emekli Albay Cemal Temizöz’ün yargılandığı davayı gösteriyor. Bu davanın sanıkları beraat etmişti.

‘GİZLİ ÖRGÜTLENMEYİ 2008’DE TESPİT ETTİK’

Ergenekon davasının sanıklarından, deneyimli hukukçu Avukat Nusret Senem, Emniyet içinde gizli bir örgütlenmenin yapıldığını 2008 yılında tespit edip savcılığa baş vurmuştu. Halen Vatan Partisi Genel başkan Yardıcılığı görevini de yürüten Senem, Aydınlık gazetesine önceki gün yaptığı açıklamada konuyla ilgili olarak şu bilgileri verdi:

“Ergenekon tertibi öncesinde televizyonda peş peşe programlar yaptırıldı. Fehmi Koru, Önder Aytaç gibi isimlerin katıldığı programlarda ulusalcılık suç olarak tanımlandı. Ergenekon davası sırasında bir avukat bu programdaki görüşlerin raporlaştırıldığını belirterek raporun orjinalini mahkemeye sundu. Duruşmada bu raporun Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ait olup olmadığının sorulmasını istedi. Genel Müdürlükten gelen yanıtta kendilerinin böyle bir raporu olmadığı bildirildi. Raporu emniyette gizli bir birimin hazırladığı ortaya çıktı.

“Ben 29 Ocak 2008’de Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer ve Coşkun Çakar’ı Ankara Cumhuriyet Savcılığına şikayet ettim. Şikâyetimden 3 gün sonra 2 Şubat 2008’de hakkımda sahte  CD düzenlendi ve 3 yıl hapis yattım. Bu CD’yi hazırlayanların da aynı ekip olduğuna inanıyorum.”

DİNK CİNAYETİ AY ÖNCE BİLİNİYORDU

Emniyet İstihbarat Dairesi’nin Hrant Dink’i öldürecek tetikçinin Ogün Samast olduğunu 4 ay önceden bildiği de ortaya çıktı. Suikast önlenmediği gibi, istihbarat raporlarının da 9 yıl gizlendiği belirlendi. Raporlar, görevdeki Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Engin Dinç’in şüpheli olarak Hrant Dink soruşturmasına dahil edilmesiyle ortaya çıktı.

Dinç, 12 Eylül 2006’da hazırlanan 11 Nolu F/3 gizli buluşma raporunu sorgusu sırasında savcıya sundu. Raporda bu konudaki bilgilerle F/4 raporu hazırlandığı yazılıydı ancak ikinci rapora ulaşılamadı. Konun üzerine giden savcılık, F/4 raporunun imha edildiğini tespit etti. Trabzon Emniyet İstihbaratı’na ait bilgisayar sunucuları cinayetten 9 yıl önce sıfırlanmıştı. İddianamede Trabzon İstihbarat polislerinin Ogün Samast’ı cinayet için İstanbul’a yola çıktığı 17 Ocak 2007 tarihine kadar izlediği de vurgulandı.

Cumhuriyet Savcısı Gökalp Kökçü, Dinç’in yalan söylediğini de tespit etti. Dinç, “15-17 Şubat 2006’da İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler’i arayarak “Dink’i öldürecekler, tedbir alın” dediğini iddia etti. İlhan Güler, bu görüşmeyi kabul etmeyince savcılık HTS kayıtlarını incelemeye aldı ve böyle bir görüşme olmadığı belirlendi. 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)