• BIST 102.258
  • Altın 190,182
  • Dolar 4,5880
  • Euro 5,3948
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 30 °C
  • Adana 32 °C
  • Antalya 29 °C

Dışarda tutsak, içerde özgür olmak

Nahit DURU

Gökmen Ulu, sözcü Gazetesi’nin İzmir Temsilcisi… Şu anda hapis, sebebi de; gazetecilik yapıp, 15 Temmuz günü Cumhurbaşkanı’nın tatil yaptığı oteli haberleştirmesi…

Mediha Ongun, Sözcü Gazetesi İnternet sitesi sorumlusu. O da Gökmen Ulu’nun gönderdiği metni “haber olduğu “ gerekçesiyle sayfaya yerleştirdiği için mahpus. Üstelik, sürekli mücadele ettikleri 

'FETÖ suç örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” şüphesiyle…

Gökmen Ulu’yu 2005’li yıllardan tanırım… O günlerde Gökmen Marmaris Tv’nin Genel Müdürlüğü ve Genel Yayın Yönetmenliği görevini sürdürüyordu. Ustalarımdan Sencer Güneşsoy tanıştırmıştı. Ben de Kanalb’nin Genel Müdürlüğü görevini sürdürüyordum.

O tarihten bu yana tanırım Gökmen’i. Gazetecilik ateşi ile yanan, idealist, Atatürkçü bir kardeşimiz. Sonraları Uğur Dündar’ın isteği ile, önce +1 tv’de, ardından da Sözcü gazetesinde görev aldı. Gazetecilik aşkıyla, Marmaris’ten  İstanbul’a, oradan da İzmir’e gitti.

Gözaltına alınmadan önce de evinin önünde şu açıklamayı yapmıştı Gökmen:

“…Biz gazeteciyiz evrensel meslek ilkelerine sıkı sıkıya bağlı tertemiz yaşayan tertemiz ölecek olan gazeteciyiz eğer yine son yıllarda benzerlerinde olduğu gibi gazetecilik suç olacaksa… Gazetecilik suç değildir.”

Gazetecilik yapmak, demokrasi ile yönetilen ülkelerde elbette suç değildir.                           

Gökmen Ulu’nun bu sözleri, daha önce gördüğümüz, hatta yaşadığımız kimi dönemleri anımsattı.

Doğum günü olan 28 Mayıs’ta Bülent Ecevit’i rahmetle anarken, O’nun 12 Eylül döneminde Ulucanlar Hapishanesine girmeden önce yaptığı yazılı açıklamadaki şu cümleyi hiç unutmadım:

"Dışarıda tutsak olmaktansa, hapishanede özgür olmayı tercih ederim.”

Gökmen Ulu ve Mediha Ongun, haber yapma hakları olduğunu, özgürce haber yapabileceklerini düşündükleri için hapisteler.

Gazetenin sahibi Burak Akbay için de arama emri çıkartıldı. Burak Akbay zaten yıllardır Londra’da yaşıyor… Ve O’nun Fetö okullarında okuduğunu iddia ve ihbar eden Fehmi Koru’nun ipliğini, Ertuğrul Akbay pazara çıkardı.

Ancak, hiç önemli değil. Türkiye 12 Mart dönemindeki gibi muhbirlerin itibarlı olduğu bir ülke haline getirildi.

Cumhuriyet çalışanlarının ardından Sözcü çalışanları da tutuklanmaya başlandı.

Demokratik direniş haklarını kullanarak, açlık grevi yapan eğitimciler, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça da, bir çok konuda suçlandıktan sonra DHKPC üyesi oldukları iddiasıyla tutuklandılar.

FETÖ terör örgütü üyelerini temizleyeceklerini açıklayanlar, demokrat, Atatürkçü, Laik düşünceye sahip gazetecileri, akademisyenleri ve aydınları birer ikişer, işlerinden atıp, attırıp seslerini kesme çabası içindeler.

Durum öyle bir hale getirildi ki; düne kadar Fetullah Gülen’e methiye düzenler, O’nun için göz yaşı dökenler, aynı dönemde FETÖ’yü yerden yere vuranlar hapse atılırken alkışlıyorlar.

Bu işte büyük bir terslik var.

İçerde olması gerekenler dışarıda ve FETÖ terör örgütü ile mücadele edenler hapiste ne yazık ki.

Ülkeyi yönetenler, bu olayda da kandırıldıklarını ne zaman anlayacaklar.

Bekleyip göreceğiz.

Bu vesile ile Gökmen ve Mediha kardeşlerime içeride de özgür olunabileceğini belirten Ecevit’in o sözünü tekrarlamak istiyorum:

 "Dışarıda tutsak olmaktansa, hapishanede özgür olmayı tercih ederim.”

Işıklarda uyu Ecevit. Seni saygı ile bir kez daha anıyorum.

 

 

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)