• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 6 °C
  • Adana 8 °C
  • Antalya 10 °C

Dönekler sahnede

Nahit DURU

Dönekleri, fırıldakları, dün yazdıklarını inkar edenleri, yalan söyleyenleri sever misiniz? Ben sevmem.

Bunlardan biri de, bende hayal kırıklığı yaratan Hasan Cemal'dir. 

İlk hayal kırıklığını 3 haziran 1981 yılında yaşamıştım, Hasan Cemal'le ilgili olarak. 

Bülent Ecevit'in önderliğinde ARAYIŞ dergisini yayınlıyorduk. Yayın Danışmanımız ve başyazarımız Bülent Ecevit'in bu görevlerini sürdürmesi MGK'nın 52 sayılı kararı ile yasaklanmıştı. Tarih 2 Haziran 1981'i gösteriyordu. 
Yıllarca gazetecilik yapan Ecevit'in, mesleğini yapması cunta tarafından yasaklanıyordu bu kararla. 

Kimi gazeteler, Ecevit'in MGK'nın kararıyla Arayış'tan ayrılmak zorunda kaldığını yazarken, Tercüman gazetesi, anlaşmazlık sonucu görevini bıraktığını iddia etmişti. Cumhuriyet gazetesi ise, MGK'nın 52 sayılı kararından hiç söz etmeden veriyordu haberi. Bazı gazeteler ise Ecevit'e getirilen yasağı hiç görmemiş, yalnızca 52 sayılı kararı haberleştirmişti. 

Tercüman Gazetesi'nin tutumunu hiç yadırgamamıştık. Bu gazete Ecevi'in ARAYIŞ yönetimi ile anlaşamadığı için görevlerini bıraktığını yazmıştı. Aynı Tercüman bir süre sonra da başyazıları - haftanın yazısını - Bülent Ecevit'in kaleme aldığını iddia edecekti.

Bu haberleri yadırgamadık. 

Ne var ki; Cumhuriyet'in tutumu hem Ecevit'te, hem de bizde hayal kırıklığı yaratmıştı. Cumhuriyet okurları uzun süre Ecevit'in Arayış'tan anlaşmazlık sonucu ayrılıp ayrılmadığını sorup durdular.

Hasan Cemal'in yönetimindeki Cumhuriyet niye bizde hayal kırıklığı yaşatmıştı? Çünkü, Hasan Cemal'den böyle bir davranış beklemiyorduk. 

Hasan Cemal; Cemal Reşit Eyüpoğlu'nun sahipliğini, Doğan Avcıoğlu'nun Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı Devrim Gazetesinde Uluç Gürkan'la birlikte Yazıişleri müdürlüğü görevi yapmıştı. Devrim gazetesinde Uğur Mumcu, İlhan Selçuk, İlhami Soysal, Muammer Aksoy gibi isimlerle birlikte çalışmıştı.

Böyle bir okuldan yetişmiş birinin hatalı haber vermesini anlayamamış, Cumhuriyet'in Ankara bürosundaki arkadaşlarla görüşmüştüm. Onlar haberi verirken, 52 sayılı kararın Ecevit için çıkartıldığını da belirtmişlerdi. Ancak, İstanbul'da haber kuşa çevrilmiş, sanki Ecevit'in bir anlaşmazlık sonucu Arayış'tan ayrıldığı imajı verilmişti.

Cemal'i Ecevit'in isteği üzerine aramış, not bırakmıştım. Ancak nezaketen bile dönüş olmamıştı.

Hasan Cemal, kendisini Devrim gazetesine alan, sonra Cumhuriyet Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmenliği görevine getiren, İlhan Selçuk'a saldırmaktan da geri kalmamıştı."İlhan Selçuk kafası" diye başlayan Cemal şöyle devam ediyordu:

"Senin aydınlanmacı kafan totaliterdir. Senin Aydınlanmacı kafan Stalinizme, Nazizme, Hitler'in toplama kamplarına, Pol Pot'un ölüm tarlalarına, Saddamcılığa, Baasçılığa açıktır. Senin aydınlanman faşizmdir."

Bu olayın ardından, Hasan Cemal'i AKP'yi ve Erdoğan'ı desteklerken, "yetmez ama evet" diye anayasa değişikliklerini onaylarken görünce 1981'de hayal kırıklığı yaşamamızın boşa olduğu gerçeği ile karşılaşmıştık.

Ne yazık ki Hasan Cemal buydu...

Ne olduysa, kardeşi Recep Tayyip Erdoğan ile arası bozulan Hasan Cemal birden demokrat demokrat kılığına girmeye karar vererek, ortaya çıktı. O ve onun gibilerin çoğu döndü, bu ülkeye ileri demokrasi adı altında baskı rejiminin yerleşmesini sağladıktan sonra...

Bu dönmelerin hepsi inandırıcılıktan uzak, şimdi demokrat kimlikleri ile  boy gösteriyor. Göstermeye de devam edecekler, inandırıcılıktan uzak...

"Yetmez ama evet" diyerek hukuk sisteminin değişmesine yol açan, Hasan Cemal ve onun gibiler sayesinde suçsuz çok sayıda gazeteci, düşün adamı tutuklu...

Bu guruptan, Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün ilk duruşması, 25 Mart'ta yapılacak. 

İktidar tarafından "İleri demokrasinin" yaşatıldığı Türkiye'de, gazetecilik yaptıkları için ikişer kez müebbet hapis istenen Dündar ve Gül, ustalarımdan merhum Fikret Otyam'ın deyişiyle hala "mahpus damında."

Daha önce tutukluluğa itirazları reddedilen Dündar ve Gül'ün son başvurusu hala karara bağlanmadı. Ve  tutuklulukları cezaya dönüştü, genel hukuk kurallarına aykırı olarak. 

Silivri önündeki nöbet gidemedim. İki kardeşimi Nazım Hikmet'in şiiri  selamlamak istiyorum.

"Bugün pazar. 
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar. 
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün 
Bu kadar benden uzak 
Bu kadar mavi 
Bu kadar geniş olduğuna şaşarak 
Kımıldamadan durdum. 
Sonra saygıyla toprağa oturdum, 
Dayadım sırtımı duvara. 
Bu anda ne düşmek dalgalara, 
Bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım. 
Toprak, güneş ve ben... 
Bahtiyarım..."

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.