• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 17 °C
  • Adana 19 °C
  • Antalya 20 °C

Dört dostu bir anda yitirmek!

Nahit DURU

Ne hafta ama. 

Ölüm haberleri peş peşe geldi. Türkiye şehitlerine yanarken, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç'un sonra sırasıyla Prof.Dr. Tahsin Yücel'in, mücadele adamı Kamer Genç'in ve son olarak da aile dostumuz sevgili Gülseren Özdemir'in vefat ettiği haberleri ulaştı. 

Mustafa Koç'tan önce rahmetli dedesi Koç Holdig'in kurucusu, milli sanayici Vehbi Koç'u tanımıştım. 1960'lı yılarda Kızılcahamam'da kaplıcası olan bir otelde. Sonraları da sık sık görüşmüştük. Atatürk'e ve İsmet İnönü'ye hayrandı. DP'nin baskısına nasıl karşı koyduğunu anlatırdı.

Mustafa Koç'la da ilk kez Nakkaştepe'deki holding binasında bir arkadaşım aracılığı ile tanışmıştım. 

2000'li yılların başında ise Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Garanti Bankası'nın Genel Koordinatörü Mehmet Erdem, NTV Ankara temsilcisi Murat Akgün ve CNBC-e'nin Ankara temsilcisi olarak ben Çankaya'da bir restoranda yemek yemiştik. O gün ailesi dışında en büyük iki aşkını anlatmıştı. Mustafa Kemal Atatürk ve Fenerbahçe...

Sonraları da karşılaştık. Bu görüşmelerde birbirimizi tanıma imkanı tabi ki yoktu. 

Londra'daki ünlü Madame Tussaud’s Müzesi’ndeki Atatürk’ün balmumu heykelinin Mustafa Koç'un girişimleri ile aslına  uygun hale getirilişinde O'nu daha iyi tanıdık. 

Koç Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı olarak heykelin açılış töreninde; "Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aslına uygun balmumu heykelinin açılışını Atatürk’ün ölüm yıldönümü olan 10 Kasım’da yapmak bizim için çok anlamlı. Fiziken aramızda olmasa da 20’nci yüzyılın liderleri arasında, peşinden kitleleri sürükleyebilecek karizmaya ve öngörüye sahip, idealleri halen yaşayan ve fikirleri ile ölümsüz başka bir lider yok" deyince ayakta alkışladık.

Gezi olayları sırasında üzerlerine göz yaşartıcı ve gaz bombası atılan gençlere otelinin kapılarını açtırarak, onlara ilk müdahalenin yapılmasını sağlaması ise, Mustafa Koç'u iktidarın hedefi haline getirmişti. Ancak, Koç bu tehditlere kulak asmamış, bu davranışı ile halkın büyük bölümünün sevgi ve saygısını kazanmıştı.

Ve bu iyi adam kalbine yenildi.

Koç'a üzüntümüz sürerken Arayış Dergisinde birlikte çalıştığımız, yazıları ile katkı veren önemli bir edebiyatçıyı yitirdiğimiz haberi geldi. Bir kültür abidesi, bir bilge hoca, Prof. Dr. Tahsin Yücel'in  ölüm haberi...  

12 Eylül faşizminin kol gezdiği bir dönemde, Bülent Ecevit'le ARAYIŞ dergisini çıkarırken, O korkmadan, yılmadan katkı vermeyi sürdürmüştü.  ARAYIŞ'ı aynı zamanda yayın danışmanı olan Bülent Ecevit, Tahsin hocanın yazısının gelip gelmediğini sorar, hangi sayfaya girmesi gerektiği konusunda ricacı olurdu. Hocayla yaptığım telefon görüşmeleri, kimi zaman rica ettiğimiz yazılar garip bir duygu ile gözümün önünden geçerken bir başka ölüm haberi ile daha sarsıldık.

Kamer Genç... Çoğu dostumun, "tek kişilik muhalefet ordusu" diye nitelendirdiği, dik duruşu ile AKP'nin hedefi haline gelen bir yiğit adam.

O'nu 1981 yılında Danışma Meclisi kurulduğunda tanımıştım. Ölümüne kadar kimseye boyun eğmedi. Hep dik durdu. 12 Eylül darbesinden sonra, darbecilerin emriyle şekillenen Anayasasının yapılışı sırasında ve sonrasında darbecilere ve liderine karşı gelişi ile, danışma Meclis'inde anayasaya "hayır" oyu vermesi ile ve AKP iktidarını eleştirmesiyle siyasi tarihimizde yerini aldı.

Bütün bunları düşünürken, bir acı haber de ABD'den geldi. Eşim Yasemin'le birlikte çok sevdiğimiz, dostumuz Özdemir ailesinin direği artık yok. Dostumuz Nihat Özdemir'in sevgili eşi, Batuhan ile Ebru'nun annesi Gülseren Özdemir 'in tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdiği haberini, Özdemir ailesinin yakın dostu usta gazeteci, ağabeyim Sencer Güneşsoy verdi. 

Çok uzun süredir hasta olmasına  karşın Gülseren Özdemir'in iyileşeceğini, daha önce yaptığımız gibi  Batuhan ve Ebru'nun da katılımı ile Şükrü Saracoğlu stadında Fenerbahçe maçlarını izleyeceğimizi düşünürdük Yasemin'le, O'nun hep gülen yünü anımsayarak.

Ama olmadı.

Acımız büyük. Ancak çaresi de yok. 

Mustafa Koç'a, Prof. Dr Tahsin Yücel'e, Kamer Genç'e ve Gülseren Özdemir'e rahmet, ailelerine, dostlarına, sevenlerine sabır diliyorum. Işıklarda yatsınlar.

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)