• BIST 104.123
  • Altın 145,676
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 19 °C
  • Adana 24 °C
  • Antalya 24 °C

Dünya komünist ve işçi partileri İstanbul'da buluştu

Komünist Parti'nin (Türkiye) ev sahipliğinde yapılan 17'inci Dünya Komünist ve İşçi Partileri toplantısına Suriye Komünist Partisi damgasını vurdu.

ABC Gazetesi / İstanbul
Bu yıl Komünist Parti'nin (Türkiye) ev sahipliğinde yapılan 17'inci Dünya Komünist ve İşçi Partileri toplantısı, dün akşam İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen etkinlikle tamamlandı. Gecede Suriye Komünist Partisi Merkez Komitesi Üyesi Cemal Sayed Yusuf da bir konuşma yaptı. Yusuf, Suriyeli komünistlerin Suriye halkının direnişinin ön saflarında olduğunu belirterek, Dünya solu ve ilerici güçlerine emperyalizme ve gericiliğe karşı yürütülen bu mücadeleyi desteklemeleri çağrısını yaptı.

Etkinlik, sosyalizm ve devrim mücadelesinde hayatını kaybedenlerin anısına yapılan saygı duruşu ve Enternasyonal Marşı'nın söylenmesiyle başladı. Buluşmaya, aralarında Çin Komünist Partisi, Hindistan Komünist Partisi (Kalküta), Yunanistan Komünist Partisi, Suriye Komünist Partisi ve Küba Komünist Partisi'nin de bulunduğu dünyanın pek çok yerinden gelen komünist ve işçi partisinin temsilcileri katıldı. 

Müzik dinletisinin de yapıldığı ve ses sanatçılarının sahne aldığı toplantıda şair-yazar Nihat Behram, Ankara katliamından sonra yazdığı son şiirini okudu. Toplantıda Suriye Komünist Partisi ve Yunanistan Komünist Partisi üyeleri de birer konuşma gerçekleştirdi. 

KEMAL OKUYAN, HDP'Yİ NEDEN DESTEKLEMEDİKLERİNİ AÇIKLADI

Toplantıda ilk konuşmayı Komünist Parti (Türkiye) Merkez komite üyesi, yazar Kemal Okuyan yaptı. Komünist Parti'nin siyasal,entelektüel liderlerinden Kemal Okuyan konuşmasında, HDP'yi neden desteklemediklerini anlatarak partisinin seçim tutumunu açıkladı.  "Bu düzenin değişeceğine inanın; sosyalizme inanın; devrime inanın; dünyanın ve Türkiye’nin aydınlık geleceğine inanın" diyen Okuyan konuşmasına şöyle devam etti:

"Biz bugünkü düzenin temellerini koruyan, onu değiştirmek istemeyen, bugünkü düzenin iyileştirilebileceğini söyleyen bütün partilere düzen partisi diyoruz. Aralarında ayrım var ama biz bu ayrımlarla ilgilenmiyoruz. Sizlerin de ilgilenmeyeceğini umuyoruz. AKP’li yıllarda yalnızca Erdoğan ailesi zengin olmadı. Merak eden, Türkiye’de büyük tekellerin AKP döneminde nasıl devasa kârlar elde ettiğine bir baksın. Bugün Erdoğan’ı eleştiren, onunla gerilim yaşayan bazı büyük patronlar, Erdoğan’la yıllarca aynı gemideydi. Şimdi de Erdoğan’ı kurtaran, belki seçimden sonra da ömürünü uzatacak olan budur. 

"Tekelci sermaye bu kârlardan vazgeçmez. Dolayısıyla bu düzen sınırları içinde çözüm arayanlar tekelci sermayeye güven vermek zorundadır. İki sosyal demokrat parti, CHP ve HDP’nin patron örgütlerini ziyaretleri tam da bu amaçla gerçekleşmektedir. Buradan kurtuluş çıkmaz. 'Azıcık soluk alalım, ülke ferahlasın' diye düzen içi çözümlere sarılırsınız, üç gün sonra Kenan Evren kılıklı biri çıkar karşınıza.  

"Komünist Parti’ye, “gelin Erdoğan’a karşı birleşelim” diyenler, kapitalizmin barbarlık olduğu gerçeğini görmezden gelenlerdir. Bunların bir bölümü inancını yitirmiştir, bir bölümü yalancıdır, bir bölümünün kapitalizmde çıkarı vardır. Yıllarca biz diyorduk, Erdoğan’a, AKP’ye karşı birleşelim! Ama Erdoğan işbirlikçi, Amerikancı, NATO’cu olduğu için ona karşı birleşelim. Erdoğan piyasacı, patron yanlısı-emek düşmanı olduğu için ona karşı birleşelim. Erdoğan gerici olduğu için, dinsel referanslarla siyaset yaptığı için ona karşı birleşelim. Şimdi ise patronlarla omuz omuza, ABD yönetimiyle kol kola, ellerinde Saidi Nursi kitapları Erdoğan’la mücadele edecekler! Kolay gelsin. Biz yokuz bu saçmalıkta. Çünkü biz komünistiz, aydınlanmacıyız, yurtseveriz."

Toplantıda Komünist Parti (Türkiye) adına ikinci konuşmayı da Merkez Komite üyesi Özgür Şen yaptı. Şen de konuşmasında seçimlere neden bağımsız parti olarak katıldıklarını anlattı. 

SURİYE KOMÜNİST PARTİSİ TEMSİLCİSİ: SURİYE HALKI EMPERYALİZME DİRENİYOR

Toplantının en dikkat çekici konuşmalarından birini Suriye Komünist Partisi Merkez Komite üyesi Cemal Sayed Yusuf yaptı. Yusuf, ilgiyle izlenen konuşmasında dünya solunun, sosyalistlerin, devrimcilerin ve işçi sınıfı hareketinin Suriye direnişini desteklemesi gerektiğini belirterek, bunun nedenleri anlattı. Suriye halkının emperyalizme ve gericiliğe direndiğini söyleyen Cemal Sayed Yusuf'un konuşması şöyle;

"Büyük direnişçi Mustafa Suphi'nin, büyük komünist şair Nâzım Hikmet'in yoldaşları!

"Halkı ve ordusuyla birlikte direnen Suriye Komünist Partisi'nin üyelerinden yoldaşça, dostça selamlar. IŞİD ve diğerlerini; cehennem stratejisini izleyenler, kaos yaratmaya çalışanlar, din adı altında teröristleri kullananlar yarattı. Şimdi ise onlarla savaştıklarını iddia ediyorlar. Gericilerin, maşaların, hainlerin Erdoğan'ın ve NATO'nun tehlikeli oyunları Suriye halkına olduğu kadar Türkiye halkına da zarar vermekte. Bölgedeki küflenmiş, zalim, gerici yönetimler siyonist İsrail ile birlikte terör örgütlerini destekleyerek Suriye'ye karşı askeri operasyonlara giriştiler."

"Partimizin başından beri uyardığı gelişmeler  tespit etmiştir ki, NATO ve İsrail'in amacı Suriyelilerin kanını akıtmaktadır. Düşmanın yürüttüğü işgalci politikalara karşı bizi zayıflatmak, bölgedeki ülkeleri bölüp parçalamaktır. Ancak direnen kahraman halkımız çok iyi biliyor ki partimizin tarihi lideri yoldaş Halid Bakdaş'ın dediği gibi "Sömürgecilikten nefret etmek, ona razı olmaktan kolaydır." 

"Nihayetinde bu saldırıların amacı Suriye'yi düşürmektir. Çünkü Suriye emperyalizme karşı direnen bir kaledir. Sağlam bir kale olan Suriye, halkının fedakarlıkları ve ordusunun kararlığı ile bağımsızlığı ve onuru için ayakta duruyor. Ve elbette sizlerin, tüm onurlu insanların sayesinde. Ben bu yüzden Suriye Komünist Partisi ve halkı adına sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum. 

"Suriye Komünist Partisi Suriye halkının direnişine güç katmak ve emperyalist, siyonist ve gericilere karşı duruşta Suriye'deki diğer bütün yurtseverlerle omuz omuzadır. Sadece vatani görevini değil, aynı zamanda enternasyonalist görevini de yapmaktadır.  Biz Suriye'yi dışarıdaki düşmanlara karşı savunurken sınıf mücadelemizi de unutmuyoruz."

"Değerli yoldaşlar! Tayyip Erdoğan'ın kaçınılmaz sonunu değiştirme çabaları, partiniz ve diğer yurtseverler sayesinde başarısızlığa uğrayacaktır." 

"Zafer siyonistlerin zulmüne direnen kahraman Filistin Halkının. Zafer Suudilere karşı direnen Yemenlilerin. Zafer işgal ve teröre direnen Iraklıların. Ölümsüzlük şehitlerimizindir. Zafer direnen tüm halklarındır. Değerli yoldaşlarım! Suriye boyun eğmeyecek!"

YUNAN KOMÜNİST PARTİSİ KP İÇİN OY İSTEDİ

Türkiye seçmenlerinden Komünist Parti için oy isteyen Yunanistan Komünist Partisi Genel Sekreteri Dimitris Kutsumbas,yaklaşan emperyalist savaş tehdidine karşı dünyanın komünist ve işçi partilerinin enternasyonal birliğinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: 

"Stratejik olarak kilit olan, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Balkanlara geçit oluşturan bir alanda mücadele ediyoruz. Yunanistan, Türkiye ve genel olarak bölgedeki ülkelerin burjuva sınıfları, kendi çıkarları doğrultusunda hem işbirliği içindeler hem de aynı zamanda karlılıklarını artırmak amacıyla yeni pazarların kazanılmasında rekabet ediyorlar. Artık emperyalist savaş tehlikesinden bahsetmiyoruz, savaş kapımızda; Suriye, Libya, Irak ve Ukrayna’da emperyalist müdahaleler devam etmektedir. Bugün yaşanan gelişmeler daha büyük emperyalist bir savaşa işaret ediyor ve bu durum tekelci, emperyalist aşamadan geçen kapitalizmin, halklar için giderek daha tehdit edici ve riskli olduğunu onaylıyor.

"Bölgedeki tehlikeli müdahalelerin başını ABD, NATO ve AB çekiyor ve iç-emperyalist rekabet yoğunlaşıyor. Yunan ve Türk devleti birer NATO üyesidir ve bu emperyalist planlara katıldıkları için sorumluluk taşıyorlar. ‘Halk ve özellikle gençlik; sömürücülerin, sermayenin çıkarları için kanını dökmemeli’, sloganı bugün oldukça anlamlıdır. Kapitalizmin kriz, işsizlik, yoksulluk, göç, iltica ve savaş doğurduğu pratikte kanıtlanıyor. 

"Sömürünün kalkması, halk ihtiyaçlarının karşılanması, halkın gerçek iktidarı eline alması ve halkların lehine yeni uluslararası ilişkilerinin kurulması için iktidardaki sınıfın değişmesi, işçi sınıfının iktidarı eline alması, üretim araçlarının kamulaştırılması, merkezi olarak planlanması ve halk tarafından denetim altına alınması, tüm emperyalist birliklerden bağlarının koparılması gerekiyor.  

Ancak bu hedef işçi-halk çıkarlarını gözetleyebilir. Yolumuzu aydınlatan fener budur."

 Toplantı marşlar ve sloganlar eşliğinde sona erdi. Toplantı öncesi ve sonrasında partili gençlerin aldığı güvenlik önlemleri dikkat çekti.

abcgazetesi.com

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)